brighten - Türkçe İngilizce Sözlük

brighten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

brighten — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aydınlatmak, neşelendirmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbraɪtən/ – BrE /ˈbraɪtən/)
Terim Türü:
Fiil: brighten (brightens – brightened – brightening)
Işığı artırmak ya da mecazen ruh hâlini olumluya çevirmek. Bright köküne eklenen -en, dönüşüm anlamını kazanır. Fiziksel ve duygusal bağlamlarda, olumlu değişimi anlatan fiil olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
illuminate
Zıt Anlamlılar:
darken

"brighten" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
brighten f. aydınlatmak
The lamp brightened the room.
Lamba odayı aydınlatıyordu.

More Sentences
brighten f. parlatmak
Turning the rheostat will brighten the lights.
Reostayı çevirmek ışıkları parlatacaktır.

More Sentences
Genel
brighten f. aydınlanmak
It is expected the weather to brighten at noon.
Öğle saatlerinde havanın aydınlanması bekleniyor.

More Sentences
brighten f. canlandırmak
The flowers brightened the room.
Çiçekler odayı canlandırdı.

More Sentences
brighten f. neşe katmak
You've brightened my day.
Günüme neşe kattın.

More Sentences
brighten f. neşelendirmek
The news brightened our day.
Bu haber günümüzü neşelendirdi.

More Sentences
brighten f. parlamak
His face brightened when he saw his daughters.
Kızlarını görünce yüzü parladı.

More Sentences
brighten f. canlılık vermek (bir yere)
I used different colours to brighten the walls.
Duvarlara canlılık vermek için farklı renkler kullandım.

More Sentences
Teknik
brighten f. parlatmak
Turning the rheostat will brighten the lights.
Reostayı çevirmek ışıkları parlatacaktır.

More Sentences
Genel
brighten f. aklamak
brighten f. aydınlık olmak
brighten f. canlanmak
brighten f. yüzünde mutlu bir ifade belirmek
brighten f. daha hoş ve sevimli bir hava vermek
brighten f. mutlu olmak
brighten f. daha elverişli hale gelmek
brighten f. ihtişam katmak
brighten f. dikkat çekici hale getirmek
brighten f. ünlü yapmak
Teknik
brighten f. avivaj yapmak
Bilgisayar
brighten expr. parlat
Mutfak
brighten f. yemeğin tadını (limon suyu, sirke ekleyerek) güzelleştirmek

"brighten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
brighten up f. parlatmak
brighten up f. neşelenmek
brighten up f. canlanmak
brighten up f. aydınlanmak
Deyim
brighten up f. şenlenmek
brighten up (the) day f. (birinin) gününü şenlendirmek
brighten up f. neşe katmak
brighten up (the) day f. (birini) sevindirmek
brighten up f. neşelendirmek
brighten up f. şenlendirmek
brighten up f. (hava) açmak
brighten up f. neşelenmek
brighten up f. hareketlendirmek
brighten up f. canlandırmak
brighten up (the) day f. (birinin) aydınlatmak
brighten up f. renklendirmek
brighten up f. renk/canlılık getirmek
brighten up f. yüzü aydınlanmak/gülmek
brighten up (the) day f. (birini) mutlu etmek
brighten up (the) day f. (birine) mutluluk/neşe vermek
brighten up f. (rengini) açtırmak
brighten up f. mutlu olmak
brighten up f. hareket getirmek
brighten up f. yüzünde güller açmak
brighten up (the) day f. (birinin) neşelendirmek
brighten up f. rahatlamak
brighten up f. rengini açmak
brighten up f. canlılık kazandırmak
brighten up f. (hava) açılmak
brighten up f. (güneş) çıkmak/yüzünü göstermek
brighten up f. aydınlatmak
brighten up f. yüzü gözü açılmak
brighten up (the) day f. neşelendirmek
brighten up (the) day f. içini kıpır kıpır etmek
brighten up (the) day f. keyiflendirmek
brighten up (the) day f. gününü şenlendirmek
brighten up (the) day f. gününü aydınlatmak