fair - Turkish English Dictionary
History

fair

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "fair" in Turkish English Dictionary : 91 result(s)

English Turkish
Common Usage
fair n. panayır
fair n. fuar
fair adj. açık tenli
fair adj. dürüst
fair adj. adaletli
fair adj. adil
General
fair v. kesmek
fair v. yontmak
fair n. festival
fair n. çarşı
fair n. kermes
fair n. fuar
fair n. sergi
fair n. pazar
fair adj. sarı (saç)
fair adj. muvafık
fair adj. okunaklı
fair adj. makul
fair adj. zarif
fair adj. uğurlu
fair adj. insaflı
fair adj. yabani
fair adj. temiz
fair adj. doğru
fair adj. sarı
fair adj. alımlı
fair adj. haksever
fair adj. hassas
fair adj. güzel
fair adj. açık ve güneşli (hava)
fair adj. müsait
fair adj. fena olmayan
fair adj. hoş
fair adj. namuslu
fair adj. açık
fair adj. adil
fair adj. orta
fair adj. şirin
fair adj. pak
fair adj. temiz (kopya)
fair adj. kumral
fair adj. vicdanlı
fair adj. nazik
fair adj. sevimli
fair adj. kurallara uygun
fair adj. mubah
fair adj. beyaz tenli
fair adj. haklı
fair adj. sarışın
fair adj. vasat
fair adj. kayda değer
fair adj. saf
fair adj. iyi
fair adj. uygun
fair adj. hakkaniyete uygun
fair adj. eşit
fair adj. mantıklı
fair adj. açık (ten,saç)
fair adv. dürüstçe
fair adv. iyice
fair adv. harfi harfine
fair adv. büsbütün
fair adv. şöyle böyle
fair adv. adilane
fair adv. tamamen
fair adv. doğrulukla
fair adv. efendice
fair adv. güzelce
fair adv. uygun bir şekilde
fair adv. dosdoğru
fair adv. çok
fair adv. doğrudan doğruya
fair adv. adeta
fair adv. oldukça iyi
fair adv. uygunca
fair adv. hakça
Trade/Economic
fair pazar
fair sergi
fair hakkaniyetli
fair ortalama
fair doğru
fair adil
fair şöyle böyle
fair fuar
fair sarışın
fair panayır
Law
fair adil
Politics
fair yasalara uygun
Automotive
fair idare eder
fair kaplama takmak
Football
fair eyyamsız

Meanings of "fair" with other terms in English Turkish Dictionary : 397 result(s)

English Turkish
General
be fair v. adil olmak
make a fair copy of v. temize çekmek
become fair v. güzellemek
demand one's fair share v. hakkını aramak
do one's fair share of the work v. üzerine düşeni yapmak
organize a fair v. fuar düzenlemek
attend a fair v. fuara katılmak
go to a fair v. fuara gitmek
host a fair v. fuara ev sahipliği etmek
organize a fair v. fuar yapmak
visit a fair v. fuarı ziyaret etmek
turn into a fair v. panayıra dönmek
organize a fair v. kermes düzenlemek
hold a kermis (fair) v. kermes düzenlemek
bid fair v. umut vaat etmek
be fair v. vicdanlı olmak
be fair v. adaletli davranmak
command a fair price v. makul bir fiyatı hak etmek
bid fair v. iyi bir beklenti sunmak
speak fair v. samimi konuşmak
speak fair v. açık sözlülükle konuşmak
bid fair v. dürüst bir söz vermek
speak fair v. açık yüreklilikle konuşmak
bid fair v. muhtemel görünmek
fair conduct n. adil tutum
fair order n. adil düzen
fair use n. doğru kullanım
fair play n. tarafsızlık
fair chance n. eşit şans
the fair sex n. cinsi latif
fair weather n. iyi hava
vanity fair n. yüksek zümre
fair boy n. gözde
fair approach n. adil tutum
the fair sex n. kadınlar
fair wind n. uygun rüzgar
fair treatment n. iyi muamele
fair copy n. temiz kopya
fair building n. fuar arazi binası
a fair amount n. bir hayli
fair agreement n. adil anlaşma
fair treatment n. adilane hareket
fair mindedness n. haklı düşünürlük
fair boy n. favori
vanity fair n. sosyete hayatı yaşayan kimse
book fair n. kitap fuarı
fair grounds n. bayramyeri
a fair amount n. bir miktar
fair trial n. adil yargılama
a fair sum n. bir hayli
fair deal n. dürüst pazarlık
a fair chance n. başarı şansı
fair game n. yasak olmayan av
fair price n. makul fiyat
fair price n. adil fiyat
street fair n. panayır
fair and congress center n. fuar ve kongre merkezi
fair play n. adil oyun
fair chance n. geniş olanak
vanity fair n. moda dünyası
vanity fair n. özellikle büyük şehirlerdeki kaymak tabakada görülen uçarı yaşam biçimi
vanity fair n. sosyetik yaşam
fair distribution n. adil bölüşüm
agriculture fair n. tarım fuarı
fair-weather friend n. iyi gün dostu
fair-hair n. açık renk saç
fair-haired boy of the manager n. müdürün gözdesi
fair-hair n. sarışın
fair price n. uygun fiyat
fair sample n. iyi örnek
true and fair view n. gerçek ve doğru görünüm
