dört - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

dört



"dört" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
dört four i.
General
dört iv i.
dört 4 i.
dört quadri- ök.
Technical
dört tetra

"dört" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
dört gözle beklemek look forward f.
General
dört köşe olmak be highly pleased f.
dört köşe olmak highly pleased f.
etrafında dört dönmek hover around f.
dört parçaya bölmek quarter f.
dört elle sarılmak stick heart and soul f.
bir işe dört elle sarılmak fling oneself into f.
dört kopya yapmak quadruplicate f.
gözünü dört açıp çok çalışmak hustle f.
zevkten dört köşe olmak be as happy as lark f.
dört nüsha yapmak quadruplicate f.
gözünü dört açmak keep one's eyes peeled f.
zevkten dört köşe olmak be as happy as larry f.
dört gözle beklemek wait f.
dört köşeli hale getirmek (bir şeyin kenarlarını) square off f.
dört ayak üzerine düşmek land on one's feet f.
dört dönmek search everywhere f.
gözünü dört açmak keep one's eyes open f.
dört kısma ayırmak divide into quarters f.
dört gözle beklemek wait for f.
dört ayak üzerine düşmek fall on all fours f.
ağzı dört köşe olmak be all smiles f.
gözünü dört açmak be all eyes f.
gözünü dört açmak look sharp f.
dört gözle beklemek gardant f.
gözünü dört açmak keep one's eyes skinned f.
dört nala gitmek gallop f.
dört ayağının üstüne düşmek fall on one's feet f.
gözünü dört açmak be watchful f.
dört misli artmak quadruple f.
dört katına çıkarmak quadruple f.
dört gözle beklemek look forward to f.
gözünü dört açmak be on the alert f.
zevkten dört köşe olmak be very happy f.
zevkten dört köşe olmak jump for joy f.
zevkten dört köşe olmak be overjoyed f.
dört elle sarılmak go into (something) wholeheartedly f.
dört elle sarılmak cling to (someone) for support f.
zekten dört köşe olmak jump for joy f.
dört nala koşturmak ride (a horse) at full gallop f.
dört nala koşmak run at full gallop f.
dört nala koşmak gallop f.
dört bir yandan saldırmak beset f.
dört ayak üstüne düşmek land on one's feet f.
yapmayı dört gözle beklemek look forward to doing f.
çalışmayı dört gözle beklemek look forward to working f.
gelişini dört gözle beklemek look forward to his/her coming/arrival f.
ülkenin dört bir yanını gezmek travel around the country f.
lotoda dört tutturmak get four numbers in the lottery f.
dört kişilik bir masa ayırtmak book a table for four f.
satışları dört milyondan altı milyona artırmak increase sales from four million to six million dollars f.
(fikir/düşünce) dört elle sarılmak hug f.
yanları açık ve dört tekerlekli yük arabası lorry i.
yüz kırk dört düzine greal gross i.
dört vezinli mısra tetrameter i.
dört yaşından daha küçük boğalarla güreşen boğa güreşçisi novillero i.
dört tekerlekli, üstü açılır kapanır hafif at arabası victoria i.
dört taneden biri quadruplicate i.
dört ayaklı hayvan quadruped i.
on dört şubatta sevgiliye verilen hediye valentine i.
atla çekilen dört tekerlekli hafif gezinti arabası surrey i.
dört tekerlek freni fourwheel brake i.
dört parçalı yaprak quatrefoil i.
dört ayaklı quadruped i.
motosiklet motoruyla çalışan dört tekerlekli küçük taşıt quadricycle i.
dört çiftle yapılan dans quadrille i.
rusya'da kullanılan dört tekerlekli bir çeşit at arabası telega i.
dünyanın dört bucağı four corners of the earth i.
on dört sayısı fourteen i.
gece yarısından sonraki üç dört saat small hours i.
iskambilde en yüksek dört beş koz honor i.
antik fizyolojiye göre aşırı sinir ve asabiyete neden olduğu düşünülen dört etkenden biri yellow bile i.
on dört şubata rastlayan sevgililer günü valentine's day i.
dört nala koşan at galloper i.
dört koltuklu teleferik quad chair i.
