critic - Türkçe İngilizce Sözlük

critic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

critic — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eleştirmen, tenkitçi, yorumcu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkrɪtɪk/ – BrE /ˈkrɪtɪk/)
Terim Türü:
İsim: critic (critics)
Sanat eserlerini, fikirleri veya kamusal üretimleri ölçütlere göre değerlendirip yargılarını ortaya koyan kişiyi tanımlar. Yunanca kritikos (“yargılayabilen”) kelimesinden türemiştir ve eleştirinin yalnızca olumsuzluk değil, analitik değerlendirme anlamı taşıdığı tarihsel bir çizgiye dayanır.
Eş Anlamlılar:
reviewer, commentator
Zıt Anlamlılar:
admirer, supporter

"critic" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
critic i. eleştirmen
Most music critics acclaimed his new song.
Müzik eleştirmenlerinin çoğu yeni şarkısını beğendi.

More Sentences
critic s. eleştirmeci
Genel
critic i. eleştiren
Critics of the show have said that the show does not give positive messages to the public.
Diziyi eleştirenler, bu dizinin halka olumlu mesajlar vermediğini söylediler.

More Sentences
Sanat
critic i. eleştirmen
Most music critics acclaimed his new song.
Müzik eleştirmenlerinin çoğu yeni şarkısını beğendi.

More Sentences
Genel
critic i. tenkitçi
critic i. kritik
critic i. olumsuz noktalar üzerinde duran kimse
critic i. kusur bulup duran kimse
critic i. muhalif
critic i. karşı olan kimse
critic i. eleştirici
critic i. münekkit
critic i. eleştiren kimse
critic i. eleştirmeci
critic N. yorumcu

"critic" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
being a critic i. eleştirmenlik
co-critic i. eş eleştirmen
food critic i. restoran eleştirmeni
food critic i. yemek eleştirmeni
restaurant critic i. gıda eleştirmeni
restaurant critic i. gurme
restaurant critic i. restoran eleştirmeni
food critic i. gıda eleştirmeni
restaurant critic i. yemek eleştirmeni
food critic i. gurme
literary critic i. edebi eleştirmen
literary critic i. edebiyat eleştirmeni
Deyim
stop-watch critic i. katı, muhafazakar eleştirileriyle mevzunun anlaşılmasını engelleyen tenkitçi
an armchair critic i. hariçten gazel okuyan kimse
an armchair critic i. kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse
an armchair critic i. oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse
an armchair critic i. masa başı gezgini
an armchair critic i. hariçten gazel okuyan kimse
an armchair critic i. oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse
an armchair critic i. kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse
an armchair critic i. hariçten gazel okuyan kimse
an armchair critic i. masa başı gezgini
an armchair critic i. oturduğu yerden konuşan/ahkam kesen kimse
an armchair critic i. kulaktan dolma/okuduğu bilgilerle ahkam kesen kimse
Medya
newspaper critic i. gazete eleştirmeni
Edebiyat
textual critic i. metin eleştirmeni
Sanat
art critic i. sanat eleştirmeni
Müzik
music critic i. müzik eleştirmeni
music critic i. müziksel performans eleştirmeni
Tiyatro
drama critic i. tiyatro eleştirmeni
theater critic i. tiyatro eleştirmeni
Sinema
movie critic i. film eleştirmeni
movie critic i. sinema eleştirmeni
film critic i. film eleştirmeni
film critic i. sinema eleştirmeni
Argo
armchair critic i. hariçten gazel okuyan