fair play n. hilesiz oyun
fair play n. dürüst oyun
fair game n. alay konusu olabilecek kimse
fair mindedness n. tarafsızlık
fair skin n. açık ten
fair words n. tatlı sözler
fair words n. nazik sözler
fair words n. kibar sözler
fair hair n. sarıya çalan kumral saç
fair hair n. sarıya yakın kumral saç
a fair amount of time n. makul miktarda zaman
a fair amount of time n. makul bir zaman
fair offer n. adil teklif
fair complexion n. açık ten
science fair n. bilim fuarı
fair grounds n. panayır alanı
fair fight n. adil dövüş
activities fair n. aktivite fuarı
fair competition n. adil rekabet
robot fair n. robot fuarı
church fair n. kilise fuarı
church fair n. kilise panayırı
fun fair n. lunapark
fair atmosphere n. açık hava
environmental fair n. çevre fuarı
fair spoken adj. nazik konuşan
fair enough adj. yeterince makul
fair spoken adj. kibar konuşan
fair haired adj. tutulan
fair to middling adj. orta
fair average adj. ortalama
fair haired adj. sarışın
a fair amount of adj. makul sayıda
not fair adj. adil değil
fair-minded adj. adil
fair-haired adj. sarışın
fair-minded adj. tarafsız
fair-skinned adj. sarışın
fair to middling adj. iyi diyelim iyi olsun
fair to middling adj. ne iyi ne kötü
fair enough adj. gayet makul
fair-sized adj. orta ebatta
fair-sized adj. ortalama ebatlarda
fair-sized adj. orta boy
fair-sized adj. orta ölçek
free and fair adj. özgür ve tarafsız
by fair means adv. doğrulukla
by fair means adv. dürüst şekilde
by fair means adv. hilesiz
to be fair adv. allah için
at a fair market price adv. normal pazar fiyatına
be fair! interj. insaf
a fair bit of oldukça fazla
Phrases
given a fair chance şans verildiğinde
fair-and-square dürüstçe
fair-and-square tarafsız bir şekilde
with a fair degree of accuracy az bir yanılma payı ile
Proverb
faint heart never won fair lady korkaklar asla hedefine ulaşamaz anlamında atasözü
all's fair in love and war aşkta ve savaşta her şey mubahtır
none but the brave deserve the fair güzeli cesurdan başkası hak etmez
monday's child is fair of face pazartesi doğan çocuk güzel olur
all is fair in love and war aşkta ve savaşta her şey mubahtır
hoist your sail when the wind is fair su akıyorken testiyi doldur
hoist your sail when the wind is fair su akarken testiyi doldurmalı
fair is foul, foul is fair! her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır!
Colloquial
stand a fair chance of olasılığına sahip olmak
stand a fair chance of kazanma veya kaybetme olasılığı yüksek olmak
fair enough öyle olsun
a fair wage iyi bir ücret
eat more than his fair share hakkından fazlasını yemek
fair to middlin' ne iyi ne kötü
fair play to you [uk] helal olsun sana
fair play to you [uk] bravo sana
fair play to you [uk] aferin sana
Idioms
give a fair crack at something v. birine fırsat tanımak/vermek
give a fair crack at something v. birine şans tanımak/vermek
make fair weather v. övmek
make fair weather v. pohpohlamak
make fair weather v. dostça davranmak
the fair n. güzel olan şey
the fair n. (toplu olarak) kadınlar
the fair n. cins-i latif
a fair field and no favor [dated] n. eşit şartlarda yarışma
a fair field and no favor [dated] n. adil koşullarda mücadele etme
a fair field and no favor [dated] n. adil şartlarda mücadele
after the fair adj. çok geç
by fair means or foul her ne pahasına olursa olsun
by fair means or foul hangi araçla olursa olsun
fair and square hakkaniyet ve dürüstlükle
by fair means or foul nasıl olursa olsun
by fair means or foul ne pahasına olursa olsun
fair and square doğru ve dürüst
fair and square dürüstçe
fair and square dobra
fair and square dürüst bir şekilde
fair and square doğrudan doğruya
fair and square tastamam
fair and square tas tamam
a day after the fair geç kalmış
by fair means or foul ne yapıp edip
give someone a fair crack of the whip birine bir fırsat vermek
get a fair shake hakkını almak
fair-to-middling ortalama
a fair-weather-friend iyi gün dostu
fair deal insaflı davranış
fair enough akıllıca
fair and square doğru
fair and square dürüst
fair sex kadınlar
fair and square haklı olarak
fair enough doğru
fair sex kadın milleti
fair's fair doğruya doğru
fair deal adil anlaşma
fair enough uygun
fair copy temiz kopya
bid fair to olacak gibi
