| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | ship i. | gemi | ||
|
My order will come by ship as it contains a lipo battery. Siparişim lipo batarya içerdiği için gemiyle gelecek. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | ship i. | gemi | ||
|
My order will come by ship as it contains a lipo battery. Siparişim lipo batarya içerdiği için gemiyle gelecek. More Sentences |
||||
| Genel | ship f. | göndermek | ||
|
She was shipped off to the east border for duty. Görev için doğu sınırına gönderildi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | ship i. | gemi | ||
|
My order will come by ship as it contains a lipo battery. Siparişim lipo batarya içerdiği için gemiyle gelecek. More Sentences |
||||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | ship i. | gemi | ||
|
My order will come by ship as it contains a lipo battery. Siparişim lipo batarya içerdiği için gemiyle gelecek. More Sentences |
||||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | ship i. | uzay gemisi | ||
|
Aliens came flying out of the mother ship. Uzaylılar uzay gemisinin ana bölümünden uçarak çıktılar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | ship i. | tekne | ||
| Genel | ship i. | su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt | ||
| Genel | ship i. | uçak | ||
| Genel | ship i. | vapur | ||
| Genel | ship i. | şahsi meseleler | ||
| Genel | ship i. | iyi talih | ||
| Genel | ship i. | hareket ettirici parça | ||
| Genel | ship f. | yerine takmak | ||
| Genel | ship f. | gemiye binmek | ||
| Genel | ship f. | kürekleri içeri almak | ||
| Genel | ship f. | tayfa olmak | ||
| Genel | ship f. | nakletmek | ||
| Genel | ship f. | gemi ile yollamak | ||
| Genel | ship f. | kürekleri fora edip teknenin içine koymak | ||
| Genel | ship f. | yollamak | ||
| Genel | ship f. | bir şeyi gemiyle yollamak | ||
| Genel | ship f. | nakliye yapmak | ||
| Genel | ship f. | tayfa olarak almak | ||
| Genel | ship f. | gemiye bindirmek | ||
| Genel | ship f. | bir şeyi bir nakliyat aracıyla göndermek | ||
| Genel | ship f. | gemiye yüklemek | ||
| Genel | ship f. | mal yüklemek (gemiye) | ||
| Genel | ship f. | yükleme yapmak | ||
| Genel | ship f. | yüklemek | ||
| Genel | ship f. | (birbirlerine) yakıştırmak | ||
| Genel | ship f. | (suyu) bordaya almak | ||
| Genel | ship f. | hazır olunca kullanılmak üzere beklemek | ||
| Genel | ship f. | (gemi) hazır olunca kullanılmak üzere pozisyon almak | ||
| Genel | ship snk. | -lik/lık | ||
| Genel | ship snk. | makam | ||
| Genel | ship snk. | kitlesi | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | ship f. | postalamak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | ship i. | sevketme | ||
| Teknik | ship f. | gemi ile taşımak | ||
| Teknik | ship f. | yüklemek | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | ship i. | gemi mürettebatı | ||
| Denizcilik | ship i. | tayfa | ||
| Denizcilik | ship i. | (amerika erkek izcileri) kaptan liderliğinde en az beş deniz kaşifinden oluşan birim | ||
| Denizcilik | ship i. | (amerika kız izcileri) kıdemli denizci piyade birliği | ||
| Denizcilik | ship i. | direk sayısı üçten fazla olan küçük tekne | ||
| Denizcilik | ship f. | deniz yoluyla göndermek | ||
| Denizcilik | ship f. | gemiye yüklemek | ||
| Denizcilik | ship f. | gemiyle yollamak | ||
| Denizcilik | ship f. | gemi ile göndermek | ||
| Denizcilik | ship f. | gemi ile gitmek | ||
| Denizcilik | ship f. | gemi ile yolculuk etmek | ||
| Denizcilik | ship f. | gemi ile seyretmek | ||
| Denizcilik | ship f. | güvertede çalışmak | ||
| Denizcilik | ship f. | donanmaya tekrar yazılmak | ||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | ship i. | uzay aracı | ||