concise - Türkçe İngilizce Sözlük

concise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

concise — Definition

Anlamı ve Tanımı:
özlü, kısa ve net
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈsaɪs/ – BrE /kənˈsaɪs/)
Terim Türü:
Sıfat
Gereksiz ayrıntıya sapmadan, anlamı yoğun ve berrak biçimde ileten anlatımı tanımlar; iyi yazının temel ölçütlerinden biridir. Latince concidere hattına bağlanan kök, “kesip kısaltma” fikrini taşır; modern dilde bu “kesme” eylemi retorikte kalite ölçüsüne dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
succinct, brief
Zıt Anlamlılar:
verbose, long-winded

"concise" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
concise s. özlü
His article was concise and informative.
Makalesi özlü ve bilgilendiriciydi.

More Sentences
Genel
concise s. muhtasar
She referred to the Concise Oxford Dictionary of Politics.
Oxford Dictionary of Politics'in muhtasar baskısına atıfta bulundu.

More Sentences
concise s. kısa
Review your notes and make a concise list of important concepts and formulas.
Notlarınızı gözden geçirin ve önemli kavramların ve formüllerin kısa bir listesini yapın.

More Sentences
concise s. mücmel
concise s. muhtasaran
concise s. kestirme
concise s. kısaca
concise s. veciz
concise s. az ama öz
concise s. az ve öz
concise s. kısaltılmış
concise s. kısa ve net

"concise" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
concise dictionary i. el sözlüğü
concise information i. kısa bilgi
concise information i. özet bilgi
concise information i. hap bilgi
İfadeler
keep it short but concise expr. kısa ve öz olsun
concise yet complete expr. az ama öz
Dilbilim
concise saying i. az ve öz söz
Dini
a concise manual of Islamic faith, worship and ethics i. ilmihal