üstü açık dört tekerlekli rus at arabası droshky i.
dört köşeli sütun pilaster i.
hindistan'daki dört sosyal gruptan biri kshatriya i.
dört yapraklı quarto i.
dört yapraklı forma quarto i.
dört gram drachmae i.
dört teker çekişli fourwheel drive i.
dört gram dram i.
dört köşeli şapka biretta i.
dört ayaklı kelebek four footed butterfly i.
yirmi dört buğday ağırlığında ölçü birimi 1,56 gram pennyweight i.
on dört şubatta sevgiliye gönderilen kart valentine i.
oyun alanının dört köşesinden biri corner i.
üç veya dört kişiyle oynanan bir amerikan iskambil oyunu eucre i.
dört yol ağzı crossroads i.
dört başı mamur the all round i.
dört sesli parça quartette i.
on dört şubatta kendisine kart gönderilen veya hediye verilen sevgili valentine i.
dört ayak all fours i.
üst kısmı açılır kapanır dört tekerlekli at arabası landau i.
dört köşeli tetragon i.
dört rakamı 4 four i.
dört gram drachmai i.
dört tekerlekli wagon i.
dört tekerlekli yük arabası wagon i.
önü dört direkli bina tetrastyle i.
dört sesli parça quartet i.
dört telli gitar ukulele i.
on dört şubata rastlayan sevgililer günü st valentine's day i.
dört incil´den biri gospel i.
dört yılda bir gelen ve 366 gün olan yıl leap year i.
dört tekerlekli atlı binek arabası phaeton i.
dört yıl süren olay quadrennial i.
noel öncesi dört hafta advent i.
rusya'da kullanılan dört tekerlekli at arabası tarantass i.
yirmi dört tabakalık kağıt destesi quire i.
son dört ay last four i.
dört temmuz fourth of july i.
on dört fourteen i.
dört evreli quadrature i.
dört haneli yıllar four digit years i.
dört feetlik uzunluk tetrapody i.
yirmi dört thrave i.
dört ayaklı ucube tetrapus i.
dört nala koşan galloper i.
dört nala koşma galopade i.
iki veya dört tekerlekli bir taşıt herdic i.
dört boyut 4 d i.
dünyanın dört bucağı the four corners of the earth i.
dört ayaklı portal vinç straddle crane i.
dört tekerli araç four wheeler i.
dört tekerli at arabası dearborn i.
dört kişi four persons i.
dört yapraklı yonca four-leaf clover i.
mahşerin dört atlısı four horsemen of the apocalypse i.
mahşerin dört atlısı four horsemen i.
incili yazan dört havariden biri evangelist i.
dört yönde geçit veren four-way i.
dört odalı ev four-roomed house i.
elli dört fifty-four i.
dört yapraklı yonca four-leaf clover i.
dört evreli cinsel tepki modeli four-phase model i.
yirmi dört saat daily delegate tarifesi twenty-four hour delegate rate i.
dört dörtlük öğün nosh-up i.
dört dörtlük görüntü twenty-twenty i.
ingiltere'de milli eğitim programının dört basamağından her biri key stage i.
dört tekerlekli yük arabası waggon i.
dört katı quadruple i.
dört tekerlekli atlı yük arabası wagon i.
dünyanın dört bir yanı the four corners of the earth i.
