dispatch - Türkçe İngilizce Sözlük

dispatch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dispatch — Definition

Anlamı ve Tanımı:
göndermek, sevk etmek, sevkiyat, haber bülteni
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈspætʃ/ – BrE /dɪˈspætʃ/)
Terim Türü:
Fiil: dispatch (dispatches – dispatched – dispatching); İsim: dispatch (dispatches)
Bir şeyi hızla yollamayı/sevk etmeyi; isim olarak da gönderme işlemini veya resmî bir haber raporunu tanımlayan sözcüktür. İtalyanca dispacciare (“işi hızla bitirmek, göndermek”) üzerinden Fransızca aracılığıyla İngilizceye yerleşmiştir; modern kullanımda dispatch, “hız ve koordinasyon” vurgusuyla lojistik, medya ve acil durum yönetiminde merkezi bir kelime hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
send, shipment
Zıt Anlamlılar:
hold, retain

"dispatch" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dispatch f. göndermek
All orders are dispatched within 36 business hours.
Tüm siparişler 36 iş saati içinde gönderilir.

More Sentences
dispatch i. sevk
dispatch f. sevk etmek
dispatch f. yollamak
Genel
dispatch i. mesaj
A dispatch was sent to warn the front-line soldiers.
Cephedeki askerleri ikaz etmek amacıyla bir mesaj gönderildi.

More Sentences
dispatch i. rapor
We’ve just received a dispatch from Tokyo regarding the negotiations.
Az önce Tokyo'dan müzakerelerle ilgili bir rapor aldık.

More Sentences
dispatch f. öldürmek
He dispatched the deer with a single shot.
Geyiği tek bir atışla öldürdü.

More Sentences
dispatch f. gönderilmek
I was dispatched to Haiti for my first assignment.
İlk görevim için Haiti'ye gönderildim.

More Sentences
dispatch f. yenmek
He dispatched the professional player with ease.
Profesyonel oyuncuyu kolayca yendi.

More Sentences
Hukuk
dispatch f. göndermek
All orders are dispatched within 36 business hours.
Tüm siparişler 36 iş saati içinde gönderilir.

More Sentences
Telekom
dispatch f. göndermek
All orders are dispatched within 36 business hours.
Tüm siparişler 36 iş saati içinde gönderilir.

More Sentences
Genel
dispatch i. sevketme
dispatch i. gönderi
dispatch i. mektup
dispatch i. telgraf çekme
dispatch i. acele
dispatch i. yollama
dispatch i. telgraf
dispatch i. yazışma
dispatch i. hız
dispatch i. idam
dispatch i. idam etme
dispatch i. çekme (telgraf/faks)
dispatch i. öldürme
dispatch i. dağıtma
dispatch i. gönderme
dispatch i. telyazı
dispatch i. yükleme
dispatch i. irsal
dispatch i. harekat raporu
dispatch i. merkez
dispatch i. sevkiyat
dispatch f. silip süpürmek
dispatch f. hızla bitirmek
dispatch f. yalayıp yutmak
dispatch f. idam etmek
dispatch f. halletmek
dispatch f. çekmek (telgraf/faks)
dispatch f. göndermek (kurye/mektup)
dispatch f. nakliye yapmak
dispatch f. dağıtmak
dispatch f. bitirivermek
dispatch f. (görev) dağıtmak
dispatch f. sevkiyat yapmak
dispatch N. haber bülteni
Ticaret/Ekonomi
dispatch i. dispeç
dispatch i. dispeç
dispatch i. irsal
dispatch i. irsalat
dispatch i. mal sevk bürosu
dispatch f. irsal etmek
dispatch f. sevk etmek
Hukuk
dispatch f. sevkıyat yapmak
Teknik
dispatch i. sevk etme
Bilgisayar
dispatch i. dağıtım
dispatch i. gönderme
dispatch f. görev dağıtmak
Bilişim
dispatch i. görev dağıtımı
dispatch i. görev iletimi

