chairs - Türkçe İngilizce Sözlük

chairs

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"chairs" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
chairs i. sandalyeler
The chairs are then placed on a pressurized drying rack for two days.
Sandalyeler daha sonra iki gün boyunca basınçlı bir kurutma rafına yerleştirilir.

More Sentences

"chairs" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
musical chairs i. sandalye kapmaca
musical chairs i. avantaj sağlamak için manevra yapma
musical chairs i. kaynakları manipüle etme
musical chairs i. insanların veya nesnelerin tekrar tekrar ve anlamsız bir şekilde karıştırıldığı etkinlik
Atasözü
you can't sit in two chairs at once aynı anda bir çok işi yapamazsın
you can't sit in two chairs at once aynı anda her yere yetişemezsin
you can't sit in two chairs at the same time iki şey aynı anda yapılamaz
you can't sit in two chairs at the same time aynı anda bir çok işi yapamazsın
you can't sit in two chairs with one butt ikisinden birini seçmesi gerek
you can't sit in two chairs at the same time ikisinden birini seçmesi gerek
you can't sit in two chairs with one butt iki şey aynı anda yapılamaz
you can't sit in two chairs with one butt aynı anda bir çok işi yapamazsın
you can't sit in two chairs at the same time aynı anda her yere yetişemezsin
you can't sit in two chairs with one butt aynı anda her yere yetişemezsin
Deyim
a game of musical chairs i. (şirkette) pozisyon değişimi
a game of musical chairs i. yer değişimi
a game of musical chairs i. koltuk kapma
a game of musical chairs i. yer kapmaca oyunu gibi
play musical chairs f. devamlı yer değiştirmek (işten işe/ mekandan mekana)
be nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs f. züccaciye dükkanına girmiş fil gibi olmak/hissetmek
play musical chairs f. yer/pozisyon değiştirip durmak
play musical chairs f. sandalye kapmaca oynamak
play musical chairs f. oradan oraya yer/pozisyon değiştirmek
(as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs s. züccaciye dükkanına girmiş fil gibi
(as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs s. çok gergin
(as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs s. diken üstünde
Konuşma
what color are the chairs in the house? expr. evdeki sandalyeler ne renk?
Teknik
convertible high chairs i. dönüştürülebilir yüksek sandalyeler
Mobilya
chairs set i. sandalye takımı