corrosive - Türkçe İngilizce Sözlük

corrosive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

corrosive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aşındırıcı, korozif, yıpratıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /kəˈroʊsɪv/ – BrE /kəˈrəʊsɪv/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: corrosive (corrosives)
Kimyasal olarak aşındırma yapan maddeyi veya mecazi olarak ilişkileri/dili “içten içe yıpratan” tutumu niteleyen sözcüktür. Latince kök aynı “kemirme” fikrini taşır; modern güvenlik etiketlerinde “corrosive” maddeler malzeme ve dokuya zarar verme potansiyeliyle sınıflanır, mecazda ise yavaş ama etkili yıpratmayı anlatır.
Eş Anlamlılar:
caustic, erosive
Zıt Anlamlılar:
noncorrosive, soothing

"corrosive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
corrosive s. yıpratıcı
This hand cream will protect your hands against the corrosive effects of cold weather.
Bu el kremi ellerinizi soğuk havanın yıpratıcı etkilerinden koruyacaktır.

More Sentences
Teknik
corrosive s. aşındırıcı
Some fertilizers are corrosive to metals.
Bazı gübreler metalleri aşındırıcı özelliktedir.

More Sentences
Kimya
corrosive s. aşındırıcı
Some fertilizers are corrosive to metals.
Bazı gübreler metalleri aşındırıcı özelliktedir.

More Sentences
Genel
corrosive i. zayıflatan şey
corrosive i. yok eden şey
corrosive i. imha eden şey
corrosive i. güçsüzleştiren şey
corrosive i. yıpratıcı şey
corrosive s. aşındırıcı madde
corrosive s. süblime
corrosive s. çürütücü
corrosive s. kemirici
corrosive s. yaralayıcı
corrosive s. kırıcı
corrosive s. kaba
corrosive s. sert
corrosive s. iğneleyici
corrosive s. alaylı
corrosive s. iğneli
corrosive s. dokunaklı
corrosive s. etkisi altına alın
corrosive s. derinden etkileyen
corrosive s. hoşa gitmeyen
corrosive s. can yakan
Teknik
corrosive i. kimyasal aşındırıcı
corrosive s. çürütücü
corrosive s. korrosif
corrosive s. kemirici
corrosive s. korozif
corrosive s. paslandırıcı
corrosive s. yenime yol açan
corrosive s. yiyici
corrosive s. yiygen
corrosive s. yenimli
Bilgisayar
corrosive s. yenime yol açan
Otomotiv
corrosive i. korozif madde
Biyokimya
corrosive i. kimyasal aşındırıcı

"corrosive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
corrosive sublimate i. sülümen
Teknik
corrosive matter i. aşındırıcı madde
corrosive sublimate i. cıva klorür
highly corrosive conditions i. aşırı korozif şartlar
corrosive medium i. aşındırıcı ortam
corrosive liquid i. aşındırıcı sıvı
corrosive sublimate i. aşındırıcı madde (süblime)
corrosive material i. tahriş edici madde
corrosive medium i. korozif ortam
corrosive liquid i. korozif sıvı
corrosive liquid i. yiyici sıvı
corrosive deterioration i. korozif çürüme
corrosive water i. yiyici su
corrosive matter i. yiyici özdek
corrosive matter i. korozif madde
corrosive water i. aşındırıcı su
corrosive power i. aşındırıcı güç
corrosive medium i. yiyici ortam
mildly corrosive liquid i. hafif korozif sıvı
neutral corrosive liquid i. nötral korozif sıvı
corrosive fluid i. korozif akışkan
neutral and mildly corrosive liquids i. nötral ve hafif korozif sıvılar
corrosive liquid i. yenimli sıvı
corrosive wear i. yenimli aşınma
corrosive medium i. yenimli ortam
corrosive material i. yenimli gereç
corrosive solution i. yenimli çözelti
determination of the water-soluble corrosive ions i. suda çözünebilen aşındırıcı iyonların belirlenmesi
contact with corrosive chemical substances i. korozif kimyasal maddelerle temas etme
corrosive and erosive influences i. aşındırıcı ve çürütücü etkiler
corrosive and erosive effects i. aşındırıcı ve çürütücü etkiler
corrosive environment i. korozif ortam
exposure in corrosive environment i. korozyon ortamına maruz bırakılma
emission of smoke and corrosive gas i. duman ve korozif gaz emisyonu
corrosive effect of atmosphere polluted with sulphur dioxide i. kükürt dioksit ile kirlenmiş atmosferin korozyon etkisi
non-toxic and non-corrosive natural gas i. toksit ve korozif olmayan doğal gaz
conveyance of non-corrosive gas i. korozif olmayan gazın taşınması
anti-corrosive s. paslanmaya karşı korunmuş
Boyacılık
anti-corrosive paint i. pas önleyici boya
Otomotiv
corrosive wear i. korozif aşınma
anti-corrosive s. pasyalıtır
Medikal
corrosive substance i. korozif madde
corrosive esophagitis i. korozif özofajit
corrosive esophageal burn i. koroziv özofagus yanığı
Kimya
corrosive material i. aşındırıcı malzeme
corrosive sublimate i. aksülümen
corrosive sulphur i. korozif kükürt
non-corrosive decontaminating agent i. aşındırmayan arındırıcı etmen
Jeoloji
corrosive rock i. aşındırıcı kaya