directed - Türkçe İngilizce Sözlük

directed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

directed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yönetilmiş, yönlendirilmiş, çekilmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /dəˈrektɪd/ – BrE /daɪˈrektɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir sürecin, ekibin veya filmin bilinçli bir otorite tarafından yönlendirildiğini niteleyen sözcüktür. Direct fiilinin ortaç biçimidir; modern kullanımda “directed by” kalıbı, karar ve sorumluluğun kimde olduğunu açık ederek üretim/otorite ilişkisini görünür kılar.
Eş Anlamlılar:
guided, managed
Zıt Anlamlılar:
undirected, aimless

"directed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
directed s. yönelik
European Union policy would therefore have to be directed at the creation of overcapacity at the taxpayer's expense.
Bu nedenle Avrupa Birliği politikası, vergi mükelleflerinin sırtından aşırı kapasite yaratmaya yönelik olmalıdır.

More Sentences
directed s. yönetilen
This movie was written and directed by Tom Jackson.
Bu film Tom Jackson tarafından yazıldı ve yönetildi.

More Sentences
directed s. yönlendirilmiş
The ordinary Iraqi family's purchase, even of one bar of soap, was politically directed and controlled.
Sıradan bir Iraklı ailenin bir kalıp sabun bile satın alması siyasi olarak yönlendirilmiş ve kontrol edilmiştir.

More Sentences
directed s. güdümlü
directed s. dönük
directed s. rehberlik ve danışmanlık kuruluşu tarafından düzenlemelere tabi olan
directed s. belirtilen
directed s. yönetilmiş
directed s. çekilmiş
Teknik
directed s. yönlenik
Matematik
directed s. pozitif veya negatif işaretli (sayı)
directed s. pozitif veya negatif işaretli (doğru)
directed s. pozitif veya negatif işaretli (açı)
Engineering
directed s. yönlü (doğru parçası)
directed s. yönlü (vektör)
directed s. pozitif veya negatif yönü olan (doğru parçası)
directed s. pozitif veya negatif yönü olan (vektör)

