canoe - Türkçe İngilizce Sözlük

canoe

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

canoe — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kano
Okunuş (IPA):
(AmE /kəˈnuː/ – BrE /kəˈnuː/)
Terim Türü:
İsim: canoe (canoes)
Kürekle ilerletilen dar ve hafif tekne. Yerli Amerika dillerinden Fransızca aracılığıyla İngilizceye geçmiştir. Spor ve ulaşım bağlamlarında, hafif su aracı olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
kayak (contextual)
Zıt Anlamlılar:
ship

"canoe" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
canoe i. kano
The group passed the river with canoes.
Ekip kanolarla nehri geçti.

More Sentences
Genel
canoe f. kano kullanmak
Tom and Mary were paddling a canoe down the river the last time I saw them.
Onları son gördüğümde Tom ve Mary nehirde kano kullanıyorlardı.

More Sentences
canoe f. kano ile taşımak
The tourists were canoed across the canal.
Turistler kanaldan kano ile taşındı.

More Sentences
Denizcilik
canoe i. kano
The group passed the river with canoes.
Ekip kanolarla nehri geçti.

More Sentences
Spor
canoe i. kano
The group passed the river with canoes.
Ekip kanolarla nehri geçti.

More Sentences
Genel
canoe i. bot
canoe i. hafif sandal
canoe f. kano ile gezmek
canoe f. kano ile göndermek

"canoe" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dugout canoe i. ağaç kütüğünden yapılmış kano
birchbark canoe i. huş ağacı kabuğundan yapılan kano
paddle one's own canoe f. kendi işini kendi görmek
Deyim
paddle one's own canoe f. başının çaresine bakmak
paddle one's own canoe f. kendi yağıyla kavrulmak
paddle one's own canoe f. kendi işini kendi görmek
paddle one's own canoe f. kendi ayakları üzerinde durmak
in the same canoe [new zeland] f. aynı kabileden
in the same canoe [new zeland] f. aynı kabilede
paddle your own canoe f. başının çaresine bakmak
paddle own canoe f. kendi işini kendi görmek
paddle your own canoe f. kendi yağıyla kavrulmak
paddle own canoe f. başının çaresine bakmak
paddle own canoe f. kendi yağıyla kavrulmak
paddle own canoe f. kendi ayakları üzerinde durmak
paddle your own canoe f. kendi işini kendi görmek
paddle your own canoe f. kendi ayakları üzerinde durmak
Denizcilik
rive canoe i. nehir kanosu
sea canoe i. deniz kanosu
outrigger canoe i. alabora olmaması için çıkıntılı dirsek eklenmiş deniz kanosu
Botanik
canoe cedar i. kırmızı ardıç
canoe birch (betula papyrifera) i. kano ve sepet yapımında kullanılan beyaz gövdeli kuzey amerika huş ağacı
canoe ceder (thuja plicata) i. boylu mazı
canoe birch i. kağıt huşu
Coğrafya
big canoe i. georgia eyaletinde şehir
Spor
federation internationale de canoe (fic) i. uluslararası kano federasyonu
log canoe i. tek bir ağaç kütüğünün şekillendirilip oyulmasıyla yapılmış bir kano
log canoe i. ağaç kütüğünden yapılmış kano