demonstrative - Türkçe İngilizce Sözlük

demonstrative

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

demonstrative — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈmɑːnstrətɪv/ – BrE /dɪˈmɒnstrətɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Duygu veya niyeti belirgin biçimde dışa vuran; dilbilgisinde “this/that” gibi işaretleyicilerle ilgili olanı niteleyen sözcüktür. Latince demonstrare kökünden günümüze ulaşmaktadır; modern kullanımda hem “demonstrative affection” gibi davranış düzeyine hem de gramerde işaret etme mantığına uzanan iki ayrı teknik alanı paylaşır.
Eş Anlamlılar:
expressive, indicative
Zıt Anlamlılar:
reserved, implicit

"demonstrative" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
demonstrative s. gösterişli
Some parents avoid being demonstrative.
Bazı ebeveynler gösterişli hareketler yapmaktan kaçınır.

More Sentences
demonstrative i. işaret zamiri
demonstrative i. işaret sıfatı
demonstrative s. gösteren
demonstrative s. inandırıcı
demonstrative s. göze çarpan
demonstrative s. demonstratif
demonstrative s. hislerini açığa vuran
demonstrative s. hislerini serbestçe açığa vuran
demonstrative s. duygularını gizlemeyen
demonstrative s. kesin olarak ispatlayan
demonstrative s. kanıtlayan
demonstrative s. duygularını açığa vuran
demonstrative s. duygularını gizleyemeyen
demonstrative s. belirtici
demonstrative s. açıklayıcı
demonstrative s. coşkulu
demonstrative s. çok canlı ve neşeli
demonstrative s. gösterici
demonstrative s. açıkça belli eden
demonstrative s. işaret zamir/sıfatıyla ilgili
Dilbilim
demonstrative i. gösterme
demonstrative s. dolaylı veya doğrudan atıfta bulunulan kişi veya şeye işaret edip bulunduğu tür veya sınıftakilerden ayrıştıran (sözcük veya morfem)

"demonstrative" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
demonstrative adjective i. gösterme sıfatı
demonstrative adjective i. belirtme sıfatı
demonstrative of s. kanıtlamaya yönelik
demonstrative of s. göstermeye yönelik
Hukuk
demonstrative legacy i. vasiyetle bırakılmış ve belirli bir fondan ödenecek para
demonstrative evidence i. görsel delil (harita/resim)
demonstrative evidence i. görsel kanıt (harita/resim)
Dilbilim
demonstrative pronouns i. işaret zamirleri
demonstrative pronoun i. işaret zamiri
demonstrative pronoun i. gösterme adılı
demonstrative adjective i. işaret sıfatı
demonstrative adjective i. gösterme sıfatı
demonstrative adverb i. gösterme belirteci
demonstrative adjective i. nitemi
demonstrative adjective i. gösterme önadı
demonstrative adjectives i. işaret sıfatları
demon. (demonstrative) kısalt. işaret sıfatı
demon. (demonstrative) kısalt. işaret zamiri