succinct - Türkçe İngilizce Sözlük

succinct

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

succinct — Definition

Anlamı ve Tanımı:
özlü, kısa ve net
Okunuş (IPA):
(AmE /səkˈsɪŋkt/ – BrE /səkˈsɪŋkt/)
Terim Türü:
Sıfat: succinct
Gereksiz ayrıntıdan arındırılmış anlatım biçimidir. Latince succingere kökü, “sıkıca bağlamak” fikrini dilsel ekonomiye taşır.
Eş Anlamlılar:
concise, terse
Zıt Anlamlılar:
verbose, rambling

"succinct" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
succinct s. kısa ve öz
Instead of a long tirade, a succinct explanation would suffice.
Uzun bir konuşma yerine kısa ve öz bir açıklama yeterli olacaktır.

More Sentences
succinct s. kısa
I would thank the French presidency for its succinct answer.
Fransa Cumhurbaşkanlığına kısa ve özlü cevabı için teşekkür ederim.

More Sentences
succinct s. mücmel
succinct s. özlü
succinct s. muhtasar
succinct s. veciz
succinct s. az ve öz
succinct s. az ama öz
succinct s. ipek şeritle desteklenen
succinct s. ortası ipek şeritli
succinct s. kısa ve net
Eski Kullanım
succinct s. korseli
succinct s. kuşaklı
succinct s. kuşak sarılı
succinct s. kuşak süslemeli
succinct s. kemerli
succinct s. kemer süslemeli
succinct s. kemer ile sarılı
succinct s. kemer/kuşak ile çevrelenmiş