convergent - Türkçe İngilizce Sözlük

convergent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

convergent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yakınsak, birleşen
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈvɝːdʒənt/ – BrE /kənˈvɜːdʒənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Aynı noktaya yaklaşan çizgileri, süreçleri veya fikirleri niteleyen sözcüktür; bilimsel ve analitik metinlerde teknik bir sıfat gibi çalışır. Converge fiilinden türeyerek “yakınsama özelliği taşıyan” anlamını kazanmıştır; modern dilde özellikle biyoloji ve teknoloji bağlamında “convergent evolution/solutions” gibi kalıplarla, benzer sonuçlara bağımsız ulaşmayı da işaret eder.
Eş Anlamlılar:
merging, approaching
Zıt Anlamlılar:
divergent, separating

"convergent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
convergent s. yakınsak
The countries should start to have more convergent policies.
Ülkeler daha yakınsak politikalar izlemeye başlamalıdır.

More Sentences
Teknik
convergent s. yakınsak
The countries should start to have more convergent policies.
Ülkeler daha yakınsak politikalar izlemeye başlamalıdır.

More Sentences
Matematik
convergent s. yakınsak
The countries should start to have more convergent policies.
Ülkeler daha yakınsak politikalar izlemeye başlamalıdır.

More Sentences
Genel
convergent s. yöndeşik
convergent s. konverjan
convergent s. çakışan
convergent s. bir noktada birleşen
convergent s. birleşen
Teknik
convergent s. birbirlerine yaklaşma eğiliminde olan
convergent s. bir noktada birleşen
Biyoloji
convergent s. yakınsak evrime ait
convergent s. yakınsak evrimle ilgili

"convergent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
convergent processes i. yakınsak süreçler
convergent thinking i. yakınsak düşünce
Teknik
convergent strabismus i. içe şaşılık
convergent lens i. yakınsak mercek
convergent lines i. yakınsak doğrular
absolutely convergent i. mutlak yakınsak
absolutely convergent i. salt yakınsak
convergent nozzle i. genişlemeyen meme
large-angle convergent beam electron diffraction i. geniş açılı gelenışınlı elektron kırınımı
convergent-beam electron diffraction i. yakınsak ışın demetli elektron kırınımı
convergent beam electron diffraction i. yakınsak ışınlı elektron kırınımı
convergent filter i. yakınsak süzgeç
Bilgisayar
convergent sequence i. yakınsak dizi
Telekom
convergent network i. yakınsak şebeke
İnşaat
convergent electron beam diffraction i. odaklanan elektron ışın kırınımı
Havacılık
convergent nozzle i. yakınsak lüle
convergent nozzle i. yakınsak nozul
convergent-divergent nozzle i. yakınsak ıraksak nozul
Matematik
absolutely convergent séries i. mutlak yakınsak seri
convergent séries i. yakınsak seri
convergent integral i. yakınsak integral
convergent séquence i. yakınsak dizi
convergent integral i. yakınsak tümlev
non-convergent series i. yakınsamaz seri
non-convergent series i. ıraksak seri
convergent theorem i. konverjans teoremi
Fizik
convergent lens i. yakınsak mercek
Biyoloji
convergent evolution i. yakınsak evrim
convergent evolution i. konvergent evrim
Sosyal Bilimler
convergent parallel design i. yakınsayan paralel desen
convergent validity i. uyum geçerliliği
Eğitim
convergent thinking i. yakınsak düşünme
convergent thinker i. yakınsak düşünme yöntemini benimseyen kimse
Dilbilim
convergent validity i. uyuşum geçerliği
Jeoloji
convergent margin i. konverjan kenar
convergent margin i. yaklaşan kenar
convergent plate boundary i. yakınlaşan levha sınırları
Böcek Bilimi
convergent lady beetle (hippodamia convergens) i. bir tür uğurböceği