| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | cabinet i. | dolap | ||
|
The cups are in the cabinet. Bardaklar dolapta. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | cabinet i. | kabine | ||
|
The terrorist organization assassinated one of the members of the cabinet. Terör örgütü kabine üyelerinden birine suikast düzenledi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cabinet i. | bakanlar kurulu | ||
|
The appointment of a new government or cabinet reshuffle can lead to major changes within the judiciary. Yeni bir hükümet atanması veya bakanlar kurulunda bir değişiklik olması yargıda önemli değişmelere yol açabilmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | cabinet i. | kabin | ||
|
Especially the toilet and changing cabinet service is very successful. Özellikle tuvalet ve soyunma kabini hizmeti çok başarılı. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | cabinet i. | bakanlar kurulu | ||
|
The appointment of a new government or cabinet reshuffle can lead to major changes within the judiciary. Yeni bir hükümet atanması veya bakanlar kurulunda bir değişiklik olması yargıda önemli değişmelere yol açabilmektedir. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | cabinet i. | bakanlar kurulu | ||
|
The appointment of a new government or cabinet reshuffle can lead to major changes within the judiciary. Yeni bir hükümet atanması veya bakanlar kurulunda bir değişiklik olması yargıda önemli değişmelere yol açabilmektedir. More Sentences |
||||
| Hukuk | cabinet i. | kabine | ||
|
The terrorist organization assassinated one of the members of the cabinet. Terör örgütü kabine üyelerinden birine suikast düzenledi. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | cabinet i. | bakanlar kurulu | ||
|
The appointment of a new government or cabinet reshuffle can lead to major changes within the judiciary. Yeni bir hükümet atanması veya bakanlar kurulunda bir değişiklik olması yargıda önemli değişmelere yol açabilmektedir. More Sentences |
||||
| Siyasal | cabinet i. | kabine | ||
|
The terrorist organization assassinated one of the members of the cabinet. Terör örgütü kabine üyelerinden birine suikast düzenledi. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | cabinet i. | dolap | ||
|
The cups are in the cabinet. Bardaklar dolapta. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | cabinet i. | kabin | ||
|
Especially the toilet and changing cabinet service is very successful. Özellikle tuvalet ve soyunma kabini hizmeti çok başarılı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cabinet i. | vitrinli dolap | ||
| Genel | cabinet i. | televizyon veya teyp bölmesi | ||
| Genel | cabinet i. | küçük oda | ||
| Genel | cabinet i. | dolap (camlı ve raflı) | ||
| Genel | cabinet i. | küçük özel oda | ||
| Genel | cabinet i. | camlı ve raflı dolap | ||
| Genel | cabinet i. | çekmeceli dolap | ||
| Genel | cabinet i. | pano | ||
| Genel | cabinet i. | sandık | ||
| Genel | cabinet i. | iyi mayalanmış şarap | ||
| Genel | cabinet i. | daktilo kasası | ||
| Genel | cabinet i. | tv/dvd/radyo dolabı | ||
| Genel | cabinet i. | ufak kulübe | ||
| Genel | cabinet i. | gardrop | ||
| Genel | cabinet i. | elbise dolabı | ||
| Genel | cabinet i. | konsol | ||
| Genel | cabinet i. | sergi odası | ||
| Genel | cabinet i. | şarap dolabı | ||
| Genel | cabinet i. | sergileme odası | ||
| Genel | cabinet i. | seyyar giysi dolabı | ||
| Genel | cabinet i. | raflı dolap | ||
| Genel | cabinet i. | küçük ve özel oda | ||
| Genel | cabinet s. | kabin için uygun olan | ||
| Genel | cabinet s. | boyutu ve yapım biçimi yönünden bir yere uygun | ||
| Genel | cabinet s. | kabine ile ilgili | ||
| Genel | cabinet N. | bakanlar heyeti | ||
| Genel | cabinet N. | kurul | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | cabinet i. | hükümet | ||
| Siyasal | cabinet i. | icra vekilleri heyeti | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | cabinet i. | etajer | ||
| Teknik | cabinet i. | kabinet perspektifi | ||