capsule - Türkçe İngilizce Sözlük

capsule

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

capsule — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kapsül, kapsüllemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkæpsuːl/ – BrE /ˈkæpsjuːl/)
Terim Türü:
İsim: capsule (capsules); Fiil: capsule (capsules – capsuled – capsuling)
İlaç kapsülünü veya bir şeyi saran küçük kılıfı tanımlayan sözcüktür; fiil olarak “özetleyip kapsül hâline getirmek” de denebilir. Latince capsula “küçük kutu” kelimesine dayanan bu sözcük, hem tıpta hem içerik üretiminde “kompakt paket” fikrini taşır

"capsule" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
capsule i. kapsül
Eating fish is best, but your doctor might recommend a fish oil capsule.
Balık yemek en iyisidir, ancak doktorunuz balık yağı kapsülü önerebilir.

More Sentences
Genel
capsule i. kapsül
Eating fish is best, but your doctor might recommend a fish oil capsule.
Balık yemek en iyisidir, ancak doktorunuz balık yağı kapsülü önerebilir.

More Sentences
capsule i. kapsül formunda ilaç
I always prefer taking capsules instead of tablets because they are easier to swallow.
Daima tablet yerine kapsül içmeyi tercih ediyorum çünkü yutması daha kolay.

More Sentences
Bilgisayar
capsule i. kapsül
Eating fish is best, but your doctor might recommend a fish oil capsule.
Balık yemek en iyisidir, ancak doktorunuz balık yağı kapsülü önerebilir.

More Sentences
Gıda
capsule i. kapsül
Eating fish is best, but your doctor might recommend a fish oil capsule.
Balık yemek en iyisidir, ancak doktorunuz balık yağı kapsülü önerebilir.

More Sentences
Gökbilim
capsule i. uzay kapsülü
The astronauts spent months inside the capsule orbiting the Earth.
Astronotlar aylarca uzay kapsülünün içinde Dünya'nın yörüngesinde dolandılar.

More Sentences
Genel
capsule i. tohum zarfı
capsule i. kapak
capsule i. ilaç kapçığı
capsule i. kısa özet
capsule i. yoğunlaşma
capsule f. kapsül içine kapatmak
capsule f. kapsül içine almak
capsule f. kısaca özetlemek
capsule f. yoğunlaştırmak
capsule f. kapsüllemek
capsule s. kısa
capsule s. özlü
capsule s. çok yoğun
capsule s. çok kısa
capsule s. çok küçük
Teknik
capsule i. çanak
capsule i. kovan
Tekstil
capsule s. birkaç sade ve temel öğeden oluşan (giyim, koleksiyon)
Havacılık
capsule i. acil durumlarda mürettebatla birlikte fırlatılan uçak kokpiti
capsule i. basınç odası
Medikal
capsule i. hapçık
capsule i. kaşe
capsule i. küçük hap
capsule i. yumuşak kapsül
Kimya
capsule i. buharlaştırma kabı
capsule i. buharlaştırma kapı
Biyoloji
capsule i. koruyucu kese
capsule i. koruyucu zar

