adil - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

adil



Bedeutungen von dem Begriff "adil" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 28 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
adil equitable adj.
adil fair adj.
adil just adj.
General
adil impartial adj.
adil righteous adj.
adil fair adj.
adil scrupulous adj.
adil lawful adj.
adil equitable adj.
adil dealing justly adj.
adil just adj.
adil nondiscriminatory adj.
adil fair-minded adj.
adil even-handed adj.
adil right-minded adj.
adil equal adj.
adil right adj.
adil non-discriminatory adj.
adil even adj.
Trade/Economic
adil equitable
adil just
adil fair
adil square
adil frand (fair reasonable and non-discriminating) terms
Law
adil equitable
adil fair
adil just
adil rightful

Bedeutungen, die der Begriff "adil" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 124 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
adil olmayan unfair adj.
adil değil unfair adj.
General
adil bir şekilde davranmak do justice v.
adil olmak be fair v.
adil davranmak treat fairly v.
adil olmamak be unfair v.
adil yargılama fair trial n.
adil düzen just order n.
adil anlaşma fair agreement n.
adil fiyat equitable price n.
adil yargılama fairness n.
adil tutum fair conduct n.
adil düzen fair order n.
adil tutum fair approach n.
adil çözüm just resolution n.
adil ceza just punishment n.
adil fiyat fair price n.
adil oyun fair play n.
adil bölüşüm fair distribution n.
adil teklif fair offer n.
adil dövüş fair fight n.
adil rekabet fair competition n.
adil değil not fair adj.
adil bir şekilde fairly adv.
adil bir şekilde justly adv.
adil bir şekilde impartially adv.
adil biçimde squarely adv.
adil şekilde rightfully adv.
adil bir şekilde equitably adv.
Idioms
adil anlaşma fair deal
adil anlaşma square deal
adil davranış a fair shake
adil davranma a fair shake
birine adil davranmak do somebody justice
birine adil davranmak do justice to somebody
adil davranmak to give a square deal
genellikle ulaşılmasını zor kılmak için bir durum içerisinde adil olmayan bir şekilde kuralların değiştirilmesi shifting the goalposts
genellikle ulaşılmasını zor kılmak için bir durum içerisinde adil olmayan bir şekilde kuralların değiştirilmesi moving the goalposts
Speaking
adil değil it is not fair
bu hiç adil değil it's not fair
bu hiç adil değil that's not fair
yeterince adil that is fair enough
bu hiç adil değil! this isn't fair!
bu hiç adil değil! no fair!
bu hiç adil değil! that isn't fair!
pek de adil bir alışveriş değil bu it just doesn't seem like a fair trade
adil görünmüyor it doesn't seem fair
bu adil değil that is unfair
Slang
adil davranmak fair suck of the sav
adil davranmak fair shake of the dice
adil davranmak fair shake of the sauce bottle
Trade/Economic
adil ticaret fair trade
adil hisse fair share
adil değer fair value
adil neden just cause
adil fiyat just price
adil fiyat fair price
adil piyasa değeri fair market value
adil ücret fair wages
adil olmayan unfair
adil vergi equitable tax
adil fiyat equitable price
adil piyasa fiyatı fair market price
adil getiri fiyatı fair-return price
adil gelir dağılımı fair income distribution
adil olmayan işgücü uygulamaları unfair labor practices
adil olmayan borsa işlemi sözleşmesi unconscionable bargain
adil reklamcılık ethic advertising
vergi yükünün daha adil dağıtılması amacıyla gayrimenkullerin yeni bir değerlendirmeye tabi tutulması equalization of assessment of property
adil olmayan ticari uygulamalar unfair commercial practices
adil pazar fair market
adil piyasa fair market
adil kullanım ilkesi fair use policy
adil kullanım politikası fair use policy
adil ticaret sertifikasyonu fair trade certification
adil istihdam koşulları sağlama politikası dignity at work policy
adil değerleme fair valuation
Law
adil yargılanma hakkı right to a fair trial
adil ve tarafsız yargılanma hakkına erişim right to access to fair and impartial tribunal
adil yargılanma hakkı right to due process
mahkemenin adil ve uygun göreceği üzere as the court may deem just and proper
adil yargı natural justice
adil yargılama fairness
adil yargılama ilkesi fair trial principle
adil muamele fair treatment
adil rekabet fair competition
adil yargılama fair trial
adil işlem fair treatment
adil olmama inequity
adil tazminat just compensation
yedi adil sequestrator
adil olmayan sözleşme unconscionable contract
adil duruşma fair hearing
adil yargılanma fair hearing
adil yorumlama equitable construction
adil savunma equitable defense
adil kredi raporlama yasası fair credit reporting act
adil ve tarafsız fair and impartial
adil karar verilmeyeceğine dair makul şüphe reasonable apprehension of bias
adil ticaret ofisi the office of fair trading
adil tazminat fair compensation
adil kullanım fair use
adil tatmin just satisfaction
adil tazmin just satisfaction
adil yargılama fair trial
adil yargılanma hakkı right to fair trial
adil yasa fair law
adil savunma equitable defense
Politics
adil değer fair value
adil seçim fair election
adil oy gücü equitable voting power
yükselen piyasalarda istikrarlı sermaye akımları ve adil borç yeniden yapılanma prensipleri principles for stable capital flows and fair debt restructuring in emerging markets
Institutes
adil çalışma örgütü fair labor association
adil çalışma derneği fair labor association
Computer
adil kullanım fair use
adil kullanım kotası fair usage quota
adil kullanım kotası fair usage policy
Psychology
adil dünya inancı belief in a just world
adil dünya hipotezi just-world hypothesis
adil dünya fenomeni just-world phenomenon
Statistics
adil oyun equitable game
adil oyun fair game
Sport
adil oyun fairplay
Ottoman Turkish
gayrı adil unfair