"directed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 98 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
directed graphs i. yönlü grafikler
self directed group work i. kendine dönük grup çalışması
directed evacuation i. kontrollü tahliye
goal-directed processes i. amaca yönelik işlemler
self-directed group work i. kendine dönük grup çalışması
goal-directed behavior i. amaca yönelik davranış
goal-directed behaviour i. amaca yönelik davranış
other-directed i. dışa bağlı kimse
other-directed i. dış güdümlü kimse
have (a question/remark) directed to oneself f. muhatap olmak
be directed f. yönetilmek
be directed f. yönlendirilmek
self directed s. kendi kendini idare eden
goal directed s. amaca yönelik
directed by s. yöneten
directed towards s. matuf
inner-directed s. içeriden yönetilen
project-directed s. proje yönelimli
well-directed s. isabetli
self-directed s. özerk
self-directed s. bağımsız
self-directed s. kendi kendini yöneten
goal-directed s. hedef odaklı
goal-directed s. anlamlı
goal-directed s. amaçlı
goal-directed s. tesadüfi olmayan
self-directed s. öz yönetimli
other-directed s. dış güdümlü
other-directed s. dışarıdan etkilenen
other-directed s. dış dünyanın etkisinde kalan
self-directed s. kendi kendini yönlendiren
Konuşma Dili
unodir (unless otherwise directed) expr. aksi istenmedikçe/söylenmedikçe
unodir (unless otherwise directed) expr. aksi belirtilmedikçe
Ticaret/Ekonomi
directed loan i. ihtisas kredisi
goal directed project management i. amaç yönlendirmeli proje yönetimi
goal directed project management i. amaca yönelik proje yönetimi
directed share program i. yönlendirilmiş hisse programı
Hukuk
directed verdict i. jürinin mahkeme kararından farklı bir sonuca ulaşamayacağının öngörüldüğü durumlarda davaya bakan hakimin verdiği karar
Siyasal
state-directed investment i. devlet güdümlü yatırım
Medya
written and directed by s. senaryoyu yazan ve yöneten
Teknik
directed graph i. yönlendirilmiş çizge
directed net i. kontrollü çevrim
directed metal oxidation process i. yönlenik metal oksitleme süreci
directed-energy device i. ışın silahı
Bilgisayar
directed line i. yönlü doğru
directed graph i. yönlendirilmiş çizge
dawg (directed acyclic word graph) kısalt. yönlendirilmiş çevrimsiz sözcük çizgesi
Bilişim
directed graph i. yönlü çizge
directed line i. yönlü doğru
Telekom
state directed intervention i. kamu idaresindeki müdahale
directed retry procedure i. yönlendirilmiş yeniden deneme usulu
directed retry procedure i. yönlü giriş işlemi
directed antenna i. yönlü anten
Otomotiv
directed vehicle i. yönlendirilmiş araç
Medikal
colposcopy directed biopsy i. kolposkopi altında yapılan biyopsi
goal-directed therapy i. hedefe yönelik tedavi
early goal-directed therapy i. erken hedefe yönelik tedavi
risk-directed therapy i. riske yönelik tedavi
Psikoloji
self–directed speech i. kendine yönelik konuşma
child-directed speech i. çocuk yönelimli konuşma/bebeksi konuşma
child-directed speech i. çocuğa yönelik konuşma
goal-directed behavior i. amaca yönelik davranış
inner directed s. içe yönelimli
tradition-directed s. gelenek yönelimli
Gıda
site directed mutation i. bölgesel yönlendirilmiş mutasyon
site-directed mutation i. bölgesel yönlendirilmiş mutasyon
site-directed mutation i. alan-hedefli mutasyon
Matematik
directed number i. yönlü sayı
directed angle i. yönlü açı
directed set i. yönlü küme
directed speed i. yönlü hız
directed line i. yönlü doğru
Geometri
directed distance i. pozitif yönlü doğru parçası
Biyoloji
site-directed mutagenesis i. bölgeye yönlendirilmiş mutajenez
site-directed mutagenesis i. alan-hedefli mutajenez
Biyokimya
molecular evolution-directed approach i. moleküler evrim güdümlü yaklaşım
Sosyal Bilimler
infant-directed speech i. bebek/çocuk konuşması/dili
child-directed speech i. bebek/çocuk konuşması/dili
Eğitim
directed research and readings i. yönlendirmeli okuma ve araştırmalar
directed study i. alanda uzman bir kimsenin gözetimindeki müfredat programı
self-directed s. öz yönlendirmeli
Dilbilim
directed-response i. yönlendirilmiş yanıt
directed-response item i. yönlendirilmiş yanıt maddesi
self-directed learning readiness scale i. özyönetimli öğrenme hazırlık ölçeği
self-directed learning i. özyönetimli öğrenme
child-directed language i. çocuk yönetimli/yönlendirmeli dil
self-directed s. özyönetim
Çevre
directed energy i. yönlendirilmiş enerji
directed energy device i. yönlendirilmiş enerjili cihaz
Askeri
directed energy i. yönlendirilmiş enerji
directed energy systems i. yönlendirilmiş enerji sistemleri
directed energy i. yoğunlaştırılmış elektromanyetik enerji
directed energy weapon i. yönlendirilmiş enerji silahı
directed energy devices i. yönlendirilmiş enerji teçhizatı
jcs-directed exercise i. genelkurmay başkanları tarafından yönetilen tatbikat
directed-energy warfare i. yönlendirilmiş enerji silahlarının, cihazlarının ve karşı önlemlerinin düşmana ait teçhizat, tesis ve personele zarar vermede veya elektromanyetik spektrumun düşmanca kullanımını önlemede kullanılmasını içeren askeri harekat
dew (directed-energy warfare) kısalt. yönlendirilmiş enerji silahlarının, cihazlarının ve karşı önlemlerinin düşmana ait teçhizat, tesis ve personele zarar vermede veya elektromanyetik spektrumun düşmanca kullanımını önlemede kullanılmasını içeren askeri harekat
Osmanlıca
directed towards s. müteveccih