ülkenin dört bir yanı the four corners of the country i.
dünyanın dört bir yanı the four corners of the world i.
otuz dört thirty four i.
kırk dört forty four i.
yirmi dört twenty four i.
elli dört fifty four i.
altmış dört sixty four i.
yetmiş dört seventy four i.
seksen dört eighty four i.
doksan dört ninety four i.
dört mevsim four seasons i.
dört saatlik uygulama four-hour application i.
on dört gece fourteen nights i.
dört takım four teams i.
yahudilerin ışık festivalinde oynadıkları dört kenarlı topaç dreidel i.
dört harfli bir kelime a four-letter word i.
dört yıllık lisans four-year license i.
on dört gün fortnight i.
iki önde/iki arkada olmak üzere dört tekerlekli paten roller/quad skate i.
dört kenarlı fırıldak dradle i.
dört atlı araba four-in-hand i.
üçer günlük dört mevsim orucu ember days i.
on dört şubat sevgililer günü valentine's day i.
on dört maddelik konuşma fourteen point speech i.
dört sesten oluşmuş vokal grubu barbershop quartet i.
dört buçuk four and a half i.
dört dilimli ekmek kızartma makinesi four-slice toaster i.
iskambilde en yüksek dört beş koz honour i.
dört bin four thousand i.
dört bardak süt four glasses of milk i.
dört kez tekrar four time repetition i.
dört büyük halife four great caliphs i.
dört insan four people i.
dört kişilik bir aile a family of 4 i.
dört kişilik bir aile a family of four i.
dört kişilik aile family of 4 i.
dört kişilik aile family of four i.
yürümekte zorluk çeken kimselere yardım etmek amacıyla üretilen dört ayaklı bir yürüme desteği sistemi (ticari marka) zimmer i.
dört duvar four walls i.
dört yapraklı yonca four-leaf shamrock i.
dört arkadaş four friends i.
dört basamaklı sayılar four-digit numbers i.
dört başı mamur yemek square meal i.
dört kişilik oda quad room i.
dört kişilik oda four-person room i.
dört kişilik oda 4-person room i.
dört aylık bebek 4-month baby i.
dört aylık bebek 4 month old baby i.
dört aylık bebek four month baby i.
dört aylık bebek four month old baby i.
dört nala gidiş tantivy i.
noel öncesi dört hafta takvimi advent calendar i.
noel öncesi dört haftanın ilk pazar günü advent sunday i.
dört taraflı quadripartite s.
dört boşluklu quadrilocular s.
dört sesli quadraphonic s.
dört ayaklı quadrupedal s.
dört kat fourfold s.
dört başı mamur perfect s.
dört sene süren quadrennial s.
dört açılı tetragonal s.
dört yüz four hundred s.
dört sesli quadrophonic s.
dört parçalı quadripartite s.
dört dörtlük consummate s.
dört tekerlekli fourwheel s.
dört köşeli quadrangular s.
dört köşeli quadrate s.
dört taraftan all around s.
dört dörtlük foolproof s.
dört kenarlı four sided s.
dört köşeli foursquare s.
dört köşeli square s.
dört dörtlük perfect s.
dört yüzlü tetrahedral s.
dört dörtlük excellent s.
dört yıllık quadrennial s.
dört başı mamur flourishing s.
dört ayaklı quad s.
dört başı mamur prosperous s.
dört katlı quadruplex s.
dört ayaklı four footed s.
dört köşe foursquare s.
gözünü dört açmış wide eyed s.
dört kat quadruple s.
dört gözle bekleyen guardant s.
dört bir tarafı surrounded by s.
dört bir tarafı surrounded with s.
dört katlı four-storey s.
dört telli four-wire s.
dört tabakalı four-layer s.
dört silindirli four-cylinder s.
dört aylık four-month s.
dört silindirli four-roll s.
dört kanatlı four-bladed s.
dört köşeli four-cornered s.
dört göz four-eyed s.
dört katlı four-folded s.
dört birim genişliğinde two-by-four s.
yirmi dört saatlik circadian s.
dört misli quadruple s.
dört sayfalık four-page s.
dört sayfa four-page s.
dört eşit parçaya bölünmüş quartered s.
dört eşit parçaya ayrılmış quartered s.
dört başı mamur perfect in every way s.
dört başı mamur complete s.
dört başı mamur full-dress s.
