delicious - Türkçe İngilizce Sözlük

delicious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

delicious — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çok lezzetli, nefis
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈlɪʃəs/ – BrE /dɪˈlɪʃəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Tat açısından çok beğenilen yiyecek-içeceği niteleyen sözcüktür; bazen mecazda “delicious irony” gibi keyif veren durumlar için de kullanılır. Latince deliciosus (“keyif verici”) kökünden Fransızca aracılığıyla İngilizceye geçmiştir; modern dilde duyusal haz ile keyif duygusunu birleştiren sıcak bir sıfattır.
Eş Anlamlılar:
tasty, delectable
Zıt Anlamlılar:
disgusting, bland

"delicious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
delicious s. nefis
My wife made me a delicious apple cake.
Karım bana nefis bir elmalı pasta yaptı.

More Sentences
delicious s. leziz
When I visited my friend in Nagano, I was treated to delicious soba.
Nagano'daki arkadaşımı ziyaret ettiğimde bana leziz soba eriştesi ikram edildi.

More Sentences
delicious s. lezzetli
The host served us delicious cookies.
Ev sahibi bize lezzetli kurabiyeler ikram etti.

More Sentences
Genel
delicious s. güzel
Watermelon tastes delicious on a hot day.
Sıcak bir günde karpuzun tadı çok güzeldir.

More Sentences
delicious s. lezzetli
The host served us delicious cookies.
Ev sahibi bize lezzetli kurabiyeler ikram etti.

More Sentences
delicious s. nefis
My wife made me a delicious apple cake.
Karım bana nefis bir elmalı pasta yaptı.

More Sentences
delicious s. eğlenceli
The play performed by eighth-graders was delicious.
Sekizinci sınıfların sergilediği oyun oldukça eğlenceliydi.

More Sentences
Mutfak
delicious s. enfes
It smells delicious.
Enfes kokuyor.

More Sentences
delicious s. leziz
When I visited my friend in Nagano, I was treated to delicious soba.
Nagano'daki arkadaşımı ziyaret ettiğimde bana leziz soba eriştesi ikram edildi.

More Sentences
delicious s. lezzetli
The host served us delicious cookies.
Ev sahibi bize lezzetli kurabiyeler ikram etti.

More Sentences
Genel
delicious s. tadına doyulmayan
delicious s. ağzına layık
delicious s. kaymak gibi
delicious s. hoş
delicious s. tatlı
delicious s. eğlendirici
delicious s. komik
delicious s. çok lezzetli
Mutfak
delicious s. ağızlara layık
Botanik
delicious i. yoğun aromalı, büyük ve kırmızı bir amerikan elması
delicious i. amerikan elması ağacı

"delicious" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
delicious food i. lezzetli yemek
make delicious f. lezzetlendirmek
taste delicious f. lezzetli olmak
be found delicious f. lezzetli bulunmak
taste delicious f. lezzetli bulunmak
cook delicious meals f. lezzetli yemekler pişirmek
very delicious s. ballı
not delicious s. lezzetli olmayan
delicious [obsolete] s. rahatına düşkün
delicious [obsolete] s. zevk düşkünü
delicious [obsolete] s. şımarık
delicious [obsolete] s. lüks
delicious [obsolete] s. haz düşkünü
delicious [obsolete] s. haz peşinde olan
the dinner was delicious expr. akşam yemeği nefisti
that was delicious expr. (yemek) nefisti
Öbek Fiiller
delicious-looking s. lezzetli görünen
Konuşma
I still remember its delicious taste expr. tadı damağımda kaldı
the most delicious meal I've ever had expr. şimdiye kadar yediğim en lezzetli yemek
it looks delicious expr. lezzetli görünüyor
Mutfak
the meal was delicious expr. yemek nefisti
Botanik
red delicious i. kırmızı renkli tatlı bir elma
golden delicious apple i. yeşil-sarı renkli, tatlı bir elma
delicious apple i. yoğun aromalı, büyük ve kırmızı bir amerikan elması
Tarım
golden delicious i. tatlı bir sarı elma çeşidi
yellow delicious i. tatlı bir sarı elma çeşidi