deterioration - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

deterioration

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"deterioration" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
deterioration i. bozulma
deterioration i. kötüye gitme
General
deterioration i. çürüklük
deterioration i. bozunum
deterioration i. fenalaşma
deterioration i. parçalanma
deterioration i. bozulma
deterioration i. gerileme
deterioration i. kötüleşme
deterioration i. çürüme
Trade/Economic
deterioration ağırlaşma
deterioration kalite kaybı
Insurance
deterioration bozulma
Technical
deterioration parçalanma
deterioration bozulma
Construction
deterioration bozulma
Medical
deterioration bozunma
deterioration sağlık durumu kötüye gitme
deterioration kötüleşme
Food Engineering
deterioration bozulma
deterioration kokuşma
deterioration bozunma
Biochemistry
deterioration kokuşma
Linguistics
deterioration yozlaşma

"deterioration" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
General
physical deterioration i. fiziksel bozulma
social deterioration i. sosyal bozulma
spontaneous deterioration i. kendiliğinden bozulma
Trade/Economic
corporate deterioration kurumsal kötüleşme
corporate deterioration şirketin kötüye gitmesi
spontaneous deterioration kendiliğinden olan bozulma
spontaneous deterioration spontan bozulma
Technical
allowable deterioration limits kabul edilebilir bozulma sınırları
corrosive deterioration korozif çürüme
deterioration resistant bozulmaya dayanıklı
deterioration resistant bozulmaya dirençli
fiber deterioration lif bozuşması
resistance to deterioration of fibre optic devices fiber optik cihazların bozulmaya karşı dayanımı
superficial deterioration yüzeysel bozulma
Textile
fiber deterioration lif bozuşması
Woodworking
biological deterioration biyolojik çürüme
Dyeing
degree of deterioration çürüme derecesi
Medical
acute hemodynamic deterioration akut hemodinamik bozulma
deterioration of eyesight göz bozulması
deterioration of gas transfer gaz değişiminde bozulma
end-of-dose deterioration doz sonu kötüleşmesi
functional deterioration of kidney böbrek işlevlerinde bozulma
late onset mild mental deterioration geç başlangıçlı hafif mental bozulma
neurological deterioration nörolojik kötüleşme
quick deterioration hızla kötüleşme
retinal deterioration retinal bozulma
severity of hemodynamic deterioration hemodinamik bozukluğun derecesi
subacute severe cognitive deterioration subakut olarak ortaya çıkan ileri kognitif yıkım
unanticipated serious deterioration in state of health sağlık durumunda beklenmeyen ciddi bozulma
upper tract deterioration üst sistem bozulması
Psychology
deterioration of mood ruh halinin bozulması
epileptic deterioration epileptik bozulma
Agriculture
environmental deterioration çevresel kötüleşme
soil deterioration toprak kötüleşmesi
Environment
deterioration effect ayrışma etkisi
deterioration zone ayrışma zonu
Military
deterioration limit dayanıklılık sınırı