"dispatch" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 127 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dispatch clerk i. telgraf memuru
dispatch rider i. ulak
dispatch note i. irsaliye
dispatch money i. dispek ücreti
dispatch note i. gönderme belgesi
dispatch box i. evrak çantası
dispatch list i. irsaliye
dispatch boat i. avizo
date of dispatch i. gönderme tarihi
dispatch-rider i. ulak
dispatch case i. evrak çantası
dispatch rider i. haberci
dispatch box i. evrak sandığı
dispatch [us] i. devletin diplomasi veya askeri yetkilisi tarafından genellikle şifreli olarak gönderilen önemli mesaj
dispatch [us] i. hızlı karar
dispatch [us] i. infaz etme
dispatch [us] [obsolete] i. kovma
dispatch [us] i. (muhabir tarafından ajansa süratle gönderilen) haber
dispatch [us] [obsolete] i. resmi olarak işine son verme
dispatch [us] i. dakiklik ve verimlilik
dispatch [us] i. acil gönderilen mesaj
dispatch [us] i. hızlıca def etme
dispatch [us] i. çabucak halletme
dispatch [us] i. hızlıca ortadan kaldırma
dispatch [us] [obsolete] i. işten çıkarma
dispatch [us] [obsolete] i. yol verme
dispatch [us] i. çabucak rahatlama
dispatch [us] i. hatasızlık ve etkinlik
dispatch [us] i. katletme
dispatch rider i. mektup veya mesaj taşıyan motosiklet sürücüsü
dispatch box [uk] i. avam kamarası'na hitap eden yetkililerin konuştuğu kürsü
dispatch rider i. mektup veya mesaj taşıyan atlı
dispatch box i. diplomat valizi
dispatch case [uk] i. metal gibi sert malzemeden yapılmış kasa
dispatch box [uk] i. metal gibi sert malzemeden yapılmış kasa
dispatch case [uk] i. avam kamarası'na hitap eden yetkililerin konuştuğu kürsü
dispatch goods f. mal göndermek
dispatch goods f. mal irsal etmek
dispatch a squad car f. bir devriye arabası göndermek
dispatch [obsolete] [us] f. (hayatı) yok etmek
dispatch [us] f. kovmak
dispatch [obsolete] [us] f. mahrum etmek
dispatch [us] f. hareket memurluğu yapmak
dispatch [us] f. karşısında zafer kazanmak
dispatch [us] f. katletmek
dispatch [us] f. hızlıca yapmak
dispatch [obsolete] [us] f. (hayatı) sona erdirmek
dispatch [obsolete] [us] f. (bir şeyden) kendini kurtarmak
dispatch [us] f. yenmek
dispatch [us] f. açgözlü şekilde yemek
dispatch [us] f. azletmek
dispatch [us] f. tahliye etmek
dispatch [us] f. etkili biçimde halletmek
dispatch [us] f. (göndererek) kurtulmak
dispatch [obsolete] [us] f. (bir şeyden) kurtulmak
dispatch [us] f. infaz etmek
dispatch [us] f. hızlıca elden çıkarmak
dispatch [us] f. infazı gerçekleştirmek
Öbek Fiiller
dispatch someone from (some place) f. birini/bir şeyi bir yerden bir yere göndermek
dispatch someone from (some place) f. birini/bir şeyi (bir yerden) göndermek
dispatch (someone or something) to (someone, something, or some place) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye/bir yere) sevk etmek
dispatch (someone or something) to (someone, something, or some place) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye/bir yere) göndermek
dispatch (someone or something) to (someone, something, or some place) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye/bir yere) yollamak
dispatch someone or something to someone or something f. birini/bir şeyi birine/bir şeye göndermek
dispatch someone or something to someone or something f. birini/bir şeyi birine/bir şeye yollamak
dispatch someone or something to someone or something f. birini/bir şeyi birine/bir şeye sevk etmek
dispatch to f. -e yollamak
dispatch from f. -den sevk etmek
dispatch (someone or something) from (some place) f. (bir yerden birini/bir şey) yollamak
dispatch from f. -den göndermek
dispatch (someone or something) from (some place) f. (bir yerden birini/bir şey) göndermek
dispatch to f. -e sevk etmek
dispatch to f. -e göndermek
dispatch from f. -den yollamak
dispatch (someone or something) from (some place) f. (bir yerden birini/bir şey) sevk etmek
İfadeler
with all possible dispatch expr. en son hızla
Ticaret/Ekonomi
dispatch money i. gemiyi vaktinden önce boşaltan ya da yükleyene ödenen para
dispatch earning i. navlun kazancı
budget dispatch and control director i. bütçe sevk ve kontrol müdürü
dispatch money i. hızlı yükleme primi
dispatch note i. irsaliye
dispatch earning i. irsalat karı
dispatch boat i. kurye botu
dispatch money i. dispeç parası
dispatch earning i. irsalat kazancı
advise of dispatch i. gönderme haberi
advise of dispatch i. irsal bildirimi
advise of dispatch i. gönderme bildirimi
advise of dispatch i. irsal haberi
advise of dispatch i. yükleme haberi
dispatch schedule i. dağıtım/sevk takvimi
ready to dispatch s. sevke hazır
with all dispatch expr. mutat çabuklukla
Siyasal
dispatch box (uk) i. (ingiliz parlamentosu) avam kamarası kürsüsü
Kurum/Kuruluş
turkish industrial dispatch and management institute i. türkiye sanayi sevk ve idare enstitüsü
Teknik
load dispatch center i. yük tevzi merkezi
pneumatic dispatch i. pnömatik sevk sistemi
pneumatic dispatch i. gönderilerin hava basıncı aracılığıyla gönderildiği boru sistemi
Bilişim
dynamic dispatch i. kamyonlaştırma
dynamic dispatch i. dinamik bağlama
Telekom
computer-aided dispatch i. bilgisayar destekli dağıtım
direct dispatch i. direkt posta
Ulaştırma
dispatch report i. sevkiyat raporu
Trafik
dispatch route i. tam denetim uygulanan taşıt yolu
Demiryolu
dispatch list i. ayrıntılı gönderi listesi
dispatch list i. irsaliye
Denizcilik
dispatch money i. geminin yükleme veya boşaltmayı zamanından önce yapması durumunda ödenecek ek ücret
dispatch boat i. avizo
dispatch days i. dispeç günleri
dispatch days i. yükleme boşaltma günleri
dispatch note i. irsal emri
dispatch note i. irsalat bordrosu
dispatch note i. gönderme belgesi
dispatch note i. yük senedi
dispatch note i. sevk kağıdı
customary dispatch i. alışılmış çabukluk
customary dispatch i. her zamanki hızlılık
Askeri
flight dispatch i. uçuşa gönderme
motor dispatch service i. motorlu haberci hizmeti
dispatch-rider i. posta
highway dispatch i. kara yolu sevkiyatı
dispatch patrols f. devriyeleri göndermek
dispatch an enemy f. düşmanı bertaraf etmek
Eski Kullanım
dispatch [us] f. acele ettirmek
dispatch [us] f. hızlandırmak
dispatch [us] f. acele etmek
dispatch [us] f. çabuk olmak