stagger - Türkçe İngilizce Sözlük

stagger

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stagger — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sendelmek, sarsmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstæɡər/ – BrE /ˈstæɡə/)
Terim Türü:
Fiil: stagger (staggers – staggered – staggering)
Bu fiil, dengesiz biçimde yürümeyi ya da birini şaşırtacak etki yaratmayı ifade eder. Eski Norsça kökenlidir. Fiziksel hareket ve mecazi şok anlatımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
reel
Zıt Anlamlılar:
steady

"stagger" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
stagger f. sendelemek
The drunk women staggered out of the pub.
Sarhoş kadınlar bardan sendeleyerek çıktılar.

More Sentences
Genel
stagger i. sendeleme
The heavy load can cause the horse to walk with a stagger.
Ağır yük atın sendeleyerek yürümesine neden olabilir.

More Sentences
stagger f. bocalamak
She staggered from one depression to another for years.
Yıllarca bir depresyondan diğerine bocaladı durdu.

More Sentences
stagger f. şaşırtmak
The size of the infection staggered the doctors.
Enfeksiyonun büyüklüğü doktorları şaşırttı.

More Sentences
stagger f. derecelendirmek
The workers staggered their work hours so the machine could work non-stop all day.
İşçiler, makinenin tüm gün durmaksızın çalışabilmesi için çalışma saatlerini derecelendirdi.

More Sentences
stagger f. yalpalamak
I staggered to my feet.
Yalpalayarak ayağa kalktım.

More Sentences
Spor
stagger f. (kavisli parkurda) her yarışçıyı farklı noktadan başlatmak
The race will have a staggered start as it will be held on an oval track.
Yarış oval bir pistte yapılacağı için her yarışçı farklı noktadan başlatılacak.

More Sentences
Genel
stagger i. sersemleme
stagger i. çakışmayacak şekilde düzenleme
stagger i. yalpalama
stagger i. bocalama
stagger i. sersemleşme
stagger f. tereddüt etmek
stagger f. sersemlemek
stagger f. şoke etmek
stagger f. posta posta yaptırmak (bir işi)
stagger f. tökezlemek
stagger f. hayrete düşürmek
stagger f. sallanmak
stagger f. (ok) titreyerek ilerlemek
stagger f. (ok) dengesiz ilerlemek
stagger f. zorluklara göğüs germek
stagger f. her şeye rağmen başarmak
stagger f. zorluklar ile mücadele etmek
stagger f. salmak
stagger f. dalgalandırmak
stagger f. sıralamak
stagger f. dizmek
stagger f. (jant teli veya perçinleri) hizalı dizmek
stagger f. düzensizce yerleştirmek
stagger f. dağınık yerleştirmek
stagger f. dağınık dikmek
stagger f. düzensiz dikmek
stagger f. gelişigüzel dikmek
stagger f. (klasörü) sekmeler farklı yerlere gelecek şekilde düzenlemek
stagger f. sendelmek
stagger f. sarsmak
stagger s. (çalışma saati) esnek
stagger s. (çalışma saati) çakışan
stagger s. (çalışma saati) değişken
Teknik
stagger i. dekalaj
stagger i. kanat
Demiryolu
stagger i. dezeksman
stagger i. eksen kaçıklığı
Havacılık
stagger i. kanat kademelenmesi
stagger i. kanatların kademeli olması
stagger f. (çift kanatlı uçak kanatlarını) kademelendirmek
stagger f. (çift kanatlı uçak kanatlarını) tek kanat ucu diğer kanat ucunu geçecek şekilde ayarlamak
Medikal
stagger i. stager
Argo
stagger i. girişim
stagger i. teşebbüs
stagger i. kalkışma

"stagger" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stagger under the weight of i. ağırlığı altında sendelemek
Öbek Fiiller
stagger from something f. bir yerden sendeleyerek çıkmak
stagger out of some place f. bir yerden sendeleyerek çıkmak
stagger into some place f. bir yere sendeleyerek girmek
stagger around f. yalpalayarak/sendeleyerek yürümek
stagger under something f. (ağır bir yükün altında) bocalamak/yalpalamak/baskı altında olmak
stagger under (something) f. (bir şey) altında sendelemek
stagger under (something) f. (bir şeyin ağırlığı/baskısı) altında sendelemek/yalpalamak
stagger from (some place) f. (bir yerden) sendeleyerek çıkmak
stagger from (some place) f. (bir yerden) yalpalayarak çıkmak
stagger in f. yalpalayarak girmek
stagger under (something) f. (bir şey) altında yalpalamak
stagger from f. -den sendeleyerek çıkmak
stagger out f. yalpalayarak çıkmak
stagger out f. sendeleyerek çıkmak
stagger in f. sendeleyerek girmek
Medya
stagger head i. sol taraftan atılan manşet
stagger head i. sol taraftan atılan manşet
Otomotiv
tire stagger i. lastik kademelenmesi
Demiryolu
half stagger i. yarı dezeksman
length of stagger sweep i. dezeksman süpürme boyu
full stagger i. tam dezeksman
Havacılık
positive stagger i. pozitif kademe
Botanik
stagger bush i. abd'nin doğu kıyılarına özgü yaprak döken bir çalı
Askeri
stagger formation i. kademeli dağınık düzen
Basketbol
stagger stance i. savunma duruşu
Argo
stoplight stagger i. kırmızı ışıkta yandaki arabanın sürücüsü ile yaşanacak tuhaf göz temasından kaçınmak amacıyla yan pencerelerin tam hizaya gelmesini önleyecek şekilde arabayı kademeli olarak durdurma