bulges - Türkçe İngilizce Sözlük

bulges

bulges — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şişkinlik, kabarmak
Okunuş (IPA):
(AmE /bʌldʒ/ – BrE /bʌldʒ/)
Terim Türü:
İsim: bulge (bulges); Fiil: bulge (bulges – bulged – bulging)
Dışa doğru çıkıntı oluşturan durum veya bu eylem. Muhtemelen Orta İngilizce kökenli sözcük, basınç etkisini yansıtır. Fiziksel ve mecazî bağlamlarda, yoğunluk veya baskının dışavurumu olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
protrusion
Zıt Anlamlılar:
indentation

"bulges" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bulge i. tümsek
bulge i. çıkıntı
Genel
bulge i. geçici artış
There has been a bulge in unemployment.
İşsizlikte ciddi düzeyde bir geçici artış yaşandı.

More Sentences
bulge i. şişkinlik
Her shopping bag had a big bulge because of the apples.
Elmalar yüzünden alışveriş çantasında büyük bir şişkinlik vardı.

More Sentences
bulge f. pırtlamak
Her eyes bulged out with shock.
Gözleri şoktan dışarı pırtlamıştı.

More Sentences
Teknik
bulge i. şişkinlik
Her shopping bag had a big bulge because of the apples.
Elmalar yüzünden alışveriş çantasında büyük bir şişkinlik vardı.

More Sentences
Medikal
bulge i. şişkinlik
Her shopping bag had a big bulge because of the apples.
Elmalar yüzünden alışveriş çantasında büyük bir şişkinlik vardı.

More Sentences
Genel
bulge i. şişlik
bulge i. fazlalık
bulge i. bel verme
bulge i. şiş
bulge i. kabarıklık
bulge i. (çatışmada) hakimiyet
bulge i. fıçının en geniş yeri
bulge i. fıçı tahtasının ortası ile ucu arasındaki genişlik farkı
bulge f. esnemek
bulge f. şişmek
bulge f. bel vermek
bulge f. çıkıntı yapmak
bulge f. şiş yapmak
bulge f. pörtlemek
bulge f. çıkıntı yaptırmak
bulge f. (baskı altındaki yapı) dışarı doğru bükülmek
bulge f. içeri dalmak
bulge f. şişirmek
bulge f. tıka basa dolmak
bulge f. tıka basa doldurmak
bulge f. kabarmak
Teknik
bulge i. çıkıntı
bulge i. kabarıklık
Tekstil
bulge i. volan
Otomotiv
bulge i. bombe
Gıda
bulge i. bombaj
İstatistik
bulge i. dışa doğru eğri
bulge i. (sayı, hacim) ani artış
bulge i. nüfus patlaması
Deniz Biyolojisi
bulge f. (balık) beslenirken su yüzeyinde kabarcık oluşturmak
bulge f. (balık) suda baloncuklar oluşturmak
Coğrafya
bulge i. kara parçası çıkıntısı
Eski Kullanım
bulge i. (gemi) sintine
bulge f. içeri doğru kırılmak
bulge f. kırarak delmek
İngiliz Argosu
bulge i. takım taklavat

"bulges" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bulge hoop i. fıçının ortasına en yakın demir çember
bulge out f. pırtlamak
bulge (into) f. bir anda içeri girmek
bulge (in) f. bir anda içeri girmek
bulge (in) f. beklenmedik şekilde içeri girmek
bulge (into) f. beklenmedik şekilde içeri girmek
Öbek Fiiller
bulge with something f. bir şey ile tıka basa dolmak/şişmek
bulge with (something) f. (bir şeyle) dolmak
bulge out f. çıkıntı yapmak
bulge out f. dışarı fırlamak
bulge out f. şişkinleşmek
bulge out f. eğrilmek
bulge out f. şişmek
bulge with (something) f. (bir şeyle) çıkıntı yapmak
bulge out f. dışa doğru yamulmak
bulge with (something) f. (bir şeyle) yumru/tümsek/çıkıntı yaratmak
bulge out f. yumru/tümsek şeklinde çıkmak
bulge with f. ile şişmek
bulge with (something) f. (bir şeyle) şişmek
bulge with f. ile çıkıntı yapmak
bulge out f. dışarı taşmak
bulge with f. ile dolmak
bulge into f. içeri dalmak
bulge in f. içeri dalmak
Deyim
battle of the bulge i. göbek eritme çabası
get the bulge on (someone or something) f. avantaj/üstünlük elde etmek
have the bulge on (someone or something) f. avantajlı/üstün olmak
get the bulge on f. avantaj/üstünlük elde etmek
get the bulge on f. avantajlı/üstün olmak
have the bulge on f. avantaj/üstünlük elde etmek
have the bulge on f. avantajlı/üstün olmak
Ticaret/Ekonomi
bulge bracket i. büyük yatırım bankaları
Teknik
explosion bulge test i. patlatma şişirmesi deneyi
Otomotiv
power bulge i. kaput tümseği
hood bulge i. kaput bombesi
Gökbilim
equatorial bulge i. ekvatoral çıkıntı
galactic bulge i. gökada şişkinliği
galactic bulge i. galaksi tümseği
Sosyal Bilimler
youth bulge i. gençlik şişkinliği
youth bulge i. genç nüfusun toplam nüfus oranında gözlenen yüksekliği
youth bulge i. gençlik patlaması
bulge [uk] i. doğum patlaması
Tarih
battle of the bulge i. bulge muharebesi
battle of the ardennes bulge i. ii. dünya savaşı sırasında yapılmış bir taarruz
battle of the bulge i. ii. dünya savaşı sırasında yapılmış bir taarruz
battle of the ardennes bulge i. ardenler taarruzu
battle of the bulge i. ardenler taarruzu
Coğrafya
tidal bulge i. medcezir dalgası
tidal bulge i. tsunami
Askeri
bulge [uk] i. istihkam dış açısı
Argo
battle of the bulge i. zayıf kalma çabası
battle of the bulge i. formunu koruma mücadelesi
battle of the bulge i. formda kalma mücadelesi