dört başı mamur excellent in every aspect s.
dört kısımlı quaternary s.
dört ayak üstünde duran standing on four feet s.
dört ayak üstünde duran statant s.
dört ayda bir olan tri-annual s.
dört katlı four-story s.
dört paket four-pack s.
dört katı four times zf.
dört günde bir every four days zf.
dünyanın dört yanında far and wide zf.
dört bir yandan from all quarters zf.
dört dörtlük fully zf.
dört bir tarafı on all sides of zf.
yedi iklim dört bucak everywhere zf.
dünyanın dört bucağına four corners of the earth zf.
in dört katı four times zf.
dört ayak üzerinde on all fours zf.
dört bir tarafı on all sides zf.
dört bir yanı all around zf.
dört bir yanı on all sides zf.
dört bir tarafı all around zf.
dört kere four times zf.
dört ayak üstünde on all fours zf.
dört ayak üstüne on all fours zf.
dört yandan all around zf.
dört bir yanda here there and anywhere zf.
haftada dört sefer four times a week zf.
dört yılda bir in every four years zf.
dört yılda bir once in every four years zf.
dört yıl üst üste four consecutive years zf.
dört yıl üst üste four years in a row zf.
yılda dört kere four times (in) a year zf.
yılda dört kez four times (in) a year zf.
yılda dört sefer four times (in) a year zf.
on dört gün içinde in a fortnight zf.
on dört günde bir fortnightly zf.
haftada dört kere four times a week zf.
haftada dört kez four times a week zf.
haftada dört defa four times a week zf.
yılda dört defa four times (in) a year zf.
senede dört defa four times (in) a year zf.
öğleden sonra dört ile gece yarısı arasında between four in the afternoon and midnight zf.
günde dört kez four times a day zf.
günde dört defa four times a day zf.
günde dört kere four times a day zf.
dört bir tarafında/yanında all across zf.
dört dönem olarak on a quarterly basis zf.
dört bir yana in all directions zf.
dört nala tantivy zf.
yüz kırk dört düzine a great gross
Phrasals
dört elle sarılmak buckle down to
dört elle girişmek buckle down to
dört gözle beklemek look forward to
Phrases
iki kere iki dört eder gibi as sure as two and two is four
şirketin, hepsi genç olan dört üyesi var the company has four members, all of whom are young
dünyanın dört bir yanından from the four corners of the earth
dünyanın dört bucağından from the four corners of the earth
dünyanın dört bir köşesinden from the four corners of the earth
bir seferde dört kişi four at a time
dört katı by a factor of four
senede dört sefer once a quarter
yılda dört sefer once a quarter
yılda dört kez once a quarter
senede dört kere once a quarter
senede dört kez once a quarter
yılda dört kere once a quarter
cevabınızı dört gözle bekliyorum I look forward to hearing from you
cevabınızı dört gözle bekliyorum I look forward to your reply
iki ile dört kat two to four times
yaklaşık dört saat about four hours
Colloquial
gözlerini dört aç keep your eyes skinned
gözlerini dört aç keep your eyes peeled
dört gözle all eyes
gözünü dört açmak be on one's guard against
dört bir yan high and low
yirmi dört saat twenty four hours a day
dünyanın dört bir yanında pole to pole
dört bir yan all four sides
gözünü dört aç keep your head on a swivel
kulağını dört aç pin back your ears
dünyanın dört bir köşesinden from the four corners of the world
dünyanın dört bir yanından from all corners of the world
dünyanın dört bir yanından from the four corners of the world
dünyanın dört bir köşesinden from all corners of the world
dünyanın dört bucağından from all corners of the world
üç ya da dört three or four
zevkten dört köşe tickled to death
dört ayak üstüne düşmek cop it sweet
dört çocuk annesi mother of four
dört dörtlük kimse living end
dört bir yandan from near and far
dört bir yandan from far and near
on dört yıl fourteen years
