clearly - Türkçe İngilizce Sözlük

clearly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clearly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
açıkça, net biçimde, belirgin olarak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈklɪrli/ – BrE /ˈklɪəli/)
Terim Türü:
Zarf
Bir ifadenin, düşüncenin veya eylemin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olduğunu vurgulayan zarftır. Clear sıfatına getirilen -ly ekiyle oluşmuş ve söylemsel vurgu aracı olarak yerleşmiştir

"clearly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
clearly zf. açık bir biçimde
The professor briefly and clearly described the topic of his study.
Profesör, çalışmasının konusunu kısa ve açık bir biçimde anlattı.

More Sentences
clearly zf. açıkça
It clearly states that abortion should not be used as a birth control method.
Kürtajın bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir.

More Sentences
Genel
clearly zf. anlaşılır biçimde
I couldn't understand what the old man said; he wasn't speaking clearly.
Yaşlı adamın ne dediğini anlayamadım, anlaşılır biçimde konuşmuyordu.

More Sentences
clearly zf. açık bir biçimde
The professor briefly and clearly described the topic of his study.
Profesör, çalışmasının konusunu kısa ve açık bir biçimde anlattı.

More Sentences
clearly zf. açıkça
It clearly states that abortion should not be used as a birth control method.
Kürtajın bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir.

More Sentences
clearly zf. düpedüz
That would clearly be foolish.
Bu düpedüz aptallık olurdu.

More Sentences
clearly zf. net bir şekilde
It outlines once more a number of aspects very clearly and offers specific directions for solutions.
Bir dizi hususu bir kez daha çok net bir şekilde özetlemekte ve çözüm için belirli yönergeler sunmaktadır.

More Sentences
clearly zf. mantıklı bir biçimde
I think she wasn't thinking clearly while she was buying that dress.
Sanırım o elbiseyi alırken mantıklı düşünemiyordu.

More Sentences
Konuşma Dili
clearly zf. açıkça görülüyor ki
Giving this job to him clearly was a mistake.
Açıkça görülüyor ki, bu işi ona vermek bir hataydı.

More Sentences
clearly expr. belli ki
Clearly, we are not looking at matters from the same perspective.
Belli ki meselelere aynı perspektiften bakmıyoruz.

More Sentences
Genel
clearly zf. açık açık
clearly zf. şüphesiz
clearly zf. açıklıkla
clearly zf. ayan beyan
clearly zf. apaçık
clearly zf. açık seçik
clearly zf. belirgin olarak
clearly zf. net biçimde

"clearly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
clearly understand f. açıkça anlamak
(something) to be clearly explained f. açıkça anlatılmak
be clearly explained f. açıkça anlatılmak
speak clearly f. açıkça anlatmak
talk clearly f. açık seçik konuşmak
explain clearly f. açıkça anlatmak
express clearly f. açıkça belirtmek
speak clearly f. tane tane konuşmak
speak clearly f. açık seçik konuşmak
reveal something clearly f. meydana vurmak
indicate clearly f. tam olarak belirtmek
be understood clearly f. açıkça anlaşılmak
be clearly seen f. açıkça görülmek
think clearly f. sağlıklı düşünmek
state clearly f. açık biçimde ifade etmek
express clearly f. açık biçimde ifade etmek
not be thinking clearly f. salim kafayla düşünememek
not be thinking clearly f. sağlıklı düşünememek
can't see clearly f. net görememek
clearly distinguishable s. açıkça ayırt edilebilen
clearly distinguishable s. açıkça ayırt edilebilir
clearly-marked s. açıkça işaretlenmiş
clearly written s. açıkça yazılmış
clearly written s. açıkça yazılı
clearly defined s. net biçimde tanımlanmış
very clearly zf. tabak gibi
bright and clearly zf. sabahleyin erkenden
in a clearly identifiable way zf. açıkça tanılabilir biçimde
more clearly zf. daha açık bir ifadeyle
very clearly zf. kesin surette
İfadeler
clearly understood expr. anlaşılmıştır
clearly saying expr. açık olmak gerekirse
to say more clearly expr. açık olmak gerekirse
Konuşma
I can't see clearly expr. tam göremiyorum
tell it clearly! expr. açıkça söyle!
Medikal
inability to see clearly in dim light i. tavuk karası
inability to see clearly in dim light i. gece körlüğü