| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | crane i. | vinç | ||
|
My father was a crane operator before his retirement. Babam emekli olmadan önce vinç operatörüydü. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | crane i. | turna kuşu | ||
|
All Sadako could do now was to make paper cranes and hope for a miracle. Sadako'nun artık yapabileceği tek şey kağıttan turna kuşları yapmak ve bir mucize olmasını ummaktı. More Sentences |
||||
| Genel | crane i. | vinç | ||
|
My father was a crane operator before his retirement. Babam emekli olmadan önce vinç operatörüydü. More Sentences |
||||
| Genel | crane i. | turna | ||
|
There are 15 species of cranes. 15 tür turna vardır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | crane i. | vinç | ||
|
My father was a crane operator before his retirement. Babam emekli olmadan önce vinç operatörüydü. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | crane i. | vinç | ||
|
My father was a crane operator before his retirement. Babam emekli olmadan önce vinç operatörüydü. More Sentences |
||||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | crane i. | vinç | ||
|
My father was a crane operator before his retirement. Babam emekli olmadan önce vinç operatörüydü. More Sentences |
||||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | crane i. | turna | ||
|
There are 15 species of cranes. 15 tür turna vardır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | crane i. | maçuna | ||
| Genel | crane i. | katman | ||
| Genel | crane i. | sifon | ||
| Genel | crane i. | mal tartımında kullanılan makine | ||
| Genel | crane f. | dik durmak | ||
| Genel | crane f. | uzatmak (boynunu) | ||
| Genel | crane f. | vinçle kaldırmak | ||
| Genel | crane f. | boynunu uzatmak | ||
| Genel | crane f. | turna gibi uzanmak | ||
| Genel | crane f. | avlanma sırasında bir engelde durup atılmadan önce göz gezdirmek | ||
| Genel | crane f. | tereddüt etmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | crane i. | kaldırma makinesi | ||
| Teknik | crane i. | kreyn | ||
| Teknik | crane i. | macuna | ||
| Teknik | crane i. | şöminede ateş üzerindeki çaydanlığı destekleyen yatay hareketli demir kol | ||
| Teknik | crane i. | su tulumbası | ||
| Teknik | crane i. | demiryolu istasyonunda hareket halindeki trenlerden posta alıp bırakan vinç kolu | ||
| Teknik | crane f. | vinç ile kaldırmak | ||
| Teknik | crane s. | sızıntılı | ||
| Boyacılık | ||||
| Boyacılık | crane i. | morumsu bir gri tonu | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | crane i. | macuna | ||
| Denizcilik | crane i. | gemiden sıvı çekmede kullanılan borumsu aygıt | ||
| Denizcilik | crane i. | cankurtaran botlarını, çapaları ve ağırlıkları taşımak için kullanılan matafora | ||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | crane i. | grus takımyıldızı | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | crane i. | telli turna | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | crane i. | indiana eyaletinde yerleşim yeri | ||
| Coğrafya | crane i. | teksas eyaletinde şehir | ||
| Coğrafya | crane i. | missouri eyaletinde şehir | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | crane i. | yana açılan toplu tabancalarda top taşıma kolu | ||
| Spor | ||||
| Spor | crane f. | (at) zıplamadan önce duraksamak | ||
| Sinema | ||||
| Sinema | crane i. | çekim sırasında kamerayı ve kameramanı tutan büyük kol | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | crane i. | kafatası | ||
| Kuşbilim | ||||
| Kuşbilim | crane i. | büyük mavi balıkçıl | ||
| Kuşbilim | crane i. | balıkçıl | ||
| Kuşbilim | crane i. | karabatak | ||