dear - Türkçe İngilizce Sözlük

dear

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dear — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sevgili, değerli, pahalı
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪr/ – BrE /dɪə/)
Terim Türü:
Sıfat/Ünlem
Sevgi ifadesi olarak hitabı veya maddi değeri yüksek/pahalı olmayı tanımlayan terimdir. Eski İngilizcedeki dēore (“değerli, kıymetli”) biçiminden gelir; modern İngilizcede duygusal değer ile ekonomik değer arasında doğal bir anlam köprüsü kurar.
Eş Anlamlılar:
beloved, expensive
Zıt Anlamlılar:
cheap, hated

"dear" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dear s. sevgili
Dearest hearts, your four angelic helpers are waiting for you to call on them.
Sevgili kalpler, dört melek yardımcınız onları çağırmanızı bekliyor.

More Sentences
dear ünl. canım
I'm so sorry for your loss, dear.
Kaybın için çok üzgünüm canım.

More Sentences
Genel
dear i. tatlım
Let me help you, my dear.
Sana yardım edeyim, tatlım.

More Sentences
dear i. tatlı kimse
Be a dear and help your grandmother.
Tatlı biri ol ve büyükannene yardım et.

More Sentences
dear i. sevgili
Dear Alice,' started the letter.
"Sevgili Alice," diye başlıyordu mektup.

More Sentences
dear i. canım
How was your exam, dear?
Sınavın nasıl geçti canım?

More Sentences
dear s. değerli
His uncle was dear to him until the big argument.
Büyük tartışmaya kadar amcası onun için çok değerliydi.

More Sentences
dear s. pahalı
Transportation costs became 50% dearer after Brexit.
Brexit'ten sonra ulaşım maliyetleri %50 daha pahalı hale geldi.

More Sentences
dear exclam. sevgili
Dear Alice,' started the letter.
"Sevgili Alice," diye başlıyordu mektup.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
dear s. pahalı
Transportation costs became 50% dearer after Brexit.
Brexit'ten sonra ulaşım maliyetleri %50 daha pahalı hale geldi.

More Sentences
Genel
dear i. sevimli kimse
dear i. sevilen kimse
dear s. kıymetli
dear s. kazık
dear s. tuzlu
dear s. minik
dear s. aziz
dear s. sayın
dear zf. içtenlikle
dear zf. pahalıya
dear exclam. sayın
dear i. canısı
Ticaret/Ekonomi
dear s. fiyatı yüksek