"capsule" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 107 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lens capsule i. lens kapsülü
seed capsule i. koza
capsule hotel i. ancak bir kişinin sığabileceği çekmece benzeri kompartmanlar halinde uyunacak yer
coffee capsule i. kahve kapsülü
sleeping capsule i. uyku ilacı/hapı
time capsule i. zaman kapsülü
capsule bottle i. kapsül kutusu
capsule bottle i. ilaç şişesi
capsule bottle i. hap kutusu
time capsule i. zaman kapsülüne benzeyen şey
Turizm
capsule hotel i. kapsül otel
capsule hotel i. japonya'da yaygın bir konaklama türü
Teknik
space capsule i. uzay kapsülü
insert capsule i. geçme kap
glisson's capsule i. glisson kapsülü
aneroid capsule i. kadranlı kapsül
bowman's capsule i. bowman kapsülü
aluminium capsule i. alüminyum kapsül
rescue capsule i. kurtarma kapsülü
seed capsule i. çekirdek kapsülü
diaphragm and capsule pressure gauges i. diyaframlı ve kapsüllü basınç ölçerler
gelatine capsule i. jelatin kapsül
bowman capsule i. bowman
capsule thickness i. kese kalınlığı
capsule shell i. kapsül kabuğu
air capsule i. hava kapsulü
Bilgisayar
home capsule i. giriş sayfası kapsülü
half capsule i. yarı kapsül
link capsule i. bağlantı kapsülü
email capsule i. e-posta kapsülü
Telekom
access channel message capsule i. erişim kanalı mesaj kapsülü
Tekstil
capsule range i. tasarımcının ürettiği ve tüm seriyi temsil etmesi amaçlanan küçük giysi yelpazesi
capsule wardrobe i. yalnızca gerekli olan birkaç parçadan oluşan giysi ve aksesuar koleksiyonu
Otomotiv
sliding capsule i. kayan muhafaza
idle spring capsule i. rölanti yay kapsülü
Havacılık
escape capsule i. kurtulma kapsülü
cockpit capsule i. pilot mahalli koltuk fırlatma ünitesi
aneroid capsule i. aneroit kapsül
ejection capsule i. fırlatma kapsülü
escape capsule i. kaçış kapsülü
Medikal
hard gelatine capsule i. sert jelatin kapsül
soft gelatin capsule i. yumuşak jelatin kapsül
inhalation powder hard capsule i. sert kapsülde inhalasyon tozu
vaginal capsule hard i. vajinal sert kapsül
rectal capsule i. rektal yumuşak kapsül
vaginal capsule i. vajinal kapsül
intrauterine capsule i. rahim içi kapsül
enteric capsule i. enterik kapsül
vaginal capsule soft i. vajinal yumuşak kapsül
internal capsule i. internal kapsül
oromucosal capsule i. ağız mukoza kapsülü
heyman capsule for uterine cancer i. uterus kanserinin tedavisinde kullanılan radyoaktif maddeleri içeren kapsüller
gastro-resistant capsule hard i. enterik sert kapsül
gastro-resistant capsule soft i. enterik yumuşak kapsül
gastro-resistant capsule i. enterik kapsül
prolonged-release capsule i. uzatılmış salımlı yumuşak kapsül
prolonged-release capsule i. uzatılmış salımlı kapsül
modified-release capsule soft i. değiştirilmiş salımlı yumuşak kapsül
modified-release capsule hard i. değiştirilmiş salımlı sert kapsül
prolonged-release capsule i. uzatılmış salımlı sert kapsül
inflammation of a capsule i. kapsül iltihabı
inflammation of a capsule i. eklem kapsülü yangısı
hyperintensity in temporal polar region and external capsule i. temporal lob polar bölge ve eksternal kapsülde hiperintensite
posterior capsule opacification i. arka kapsül kesafeti
glisson capsule i. glisson kapsülü
posterior capsule rupture i. arka kapsül rüptürü
posterior capsule opacification i. arka kapsül kesifleşmesi
Anatomi
external capsule i. dış kapsül
external capsule i. uç kapsül
internal capsule i. iç kapsül
joint capsule i. eklem kapsülü
bowman's capsule (capsula glomeruli) i. bowman kapsülü
bowman's capsule (capsula glomeruli) i. böbreğin yapı taşlarını çevreleyen ince çift katlı zar
tenonian capsule i. tenon kapsülü
tenonian capsule i. göz küresi ve göz çukuru arasındaki hassas zar veya bağdoku ile kaplı olan lenfatik boşluk
otic capsule i. iç kulağın kemik tabakası
otic capsule i. otik kapsül
capsule of bowman i. bowman kapsülü
sense capsule i. duyu organlarını neredeyse tamamen çevreleyen kıkırdaksı veya kemiksi kavite
atrabiliary capsule i. adrenal korteks
atrabiliary capsule i. böbreküstü bezi
adrenal capsule i. adrenal korteks
adrenal capsule i. adrenal bez
atrabiliary capsule i. adrenal bez
adrenal capsule i. böbreküstü bezi
suprarenal capsule i. adrenal korteks
suprarenal capsule i. böbreküstü bezi
suprarenal capsule i. adrenal bez
synovial capsule i. sinovyal kapsül
synovial capsule i. sinovyal sıvı içeren tamamen kapalı boşluk
Biyoloji
bowman's capsule i. bovman kapsülü
bilocular capsule i. iki hücreye veya bölüme ayrılmış kapsül
glomerular capsule i. glomerüler kapsül
Deniz Biyolojisi
horny capsule i. dikenli kese
auditory capsule i. işitsel kapsül
Gökbilim
ballistic capsule i. balistik kapsül
ballistic capsule i. uzaya çıkabilen uzay aracı
ballistic capsule i. güneş etrafındaki uydu
Botanik
loculicidal capsule i. lokulisid kapsül
poricide capsule i. porisid kapsül
septicide capsule i. septisid kapsül
Arıcılık
head capsule i. baş kapsül
Sosyal Bilimler
time capsule i. kültürel ve tarihi kayıtları gelecekteki keşfine kadar koruyan nesne/kap
Askeri
sonar capsule i. sonar kapsülü
pressurized capsule i. basınçlı kapsül
Star Wars
dark trooper hyperspace capsule i. kara asker hiperuzay kapsülü
re-entry capsule i. tekrar giriş kapsülü