deterioration - Türkçe İngilizce Sözlük

deterioration

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

deterioration — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kötüleşme, bozulma, yıpranma
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˌtɪriəˈreɪʃən/ – BrE /dɪˌtɪəriəˈreɪʃən/)
Terim Türü:
İsim: deterioration (uncountable)
Kalitenin veya koşulların giderek düşmesini; özellikle bakım eksikliğinin birikimli sonucunu tanımlar. Deteriorate fiilinden türemiştir; modern kullanımda “deterioration of relations” gibi kalıplar, ilişkilerdeki küçük çatlakların zamanla büyüyerek sistemik bir düşüşe dönüştüğünü ima eder.
Eş Anlamlılar:
decline, degradation
Zıt Anlamlılar:
improvement, restoration

"deterioration" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
deterioration i. bozulma
There was a gradual deterioration in his health.
Sağlığında gitgide bir bozulma yaşandı.

More Sentences
deterioration i. kötüye gitme
Genel
deterioration i. kötüleşme
We have witnessed deterioration in the monitoring provisions since the Convention was first adopted.
Sözleşme'nin ilk kabulünden bu yana izleme hükümlerinde kötüleşmeye tanık olduk.

More Sentences
deterioration i. bozulma
There was a gradual deterioration in his health.
Sağlığında gitgide bir bozulma yaşandı.

More Sentences
Sigortacılık
deterioration i. bozulma
There was a gradual deterioration in his health.
Sağlığında gitgide bir bozulma yaşandı.

More Sentences
Teknik
deterioration i. bozulma
There was a gradual deterioration in his health.
Sağlığında gitgide bir bozulma yaşandı.

More Sentences
İnşaat
deterioration i. bozulma
There was a gradual deterioration in his health.
Sağlığında gitgide bir bozulma yaşandı.

More Sentences
Otomotiv
deterioration i. bozulma
There was a gradual deterioration in his health.
Sağlığında gitgide bir bozulma yaşandı.

More Sentences
Medikal
deterioration i. kötüleşme
We have witnessed deterioration in the monitoring provisions since the Convention was first adopted.
Sözleşme'nin ilk kabulünden bu yana izleme hükümlerinde kötüleşmeye tanık olduk.

More Sentences
Gıda
deterioration i. bozulma
There was a gradual deterioration in his health.
Sağlığında gitgide bir bozulma yaşandı.

More Sentences
Genel
deterioration i. bozunum
deterioration i. çürüklük
deterioration i. gerileme
deterioration i. fenalaşma
deterioration i. parçalanma
deterioration i. çürüme
deterioration i. alçalma
deterioration i. eskime
deterioration i. değerden düşme
deterioration i. değersizleşme
deterioration N. yıpranma
Ticaret/Ekonomi
deterioration i. ağırlaşma
deterioration i. kalite kaybı
Teknik
deterioration i. parçalanma
Medikal
deterioration i. bozunma
deterioration i. sağlık durumu kötüye gitme
Gıda
deterioration i. bozunma
deterioration i. kokuşma
Biyokimya
deterioration i. kokuşma
Dilbilim
deterioration i. yozlaşma

"deterioration" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
social deterioration i. sosyal bozulma
spontaneous deterioration i. kendiliğinden bozulma
physical deterioration i. fiziksel bozulma
Ticaret/Ekonomi
spontaneous deterioration i. kendiliğinden olan bozulma
spontaneous deterioration i. spontan bozulma
corporate deterioration i. şirketin kötüye gitmesi
corporate deterioration i. kurumsal kötüleşme
Teknik
superficial deterioration i. yüzeysel bozulma
corrosive deterioration i. korozif çürüme
fiber deterioration i. lif bozuşması
allowable deterioration limits i. kabul edilebilir bozulma sınırları
resistance to deterioration of fibre optic devices i. fiber optik cihazların bozulmaya karşı dayanımı
deterioration resistant s. bozulmaya dirençli
deterioration resistant s. bozulmaya dayanıklı
Tekstil
fiber deterioration i. lif bozuşması
Ağaç İşleri
biological deterioration i. biyolojik çürüme
Boyacılık
degree of deterioration i. çürüme derecesi
Otomotiv
thermal deterioration i. ısıl bozulma
in-use deterioration i. zamana bağlı kötüleşme
Medikal
severity of hemodynamic deterioration i. hemodinamik bozukluğun derecesi
functional deterioration of kidney i. böbrek işlevlerinde bozulma
late onset mild mental deterioration i. geç başlangıçlı hafif mental bozulma
subacute severe cognitive deterioration i. subakut olarak ortaya çıkan ileri kognitif yıkım
acute hemodynamic deterioration i. akut hemodinamik bozulma
deterioration of gas transfer i. gaz değişiminde bozulma
upper tract deterioration i. üst sistem bozulması
neurological deterioration i. nörolojik kötüleşme
quick deterioration i. hızla kötüleşme
deterioration of eyesight i. göz bozulması
unanticipated serious deterioration in state of health i. sağlık durumunda beklenmeyen ciddi bozulma
retinal deterioration i. retinal bozulma
end-of-dose deterioration i. doz sonu kötüleşmesi
Psikoloji
deterioration of mood i. ruh halinin bozulması
epileptic deterioration i. epileptik bozulma
Tarım
environmental deterioration i. çevresel kötüleşme
soil deterioration i. toprak kötüleşmesi
Çevre
deterioration zone i. ayrışma zonu
deterioration effect i. ayrışma etkisi
Askeri
deterioration limit i. dayanıklılık sınırı