equitable - Türkisch Englisch Wörterbuch

equitable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

equitable — Definition

Bedeutung:
hakkaniyetli, adil, insaflı
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈekwɪtəbəl/ – BrE /ˈekwɪtəbəl/)
Wortart:
Sıfat
Synonyme:
fair, just
Antonyme:
unfair, inequitable

Bedeutungen von dem Begriff "equitable" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 20 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
equitable adj. adil
Universal, equitable and non-discriminatory access to clean water is a basic human right.
Temiz suya evrensel, adil ve ayrımcı olmayan erişim temel bir insan hakkıdır.

More Sentences
General
equitable adj. eşitlikçi
These reforms must be socially, environmentally and economically equitable throughout society.
Bu reformlar toplum genelinde sosyal, çevresel ve ekonomik açıdan eşitlikçi olmalıdır.

More Sentences
equitable adj. adil
Universal, equitable and non-discriminatory access to clean water is a basic human right.
Temiz suya evrensel, adil ve ayrımcı olmayan erişim temel bir insan hakkıdır.

More Sentences
equitable adj. eşit
Each town has its equitable share of public funds.
Her kasabanın kamu fonlarından eşit payı vardır.

More Sentences
Trade/Economic
equitable adj. adil
Universal, equitable and non-discriminatory access to clean water is a basic human right.
Temiz suya evrensel, adil ve ayrımcı olmayan erişim temel bir insan hakkıdır.

More Sentences
Law
equitable adj. adil
Universal, equitable and non-discriminatory access to clean water is a basic human right.
Temiz suya evrensel, adil ve ayrımcı olmayan erişim temel bir insan hakkıdır.

More Sentences
General
equitable adj. insaflı
equitable adj. adaletli
equitable adj. tarafsız
equitable adj. adalete uygun
equitable adj. haktanır
equitable adj. hakkaniyete uygun
equitable adj. yansız
equitable adj. hakkaniyetli
Trade/Economic
equitable adj. adilane
equitable adj. adalete uygun
equitable adj. hakça
equitable adj. hakkaniyete uygun
equitable adj. tarafsız
Law
equitable adj. nisfet mahkemelerince verilen haklar ile ilgili

Bedeutungen, die der Begriff "equitable" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 45 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
equitable price n. adil fiyat
equitable distribution n. malların paylaşımı
equitable distribution n. mal paylaşımı
equitable distribution n. malların bölüşümü
Trade/Economic
equitable comparisons n. hakkaniyet karşılaştırmaları
equitable remedies n. hakkaniyete uygun çareler
equitable price n. adil fiyat
equitable tax n. adil vergi
equitable transfer n. intifa hakkının devri
Law
equitable relief n. parasal olmayan tedbir
equitable action n. adalet kurallarına dayanan dava
equitable mortgage n. temlik şeklinde ipotek
equitable defense n. adale uygun defi
equitable lien n. teslimi herhangi bir şarta tabi olmayan rehin
equitable interests n. yasal yararlanma hakları
equitable easement n. sınırlı süreli irtifak hakkı
equitable assets n. kişisel borçların ödenmesi maksadıyla üzerinde tasarruf edilebilir özel varlık
equitable lien n. zilyetsiz rehin
equitable construction n. eşitlikçi tefsir
equitable interests n. yasal olarak sahibi olmasa da ilgili mülkten yararlanan şahsın sahip olduğu yararlanma hakları
equitable lien n. kanuni rehin
equitable estate n. yasal anlamda tam mülkiyet olmamakla birlikte bir mülkten mülkiyet gibi yararlanma imkanı tanıyan yasal hak
equitable charge n. teslimi herhangi bir şarta tabi olmayan gayrimenkul teminatı
equitable mortgage n. teminat vermek üzere temlik
equitable defense n. adale uygun savunma
equitable construction n. adil yorumlama
equitable execution n. icra yoluyla satın alınmayan malların tahsilinin gerçekleştirilmesi için bir yedieminin görevlendirilmesi
equitable defense n. adete uygun savunma
equitable defense n. hakkaniyetli savunma
equitable defense n. adil savunma
equitable tolling n. zamanaşımı hükmünün adaletin sağlanması amacıyla askıya alınması (zamanaşımının durdurulması)
equitable tolling n. zamanaşımının eşitçilik ilkesine göre kesilmesi
equitable distribution n. (eşlerin boşanırken yaptığı) mal paylaşımı
equitable distribution n. (eşlerin boşanırken yaptığı) mal bölüşümü
equitable compensation n. hakkaniyete uygun tazminat
equitable principles n. hakkaniyet ilkeleri
equitable principles n. hakça ilkeler
equitable defense n. adil savunma
Politics
equitable basis n. hakkaniyet temeli
equitable principles n. adalet prensipleri
equitable principles n. adalet ölçüleri
equitable principles n. eşitlik prensipleri
equitable voting power n. adil oy gücü
on an equitable basis expr. hakkaniyet temelinde
Statistics
equitable game n. adil oyun