yedi gün yirmi dört saat twenty-four-seven
dört gün önce four days ago
dört yaşında bir çocuk a four-year-old child
üç veya dört el ateş edildi three or four gunshots were fired
on dört gün içinde in a fortnight
dört beş sene önce four or five years ago
dört veya beş sene önce four or five years ago
dört beş yıl önce four or five years ago
dört veya beş yıl önce four or five years ago
dört çocuk annesi a mother of four children
dört çocuk babası a father of four children
birine dört kurşun sıkmak put four bullets into someone
her dört saatte bir every four hours
gözlerini dört aç be careful
Idioms
zevkten dört köşe olmak be as happy as lark
zevkten dört köşe olmak be as happy as larry
zevkten dört köşe olmak be tickled pink
bir işe dört elle sarılmak buckle down to something
sevinçten dört köşe olmak fall over backwards
dört başı mamur head and shoulders above
dört ayak üstüne düşmek fall on one's feet
dört başı mamur in mint condition
gözünü dört açmak keep one's eyes skinned
gözünü dört açmak keep one's eyes peeled
dört ayak üstüne düşmek land on one's feet
gözünü dört açmak keep one's weather eye open
dört dönmek ride off in all directions
dört köşe olmak be all smiles
dört başı mamur tiptop
dört başı mamur full-fledged
işe dört elle sarılmak come to grips with
işe dört elle sarılmak get to grips with
dört dönmek dance attendance on
dört gözle beklemek look forward to
bir işe dört elle sarılmak go to work
dört elle sarılmak hammer away at
dört ayak on all fours
zevkten dört köşe olmak put the flags out
(birinin) ölümünü dört gözle beklemek wait for a dead man's shoes
zevkten dört köşe olmak hang the flags out
etrafında dört dönmek dance attendance on
dört ayak üzerine düşmek fall on one's feet
dört bir yanda far and wide
dünyanın dört bir yanından from all corners of the earth
dünyanın dört bir yanından from all four corners of the earth
dört elle sarılmak have one's heart in
gözünü dört açmak have one's wits about one
hep dört ayağının üzerine düşmek lead a charmed life
yirmi dört saat aralıksız çalışmak work round the clock
iki artı ikinin dört ettiği kadar sure as eggs is eggs
iki artı ikinin dört ettiği kadar sure as fate
iki artı ikinin dört ettiği kadar sure as god made little green apples
iki artı ikinin dört ettiği kadar sure as I'm standing here
iki artı ikinin dört ettiği kadar sure as you live
gözlerini dört açmak keep your eyes peeled (for something)
gözlerini dört açmak keep one's eyes open (for someone or something)
gözlerini dört açmak keep one's eyes peeled (for someone or something)
dört bir tarafa dağılmış olmak be scattered to the four winds
dört bir yana dağılmak be scattered to the four winds
dört bir yana dağılmış olmak be scattered to the four winds
işe dört elle sarılmak put shoulder to the wheel
işe dört elle sarılmak put one's shoulder to the wheel
dört ayak üstüne düşmek land upon one's feet
dört ayağı üstüne düşmek land on both feet
dört ayak üstüne düşmek land on both feet
dört ayağı üstüne düşmek land upon both feet
dört ayak üstüne düşmek land upon both feet
dört ayağı üstüne düşmek land on one's feet
dört elle sarılmak dive in with both feet
dört elle sarılmak jump in with both feet
dört bir yana saçılmak be all over the shop
dört bir yana saçılmak be all over the lot
dört bir tarafında across the board
dört bir yana yayılmak be all over the shop
dört bir yana dağılmak be all over the lot
dört bir yana yayılmak be all over the lot
dört bir yana dağılmak be all over the shop
zevkten dört köşe ravished with delight
dört elle sarılmak go at something like a boy killing snakes
dört nala koşmak break into a gallop
dört nala koşmaya başlamak break into a gallop
zevkten dört köşe olmak purr like a cat
zevkten dört köşe olmak purr like a kitten
