chosen - Türkçe İngilizce Sözlük

chosen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

chosen — Definition

Anlamı ve Tanımı:
seçilmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtʃoʊzən/ – BrE /ˈtʃəʊzən/)
Terim Türü:
Sıfat: chosen
Bilinçli tercihle belirlenmiş olan. Choose fiilinin sıfatlaşmış geçmiş biçimi, seçilme durumunu belirtir. Dinî ve gündelik bağlamlarda, ayrıcalıklı tercih anlamına gelir
Eş Anlamlılar:
selected
Zıt Anlamlılar:
rejected

"chosen" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
chosen s. seçilmiş
Then three additional courses will be chosen from a list of China-specific elective courses.
Daha sonra Çin'e özgü seçmeli dersler listesinden üç ek ders seçilecektir.

More Sentences
Genel
chosen s. seçilen
chosen s. cennetlik
chosen s. seçilmiş olan
Coğrafya
chosen i. (ikinci milenyumdan itibaren) kore

"chosen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be chosen f. seçilmek
Genel
chosen day i. seçilen gün
chosen person i. seçilmiş kişi
well chosen words i. iyi seçilmiş kelimeler
the chosen i. seçilenler grubu
the chosen i. seçilmişler
chosen one i. seçilmiş kişi
chosen one i. seçilmiş olan
well chosen s. iyi seçilmiş
well-chosen s. oturaklı
well-chosen s. seçkin
ill-chosen s. (ifade) uygunsuz ve nezaketsiz
Atasözü
many are called but few are chosen çoğu (birçok kişi) çağrılır pek azı seçilir
Konuşma Dili
a chosen one i. seçilmiş biri
Deyim
the chosen few i. seçilmiş birkaç kişi
a chosen few i. seçilmiş birkaç kişi
the path less chosen i. sürüden ayrılan yol
the path less chosen i. pek tercih edilmeyen yol
the path less chosen i. herkesin yapmadığı şey
the path less chosen i. kendi bildiği yol
take the path less chosen f. herkesin yapmadığını yapmak
take the path less chosen f. pek tercih edilmeyen yolu tutmak
take the path less chosen f. kendi bildiği yolda gitmek
take the path less chosen f. sürüye uymamak
Hukuk
access from a place and at a time individually chosen by a person i. kişilerin seçtikleri yer ve zamanda erişim
Siyasal
electors chosen i. seçilmiş seçmenler
electors chosen i. seçilmiş seçiciler
Teknik
suitably chosen i. titiz seçim
Bilgisayar
mode chosen i. seçili mod
none chosen expr. hiçbiri seçilmedi
Dini
chosen people i. seçilmiş kimseler
chosen people i. seçilmiş insanlar
chosen people i. seçilmiş halk
chosen people i. tanrı tarafından seçildiklerini düşünenler