bid fair to olacağa benzer
a fair crack of the whip verilecek uygun şans
a fair crack of the whip ele geçen şans
it's a fair cop valla temizim
it's a fair cop valla bir suçum yok
it's a fair cop valla suçsuzum
it's a fair cop yemin ederim suçsuzum
by fair means or foul her yolu deneyerek
by fair means or foul öyle ya da böyle
give fair quarter mazur görmek
a fair crack of the whip eşit fırsat
a fair crack of the whip kendini kanıtlayabilme fırsatı
fair shake of the whip eşit şans
fair shake of the whip eşit fırsat
fair crack of the whip eşit fırsat
fair crack of the whip eşit şans
none but the brave deserve the fair zafer onu hak edenindir
none but the brave deserve the fair cesur olan kazanır
hoist your sail when the wind is fair koşullar uygun olduğunda harekete geçmek
have had more than your fair share of something gereğinden fazla acı çekmek
have had more than your fair share of something gereğinden fazla talihsizlik yaşamak
the fair-haired boy in the office ofisin gözdesi
give somebody a fair crack of the whip birisine şans tanımak
give somebody a fair crack of the whip birisine fırsat vermek
with own one's fair hands kendi başına
with own one's fair hands hiçbir yardım almadan
a fair shake adil davranma
fair something out adilce dağıtmak
with own one's fair hands kendi elleriyle (hiç yardım almadan)
give somebody a fair crack of the whip (brit) birine bir şans vermek
a fair shake adil davranış
turnabout is fair play hep bana rabbena olmaz
get a fair shot hakkını almak
a fair face may hide a foul heart görünüşe aldanmamalı
Speaking
it is not fair adil değil
that's not fair bu hiç adil değil
it's not fair bu hiç adil değil
that is fair enough yeterince adil
that isn't fair! bu haksızlık!
no fair! bu haksızlık!
that isn't fair! bu hiç adil değil!
this isn't fair! bu hiç adil değil!
i made it with my own fair hands kendi ellerimle yaptım
this isn't fair! bu haksızlık!
no fair! bu hiç adil değil!
it just doesn't seem like a fair trade pek de adil bir alışveriş değil bu
it doesn't seem fair adil görünmüyor
fair to middling eh işte
that's not fair bu haksızlık ama
that's a fair question yerinde bir soru
that doesn't sound fair haksızlık ama bu
to be fair dürüst olmak gerekirse
to be fair açık konuşmak gerekirse
Slang
fair go şans
fair dinkum hakiki
fair suck of the sav! inanmıyorum!
fair dinkum gerçek
fair suck of the sav! ciddi olamazsın!
fair shake of the sauce bottle adil davranmak
fair suck of the sav eşit davranmak
fair shake of the sauce bottle eşit davranmak
fair suck of the sav adil davranmak
fair shake of the dice eşit davranmak
fair shake of the dice adil davranmak
fair dinkum dürüst
Trade/Economic
trade fair ticari fuar
fair organization fuar organizasyonu
fair value rayiç değer
fair price adil fiyat
fair cash value malın hakça değeri
fair trade dürüst ticaret
fair value gerçeğe uygun değer
fair share adil hisse
fair value birim üretim maliyeti
fair market haberli alıcı ve satıcıarasında pazarlıkla varılan fiyat ya da değer
fair organisation fuarcılık şirketi
fair trade adil ticaret
fair share haklı hisse
special fair ihtisas fuarı
fair value adil değer
fair value measurement gerçeğe uygun değer ölçüsü
fair cash value piyasa değeri
fair value makul değer
fair value measurement gerçeğe uygun değer ölçümü
fair value borsa rayici
fair presentation gerçeğe uygun sunum
true and fair gerçek ve tarafsız
fair competition eşit rekabet
fair value accounting gerçek değer muhasebesi
fair game kolay hedef
fair game yasal hedef
fair game meşru hedef
fair market price adil piyasa fiyatı
fair market value adil piyasa değeri
fair wages adil ücret
trade fair ticaret fuarı
fair copy temiz nüsha
fair-return price adil getiri fiyatı
event-driven fair value measurement olaya dayalı gerçeğe uygun değer ölçümü
world fair büyük panayır
world fair fuar
fair income distribution adil gelir dağılımı
fair bill fuar senedi
fair price uygun fiyat
fair price ehven fiyat
fair price makul fiyat
fair price ucuz fiyat
fair of furniture and furnishing mobilya ve mefruşat fuarı
make a fair copy temize çekmek
fair of furniture and furnishing mobilya ve ev dekorasyonu fuarı
fair market adil piyasa
fair market adil pazar
fair organizations fuar organizasyonları