hep dört ayağının üzerine düşmek have a charmed life
hep dört ayağının üzerine düşmek live a charmed life
yirmi dört saat uyumak sleep around the clock
dünyanın dört bucağı the four corners of the world
dünyanın dört bir yanı the four corners of the world
dünyanın dört bir köşesi the four corners of the earth
dünyanın dört bir yanı the four corners of the earth
dört bir yerden gelmek come from far and wide
dünyanın dört bucağı the four corners of the earth
dünyanın dört bir köşesi the four corners of the world
zevkten dört köşe olmak be tickled pink/to death
birisini zevkten dört köşe etmek tickle someone to death
gözlerini ve kulaklarını dört açmak all eyes and ears
gözlerini ve kulaklarını dört açmak be all ears
gözlerini dört açmak keep a weather eye on
gözlerini dört açmak keep an eye out for something
gözlerini dört açarak with one's eyes wide open
dört bir yandan gelmek come from far and wide
dört ayağı üstüne düşmek land upon one's feet
(fuck kelimesini ifade etmek amacıyla söylenen) dört harfli söz/küfür a four-letter word
dört bir yana to the four winds
birine karşı gözünü dört açmak remain on guard against someone
birine karşı gözünü dört açmak be on guard against someone
birine karşı gözünü dört açmak stay on one's guard against someone
birine karşı gözünü dört açmak stay on guard against someone
birine karşı gözünü dört açmak keep on guard against someone
birine karşı gözünü dört açmak keep on one's guard against someone
birine karşı gözünü dört açmak remain on one's guard against someone
birine karşı gözünü dört açmak be on one's guard against someone
işine dört elle sarılmak keep one's shoulder to the wheel
işine dört elle sarılmak have one's shoulder to the wheel
işine dört elle sarılmak pit one's shoulder to the wheel
dört ayak üstüne düşmek have the luck of the irish
dört ayak üstüne düşmek have luck of the irish
(bir durum hakkında) gözünü dört açmak keep a weather eye on something
kulağını (gözünü ) dört açmak have an ear to the ground
kulağını (gözünü ) dört açmak keep one's ear to the ground
kulağını (gözünü ) dört açmak have one's ear to the ground
kulağını (gözünü ) dört açmak keep an ear to the ground
gözlerini dört açmak keep one's eyes peeled for
gözlerini dört açmak keep one's eyes open for
gözlerini dört açmak keep one's eyes peeled/skinned
gözünü dört açmak keep wary eye
dört başı mamur bir iş çıkarmış olmak do oneself proud
çil yavrusu gibi dört bir yana dağılmak run off in all directions
çil yavrusu gibi dört bir yana dağılmak ride off in all directions
kulağını dört açıp dinlemek hang on somebody's every word
iki artı ikinin dört etmesi kadar kesin sure as eggs is eggs
yirmi dört saat round the clock
yirmi dört saat around the clock
Speaking
dört bir tarafı all around it
gözünü dört aç have a care
cevabınızı dört gözle bekliyoruz we are looking forward to hearing from you
cevabınızı dört gözle bekliyorum I am looking forward to hearing from you (soon)
dört gün oldu it's been four days
kulaklarını dört aç prick up your ears
kulaklarını dört aç prick your ears up
dört bir tarafa/yana every which way
gözünü dört aç! look sharp!
dört kardeşiz we are four siblings
bu dört duvar these four walls
biz dört kişilik bir aileyiz we are a family of four
saat dört buçuk it's half past four
insanlar dünyanın dört bir yanından bunu görmek için geliyor people come from all over the world to see this
dört kere beş eşittir yirmi four times five equals twenty
dört haftadır for four weeks
üç veya dört kere ateş edildi three or four gunshots were fired
eşi hayattadır; ardında dört çocuk bırakmıştır he is survived by his wife and four children
dört kardeşim var i have four siblings
Slang
dört göz four-eyes
dört dörtlük kimse fletch