dizmek - Türkçe İngilizce Sözlük

dizmek

"dizmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
dizmek align f.
Genel
dizmek dispose f.
She disposed the plates on the shelves.
Tabakları raflara dizdi.

More Sentences
dizmek arrange f.
You arranged the chairs in a row.
Sandalyeleri sıraya dizmişsin.

More Sentences
dizmek line up f.
Tom lined up the chairs.
Tom sandalyeleri dizdi.

More Sentences
dizmek set f.
This newspaper used to be set by hand by members of the family.
Bu gazete eskiden aile üyeleri tarafından elle dizilirdi.

More Sentences
dizmek array f.
Snacks were arrayed on a long table.
Atıştırmalıklar uzun bir masanın üzerine dizilmişti.

More Sentences
dizmek range f.
All the artworks are ranged in the display room.
Tüm sanat eserleri sergi odasında dizilmişti.

More Sentences
dizmek line f.
The teacher lined the children up in order of height.
Öğretmen çocukları boy sırasına göre dizdi.

More Sentences
Hukuk
dizmek array f.
Snacks were arrayed on a long table.
Atıştırmalıklar uzun bir masanın üzerine dizilmişti.

More Sentences
İstatistik
dizmek range f.
All the artworks are ranged in the display room.
Tüm sanat eserleri sergi odasında dizilmişti.

More Sentences
Genel
dizmek set in type f.
dizmek string f.
dizmek juxtapose f.
dizmek draw up f.
dizmek arrange in a row f.
dizmek aline f.
dizmek set out f.
dizmek compose f.
dizmek set up in type f.
dizmek lay f.
dizmek align f.
dizmek marshal f.
dizmek rank f.
dizmek collate f.
dizmek bank f.
dizmek enrange [obsolete] f.
dizmek juxtaposit f.
dizmek deck [obsolete] f.
dizmek infile [obsolete] f.
dizmek ordicate f.
dizmek spot f.
dizmek stagger f.
dizmek whack f.
Öbek Fiiller
dizmek draw up f.
Teknik
dizmek collate f.
Bilgisayar
dizmek collate f.
Bilişim
dizmek collate f.
Askeri
dizmek echelon f.

"dizmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 110 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sıraya dizmek array f.
Genel
sıraya dizmek array f.
boncuk dizmek bead f.
tabakalar halinde dizmek delaminate f.
ipe dizmek string f.
film ile dizmek photocompose f.
ipe dizmek thread f.
boncuk dizmek string f.
paralel olarak dizmek echelon f.
sıraya dizmek put in train f.
sıraya dizmek align f.
ipe dizmek (boncuk vb) string f.
alfabetik sıraya göre dizmek arrange in an alphabetical order f.
önem sırasına göre dizmek prioritize f.
önem sırasına göre dizmek prioritise f.
yeniden sıraya dizmek re-form f.
sıraya dizmek line up f.
sıraya dizmek parade f.
karakter dizmek typeset f.
kurşuna dizmek execute by firing squad f.
kurşuna dizmek fusillade f.
yeniden dizmek realine f.
tarih sırasına göre dizmek sort by date f.
yeniden dizmek re-lay f.
ipe dizmek threaddle f.
ipe dizmek threadle [dialect] f.
sırayla dizmek tier f.
üst üste dizmek tier f.
fotoğraf çerçevesinin arkasına destek için çubuklar dizmek cradle a picture f.
tepsiye dizmek tray f.
(vitrine) teşhir ürünlerini dizmek trim f.
alfabetik olarak dizmek alphasort f.
(halat takımı) ayırıp parçalarını sıraya dizmek underrun f.
çıtaları dizmek lath f.
(hanedan armasının öğelerini) hak sırasına göre dizmek marshall f.
alacakları ödemenin sorumluluk veya uygunluk durumuna göre bir sıraya dizmek marshall f.
(insanları) sıraya dizmek marshall f.
(hanedan armasının öğelerini) hak sırasına göre dizmek marshal f.
alacakları ödemenin sorumluluk veya uygunluk durumuna göre sıraya dizmek marshal f.
yeniden dizmek overrun f.
eski ürünleri yenilerin önüne dizmek rotate f.
methiye dizmek panegyrize f.
methiye dizmek panegyrise f.
şatafatlı bir şekilde dizmek daub [dialect] [uk] f.
yan yana dizmek phalanx f.
sıraya dizmek seriate f.
seriler halinde dizmek seriate f.
çakışacak şekilde dizmek shingle f.
göstergeler dizmek sign f.
(askerleri) hizaya dizmek size f.
işletmeleri kontrol için gereken yatırımı azaltmak amacıyla holding şirketlerini üst üste dizmek pyramid f.
piramit biçiminde dizmek pyramid f.
(jant teli veya perçinleri) hizalı dizmek stagger f.
dip dibe dizmek subjoin f.
düzen içinde dizmek suit [obsolete] f.
yeniden dizmek reorder f.
aralıklı dizmek space f.
hizaya dizmek dress f.
methiyeler dizmek personate [obsolete] f.
Öbek Fiiller
yan yana dizmek lay together f.
kurşuna dizmek pick off f.
bilardo toplarını üçgene dizmek rack up f.
tuğla dizmek brick up f.
birini/bir şeyi bir şekilde dizmek form someone or something into something f.
üstüne dizmek string together f.
hızlıca arka arkaya dizmek string together f.
bir şeyleri ipe dizmek string something together f.
ipe dizmek string together f.
konuşmacıları verev olarak dizmek toe in f.
yan yana sıraya dizmek line up alongside f.
birinin/bir şeyin yanına sıraya dizmek line up alongside someone or something f.
birinin/bir şeyin yanına sıraya dizmek line up alongside someone or something f.
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin etrafına dizmek cluster someone or something around someone or something f.
(birinin/bir şeyin) etrafına dizmek cluster around (someone or something) f.
'-in karşısına dizmek/çıkarmak line up against f.
(bir şekilde) dizmek line up in f.
'-in üzerinde dizmek line up on f.
'-in üzerine dizmek line up on f.
-e karşı dizmek line up against f.
Deyim
(bir yazıyı) belli bir karakter/yazı biçiminde dizmek set something in a type face f.
(birini) kurşuna dizmek pump (one) full of lead f.
(bir yazıyı) belli bir karakter/yazı biçiminde dizmek set in a type face f.
Hukuk
kurşuna dizmek execute by shooting f.
Reklam
baştan aşağı pankartlar dizmek plaster f.
Teknik
karakter dizmek typeset f.
tele dizmek wire f.
sazdan çatı yapmak için kamışları dizmek halm [uk] f.
çömlek kurutma taşına dizmek stillage f.
(mücevher) yeni bir ipe dizmek re-string f.
Bilgisayar
(kayıtları) alfabetik sıraya dizmek sort f.
Bilişim
karakter dizmek typeset f.
İnşaat
(biri çıkıntı oluşturacak şekilde) taş dizmek oversail f.
(biri çıkıntı oluşturacak şekilde) tuğla dizmek oversail f.
(kenara) taş dizmek surbed f.
(düz bir zemin yaratmak için pahlı keresteleri) üst üste dizmek sypher f.
Baskı Teknikleri
(sayfaları) dizgi levhasına dizmek impose f.
foto dizgi ile basma harfleri dizmek filmset f.
Biyoloji
(canlının kromozom bileşenini) sınıflandırarak sıraya dizmek karyotype f.
Dilbilim
(sözcükleri veya morfemleri) anlamlı şekilde dizmek construct f.
sıra ile dizmek slide f.
İskambil
kartları hile amacıyla belirli bir sıraya dizmek stack the deck f.
kartları hile amacıyla belirli bir sıraya dizmek stock cards f.
(hile yapmak için) oyun kartlarını üst üste dizmek stock f.
Matbaa
dizmek (harfleri) set f.
film ile dizmek filmset f.
(dizgi) karakterleri son kelime satırı dolduracak şekilde dizmek make even f.
çok sayıda dizmek overset f.
Eski Kullanım
zırhı dizmek harness f.
savaş teçhizatlarını dizmek harness f.
Argo
birini kurşuna dizmek hose someone down f.