crumble - Türkçe İngilizce Sözlük

crumble

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crumble — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ufalanmak, çökmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkrʌmbəl/ – BrE /ˈkrʌmbəl/)
Terim Türü:
Fiil: crumble (crumbles – crumbled – crumbling)
Parça parça dağılmayı veya mecazda sistemsel çöküşü anlatan fiildir. Crumb kelimesinden türemiştir ve modern dilde hem fiziksel hem soyut çözülmeyi kapsar.
Eş Anlamlılar:
disintegrate, collapse
Zıt Anlamlılar:
solidify, endure

"crumble" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
crumble f. ufalamak
Add the crumbled bread into the mixture.
Ufalanmış ekmeği karışıma ekleyin.

More Sentences
Genel
crumble f. parçalanmak
The old stone wall was crumbling away at its corners.
Eski taş duvar köşelerinden parçalanıyordu.

More Sentences
crumble f. ufalamak
Add the crumbled bread into the mixture.
Ufalanmış ekmeği karışıma ekleyin.

More Sentences
crumble f. çökmek
The airline market is an example of how national egoism is crumbling.
Havayolu piyasası, ulusal egoizmin nasıl çöktüğünün bir örneğidir.

More Sentences
crumble f. parçalamak
She crumbled a biscuit.
O bir bisküviyi parçaladı.

More Sentences
crumble f. parçalanmak
The old stone wall was crumbling away at its corners.
Eski taş duvar köşelerinden parçalanıyordu.

More Sentences
Mutfak
crumble i. kırıntı turta
Her favourite dessert is blackberry crumble.
En sevdiği tatlı böğürtlenli kırıntı turta.

More Sentences
Genel
crumble f. yıkılmak
crumble f. düşmek
crumble f. dökülmek
crumble f. ufalanmak
crumble f. ovalamak
crumble f. harap olmak
crumble f. dağılmak
crumble f. unufak olmak
crumble f. (ekmek vb.) ufaltmak
crumble f. kırıntı halini almak
Teknik
crumble i. ufalantı
Mutfak
crumble i. üzeri tart hamuru karışımı ile kapatılan bir meyve tatlısı

"crumble" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crumble [dialect] i. kırıntı
crumble [dialect] i. zerre
crumble st finely f. un ufak etmek
crumble away f. ufalanmak
Öbek Fiiller
crumble up f. un ufak olmak
crumble something up f. un ufak etmek
crumble up f. küçük parçalara ayrılmak
crumble away f. küçük parçalara ayrılmak
crumble away f. un ufak olmak
crumble something up f. küçük parçalara ayrılmak
crumble into (something) f. ufalanmak
crumble into (something) f. parça parça dökülmek
crumble into (something) f. dökülmek
crumble into (something) f. dağılmak
crumble something up (into something) f. bir şeyi (bir şeyin içine) ufalamak
crumble into f. dağılmak
crumble into f. parça parça dökülmek
crumble into f. dökülmek
crumble into f. ufalanmak
crumble up f. ufalamak
crumble up f. un ufak etmek
Deyim
crumble away f. küçük parçalara ayrılmak
crumble away f. parça parça olmak
Mutfak
apple crumble i. kırıntılı elma tatlısı