comas - Türkçe İngilizce Sözlük

comas

comas — Definition

Anlamı ve Tanımı:
koma
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkoʊmə/ – BrE /ˈkəʊmə/)
Terim Türü:
İsim: coma (comas)
Bilinç kaybıyla karakterize derin uyku hâli anlamına gelir. Yunanca kōma kökünden gelen terim, ağır tıbbi durumu belirtir. Tıpta, bilinç düzeyi değerlendirmelerinde kullanılır
Eş Anlamlılar:
unconsciousness
Zıt Anlamlılar:
alertness

"comas" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
coma i. koma
She had been in a coma for ten days.
On gün boyunca komada kalmıştı.

More Sentences
Medikal
coma i. koma
She had been in a coma for ten days.
On gün boyunca komada kalmıştı.

More Sentences
Genel
coma i. baygınlık
coma i. püskül
coma i. derin baygınlık
Konuşma Dili
coma i. (zihinsel veya fiziksel) uyuşukluk
Optik
coma i. kuyruk saçılması
Gökbilim
coma i. kuyrukluyıldız saçı
coma i. bir kuyruklu yıldızın çekirdeğini çevreleyen bulutsu yapı
Botanik
coma i. püskül

"comas" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 63 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
chocolate coma i. çikolata koması
deep coma i. derin koma
come out of a coma f. komadan çıkmak
go into a coma f. bilincini kaybetmek
recover from the coma f. komadan çıkmak
be in coma f. komada olmak
get into a coma f. komaya girmek
sink into a coma f. komaya girmek
fall into a coma f. komaya girmek
slip into a coma f. komaya girmek
go into a coma f. komaya girmek
İfadeler
in a coma expr. koma halinde
Konuşma Dili
sugar coma i. şeker koması
Deyim
lapse into a coma f. komaya girmek
Konuşma
right before he fell into the coma expr. komaya girmeden hemen önce
Teknik
anisotropic coma i. anizotrop hare
anisotropic coma i. anizotrop koma
Televizyon
anisotropic coma i. anizotrop koma
anisotropic coma i. anizotrop hare
Medikal
myxedema coma i. miksödem koması
hyperosmolar coma i. hiperosmolar koma
complete coma i. karus
irreversible coma i. bitkisel yaşam
coma vigil i. koma vijil
barb coma i. barbiturat koması
induced coma i. narkoz vb gibi ilaç verilerek suni olarak başlatılmış koma
barbiturate-induced coma i. barbiturat koması
seizures and coma i. nöbet geçirme ve koma
coma score i. koma skoru
early development of coma and intracranial hemorrhage i. erken gelişen koma ve intrakranial kanama
permanent coma i. kalıcı şuur kaybı
permanent coma i. kalıcı koma
glasgow coma score i. glasgow koma skoru
lethargy leading to coma i. komaya kadar giden letarji
children’s coma scale i. çocukların koma skalası
gcs (glasgow coma scale) i. glasgow koma skalası
glasgow coma scale i. glasgow koma skalası
glasgow coma scale score i. glasgow koma skalası skoru
artificial coma i. suni koma
the patient in coma i. komadaki hasta
diabetic coma i. diyabet koması
diabetic coma i. şeker koması
patient in coma i. komadaki hasta
barbiturate-induced coma i. yapay koma
drug-induced coma i. yapay koma
medically induced coma i. yapay koma
induced coma i. yapay koma
recover from coma f. komadan çıkmak
Psikoloji
coma vigil i. uyanık koma
glasgow coma scale i. glasgow Koma ölçeği
hyperosmolar coma i. hiperozmolar koma
Patoloji
neonatal coma i. yenidoğanda koma
myxoedema coma i. miksödem koma
kussmaul's coma i. tedavi edilmeyen şeker hastalarında görülebilen bir koma türü
kussmaul's coma i. kussmaul solunumu
kussmaul's coma i. kussmaul belirtisi
hepatic coma i. şiddetli karaciğer hastalığı vakalarında meydana gelebilen koma
Optik
coma aberration i. kuyruklu aberasyon
coma aberration i. kuyruklu dağılım
Gökbilim
coma berenices i. berenisin saçı
Botanik
golden hair (chrysocoma coma-aurea) i. altın sarısı çiçekleri olan bir güney afrika bitkisi
Argo
food coma i. yemek sonrası yaşanan ağırlık
food coma i. yemek sonrası rehavet