fair booth fuar standı
fair stand fuar standı
fair use policy dürüst kullanım sözleşmesi
fair use policy adil kullanım ilkesi
fair use policy adil kullanım politikası
payable at the fair fuarda ödenecek
fashion fair moda fuarı
fancy fair moda fuarı
fair deal doğru ve insaflı işlem veya davranış
exhibition and fair sergi ve fuar
fair opening fuar açılışı
home textile fair ev tekstili fuarı
fair hostess fuar hostesi
fair hostess stand hostesi
trade fair center ticaret fuarı merkezi
trade fair centre ticaret fuarı merkezi
exhibit in the fair fuarda sergilemek
exhibit in the fair fuarda göstermek
fair trade certification adil ticaret sertifikasyonu
frand (fair reasonable and non-discriminating) terms adil
frand (fair reasonable and non-discriminating) terms makul ve fark gözetmeme koşulları
fair value less cost to sell satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değer
construction fair inşaat fuarı
construction fair yapı fuarı
istanbul fair center istanbul fuar merkezi
specialized fair ihtisas fuarı
fair participant fuar katılımcısı
fair valuation adil değerleme
Law
right to a fair trial adil yargılanma hakkı
right to access to fair and impartial tribunal adil ve tarafsız yargılanma hakkına erişim
fair treatment adil muamele
fair competition adil rekabet
fair treatment adil işlem
fair trial adil yargılama
fair trial principle adil yargılama ilkesi
code of fair competition eşit rekabet kuralları
code of fair competition meşru rekabet kanunları
fair hearing adil yargılanma
fair hearing adil duruşma
fair credit reporting act adil kredi raporlama yasası
fair and impartial adil ve tarafsız
the office of fair trading adil ticaret ofisi
fair presentation dürüst resim ilkesi
true and fair view dürüst resim ilkesi
fair compensation adil tazminat
fair use adil kullanım
fair trial adil yargılama
right to fair trial adil yargılanma hakkı
fair law adil yasa
fair law adaletli hukuk
Politics
fair dealing dürüst iş yapma
fair use dürüst kullanım
fair value adil değer
international defence industry aerospace and maritime fair uluslararası savunma sanayii havacılık ve denizcilik fuarı
fair value accounting gerçeğe uygun değer muhasebesi
fair election dürüst seçim
fair election adil seçim
principles for stable capital flows and fair debt restructuring in emerging markets yükselen piyasalarda istikrarlı sermaye akımları ve adil borç yeniden yapılanma prensipleri
Institutes
tuyap fair convention and congress center tüyap fuar ve kongre merkezi
fair labor association adil çalışma derneği
fair labor association adil çalışma örgütü
Technical
fair weather açık hava
fair wear and tear normal aşınma ve eskime
Computer
fair use adil kullanım
virtual job fair sanal iş fuarı
fair usage quota adil kullanım kotası
fair usage policy adil kullanım kotası
fair processing notice kişisel verilere ilişkin aydınlatma belgesi
Telecom
weighted fair queuing ağırlıklı adaletli sıralama
Construction
fair-faced brickwork sıvasız tuğla işi
fair-faced brickwork çıplak tuğla işi
Marine
fair way navigasyona uygun su yolu
fair winds following seas iyi seyirler dileği (denizcilik)
Statistics
fair game adil oyun
Marine Biology
fair weather açık iyi hava
Linguistics
culture-fair test kültür uyumlu sınav
Meteorology
fair weather açık iyi hava
fair weather cumulus iyi hava cumulus'leri
Places
fair bluff north carolina eyaletinde yerleşim yeri
fair oaks oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
fair haven new jersey eyaletinde yerleşim yeri
fair play missouri eyaletinde şehir
fair grove missouri eyaletinde şehir
fair lawn new jersey eyaletinde yerleşim yeri
fair haven vermont eyaletinde yerleşim yeri
Military
international defence equipment fair uluslararası savunma teçhizatı fuarı
country fair istasyon usulü eğitim
certificate of fair wear and tear kayıt silme belgesi
Sport
european fair play movement avrupa fair play birliği
european fair play movement avrupa fair play hareketi
fair conduct sportif tutum
fair conduct sportif davranış
play fair kurallara göre oynamak
european fair play movement (efpm) avrupa fair play hareketi(birliği)
councill of international fair play (cifp) uluslararası fair play konseyi
fair catch güvenli tutuş