compared - Türkçe İngilizce Sözlük

compared

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

compared — Definition

Anlamı ve Tanımı:
karşılaştırılmış
Okunuş (IPA):
(AmE /kəmˈpɛrd/ – BrE /kəmˈpeəd/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: compared
Bir şeyin başka bir şeyle kıyaslanmış veya kıyas bağlamına sokulmuş olduğunu tanımlar; “compared to/with” kalıplarıyla değerlendirme yönünü belirginleştirir. Compare fiilinin ortaç biçimi olarak sonuç ve bağlam vurgusu yapar; modern yazı dilinde özellikle ölçüm, analiz ve eleştiri metinlerinde çok sık geçer.
Eş Anlamlılar:
contrasted, evaluated
Zıt Anlamlılar:
unexamined, unconsidered

"compared" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
compared s. karşılaştırılmış
Results obtained were compared with existing data.
Elde edilen sonuçlar mevcut verilerle karşılaştırılmıştır.

More Sentences
compared expr. yanında
My salary is chicken feed compared with hers.
Benim maaşım onunkinin yanında devede kulak kalır.

More Sentences
İfadeler
compared expr. kıyaslandığında
My salary is chicken feed compared with hers.
Benim maaşım onunkiyle kıyaslandığında çerez parası gibi kalır.

More Sentences
Genel
compared s. karşılaştırılan

"compared" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
compared to zf. nazaran
Genel
be compared f. kıyaslanmak
as compared with zf. nazaran
as compared with zf. le karşılaştırılırsa
as compared with zf. mukayese olarak
by being compared zf. karşılaştırılarak
İfadeler
as nothing (compared) to (someone or something) zf. diğerlerine/başkalarına/öncekilere göre/kıyasla hiçbir şey değil
as nothing (compared) to zf. diğerlerine/başkalarına/öncekilere göre/kıyasla hiçbir şey değil
as nothing (compared) to (someone or something) zf. diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı
as nothing (compared) to zf. diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı
as nothing (compared) to (someone or something) zf. diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz
as nothing (compared) to zf. diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz
as compared to expr. ile karşılaştırılırsa
as compared to expr. nazaran
as compared to expr. mukayese olarak
compared to expr. -e nazaran
compared to previous version expr. eskisine oranla
compared to older one expr. eskisine oranla
compared to before expr. eskisine nazaran
compared to my peers expr. yaşıtlarıma oranla
compared to my peers expr. yaşıtlarıma kıyasla
compared to the last week expr. geçen haftaya oranla
compared to the last year expr. geçen yıla oranla
compared to yesterday expr. düne oranla
compared to the last month expr. geçen aya oranla
compared to the last year expr. geçen seneye oranla
compared to the past expr. geçmişe göre
compared to the past expr. eskiyle/geçmişle karşılaştırıldığında
compared to the past expr. eskiye göre
compared to the past expr. eskiye/geçmişe oranla
compared to the previous years expr. önceki senelere nazaran
compared to the previous years expr. önceki yıllara nazaran
compared to past expr. geçmişe nazaran
compared to other kids expr. diğer çocuklara nazaran
compared to baseline expr. başlangıca kıyasla
compared to baseline expr. başlangıca göre
when compared to expr. (ile) karşılaştırıldığında
compared to past expr. geçmişe kıyasla
when compared with the traditional method expr. geleneksel yöntemle karşılaştırıldığında
Konuşma Dili
be as nothing (compared) to (someone or something) f. (birine veya bir şeye) kıyasla hiçbir şey olmak
be as nothing (compared) to (someone or something) f. (biriyle veya bir şeyle) karşılaştırıldığında önemsiz olmak
be as nothing (compared) to f. ile karşılaştırıldığında hiç önemli olmamak
be as nothing (compared) to f. -in karşısında hiçbir şey olmak
compared to what we lost today expr. bugün kaybettiklerimizle kıyaslandığında
Konuşma
compared to what? expr. neye kıyasla?