"dear" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dear friend i. sevgili arkadaşım
little dear i. maskara
dear valued customer i. değerli müşterimiz
dear john letter i. ayrılık mektubu (erkek arkadaşa kız tarafından yazılan)
dear jane letter i. (sevgiliyi) terk mektubu
dear john letter i. (sevgiliyi) terk mektubu
dear jane letter i. terk mektubu
dear john letter i. terk mektubu
dear madam i. sayın bayan
dear diary i. sevgili günlük
dear sirs i. sayın baylar
dear customer i. sayın müşterimiz
dear all i. sayın arkadaşlar
dear all i. değerli arkadaşlar
dear listeners i. sayın dinleyiciler
dear esteemed members i. değerli üyeler
dear esteemed members i. kıymetli üyeler
dear valued members i. değerli üyeler
dear members i. kıymetli üyeler
dear valued members i. kıymetli üyeler
dear members i. değerli üyeler
dear mr. president i. sayın başkan
dear client i. sayın müşterimiz
dear viewers i. değerli izleyiciler
come dear f. pahalıya gelmek
buy dear f. pahalıya mal etmek
come dear f. pahalıya mal olmak
hold something dear f. baş tacı etmek
hold something dear f. bir şeye çok değer vermek
buy cheap sell dear f. ucuz alıp pahalı satmak
very dear s. canciğer kuzu sarması
very dear s. can ciğer
for dear life zf. can havli ile
for dear life zf. bütün kuvvetiyle
for dear life zf. hayatını kurtarmak için
oh dear! ünl. vah vah
oh dear! ünl. aman yarabbim
oh dear! ünl. aman allahım
oh dear! ünl. hay allah!
oh dear ünl. aman yarabbi
dear audience ünl. sayın dinleyiciler
o dear ünl. hay allah!
o dear ünl. sürpriz, merhamet, keder, acı gibi çeşitli duyguları ifade eden ünlem
o dear ünl. aman tanrım!
İfadeler
dear madam expr. sayın yetkili
dear colleagues expr. sayın meslektaşlarım
dear subscriber this is a pre-recorded message expr. sayın abonemiz bu bir bant kaydıdır
my dear teacher expr. canım öğretmenim
dear sir or madam expr. sayın bay/bayan
dear colleagues expr. sevgili meslektaşlarım
after you, my dear alphonse expr. aynı anda aynı şeyi yapmaya çalışan iki kişi için kullanılan bir deyim
after you, my dear alphonse expr. önce sen sevgili Alphonse
please excuse my dear aunt sally expr. bir matematik denklemini hesaplarken izlenecek yolu (paretheses (parantezler), exponents (kuvvetler), multiplication (çarpma) ve division (bölme), addidition (toplama) ve subtraction (çıkartma)) hatırlamak için uydurulmuş anımsatıcı bir cümle
Atasözü
a thing you don't want is dear at any price i. bir şey sadece fiyatı ucuz olduğu için alınmaz
a thing you don't want is dear at any price i. ucuz etin yahnisi yavan olur
thing you don't want is dear at any price ucuz etin yahnisi yavan olur
thing you don't want is dear at any price bir şey sadece fiyatı ucuz olduğu için alınmaz
something you don't want is dear at any price bir şey sadece fiyatı ucuz olduğu için alınmaz
something you don't want is dear at any price ucuz etin yahnisi yavan olur
Konuşma Dili
old dear i. ihtiyar kadın
old dear i. yaşlı kadın
old dear i. ihtiyar
an old dear i. ihtiyar kadın
an old dear i. yaşlı kadın
an old dear i. ihtiyar
oh dear! expr. aman allahım!
oh dear! expr. aman tanrım!
for dear life expr. bir canı var onu korumak için
for dear life expr. hayatı için
for dear life expr. canını korumak için
hi dear expr. merhaba canım
dear departed expr. ölmüş
dear departed expr. merhum
dear departed expr. vefat etmiş
for dear life expr. hayatı pahasına
dear spectators expr. sevgili seyirciler
the dear only knows [dated] expr. tanrı bilir
the dear only knows [dated] expr. Allah bilir
the dear only knows [dated] expr. hiçbir fikrim yok
the dear only knows [dated] expr. kim bilir
dear me! exclam. olur şey değil!
after you, my dear alphonse exclam. önce sen buyur cancağızım
dear me! exclam. olacak iş değil!
Deyim
a dear john letter i. kadının erkeğe yazdığı ayrılık mektubu
near and dear to someone i. kalbinin bir parçası
dear abby i. güzin abla
dear john i. kadının erkeğe yazdığı ayrılık mektubu
dear john i. ayrılık mektubu (erkek arkadaşa kız tarafından yazılan)
dear john i. terk mektubu
dear john i. (sevgiliyi) terk mektubu
hold dear f. (birine) düşkün olmak
hold dear f. düşkün olmak
hold dear f. meraklısı olmak
hold dear f. çok değer vermek
attach to something for dear life f. sıkı sıkıya bağlanmak
attach to something for dear life f. sıkı sıkıya tutunmak
attach to something for dear life f. bir şeye hayatı pahasına bağlanmak
cost somebody dear f. çok şeye mal olmak
hold on for dear life f. üstün uğraş vermek
cost somebody dear f. pahalıya patlamak
hold on for dear life f. canını dişine takmak
cost somebody dear f. bedeli ağır olmak
cost somebody dear f. birine çok çektirmek
hold on for dear life f. sıkıca tutunmak
hang on for dear life f. sıkıca tutunmak
hang on for dear life f. sımsıkı tutunmak
hold on for dear life f. sımsıkı tutunmak
cost dear f. çok pahalıya mal olmak
be dear to somebody’s heart f. bayılmak
be dear to somebody’s heart f. düşkün olmak
be dear to somebody’s heart f. birisine hitap ediyor olmak
be dear to somebody’s heart f. tam kalbine seslenmek
be dear to somebody’s heart f. tam kalbinden geçen gibi olmak
be dear to somebody’s heart f. sevilen/değer verilen kişi ya da şey olmak
be dear to somebody's heart f. birine çok yakın olmak
be dear to somebody's heart f. birinin kıymetlisi olmak
be dear to somebody's heart f. birinin kalbinin bir parçası olmak
be dear to somebody's heart f. birisine hitap ediyor olmak
be dear to somebody's heart f. biri için önemli/değerli olmak
be dear to somebody's heart f. bayılmak
be dear to somebody's heart f. biri tarafından çok sevilmek
be dear to somebody's heart f. birinin düşkün olduğu bir şey/biri olmak
be dear to somebody's heart f. biri için çok değerli/önemli olmak
be dear to somebody's heart f. birinin sevdiği/değer verdiği bir şey/biri olmak
be dear to somebody's heart f. birine hitap etmek
be dear to somebody's heart f. birinin kıymetlisi olmak
cost (one) dear f. (biri için) bedeli ağır olmak
cost (one) dear f. (birine) çok çektirmek
cost (one) dear f. (biri için) çok şeye mal olmak
cost (one) dear f. (birine) pahalıya patlamak/mal olmak
hold (someone or something) dear f. (birine/bir şeye) düşkün olmak
hold (someone or something) dear f. (birinin/bir şeyin) meraklısı olmak
hold somebody/something dear f. birine/bir şeye düşkün olmak
hold somebody/something dear f. birinin/bir şeyin çok önemli/değerli olduğunu düşünmek
hold (someone or something) dear f. (birine/bir şeye) değer/önem vermek
hold somebody/something dear f. birine/bir şeye değer/önem vermek
dear to somebody's heart s. kalbinin bir parçası
dear to your heart s. kıymetlin
dear to your heart s. kalbinin bir parçası
dear to your heart s. sana hitap eden
dear to your heart s. senin için önemli/değerli
dear to your heart s. çok sevilen
dear john s. ayrılık hakkında
dear john s. ayrılık (mektubu, mesajı)
near and dear to (one) s. (birinin) hayatında büyük yer tutan
near and dear to (one) s. (birinin) kıymetlisi
near and dear to (one) s. (biri) için çok önemli
near and dear to (one) s. (birinin) kalbinin bir parçası
near and dear to (one) s. (birinin) canı ciğeri
for dear life expr. can havliyle