exuberant - Türkçe İngilizce Sözlük

exuberant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exuberant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
coşkulu, taşkın, canlı, enerji dolu
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪɡˈzuːbərənt/ – BrE /ɪɡˈzjuːbərənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Neşe ve enerjinin bol ve taşkın biçimde dışa vurulduğu hâli niteleyen sözcüktür; pozitif bir taşkınlık çağrıştırır. Latince exuberare (“taşmak, bereketle dolmak”) kökünden gelir; modern kullanımda exuberant, hem insanın enerjisini hem de doğada “gür ve taşkın büyüme”yi betimleyerek canlılık hissini güçlendirir.
Eş Anlamlılar:
exuberant, lively, buoyant
Zıt Anlamlılar:
subdued, restrained, listless

"exuberant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exuberant s. canlı
The skirt was designed with exuberant patterns.
Eteğin tasarımı çok canlıydı.

More Sentences
exuberant s. hayat dolu
All of the puppies have exuberant energy.
Bütün köpek yavrularının hayat dolu bir enerjisi var.

More Sentences
exuberant s. çok
exuberant s. çok canlı ve neşeli
exuberant s. coşkun
exuberant s. bereketli
exuberant s. taşkın
exuberant s. bol
exuberant s. gür (bitkiler)
exuberant s. verimli
exuberant s. hışır
exuberant s. enerji dolu
exuberant s. coşkulu
Osmanlıca
exuberant s. mebzul

"exuberant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
become exuberant f. coşmak