| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | disappointment i. | hayal kırıklığı | ||
|
Losing the game was a total disappointment for the team. Maçı kaybetmek takım için tam bir hayal kırıklığı oldu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | disappointment i. | hüsran | ||
| Genel | ||||
| Genel | disappointment i. | düş kırıklığı | ||
|
His latest movie was a great disappointment to his fans. Yaptığı son film, hayranları için büyük bir düş kırıklığı oldu. More Sentences |
||||
| Genel | disappointment i. | hayal inkisarı | ||
| Genel | disappointment i. | engelleme | ||
| Genel | disappointment i. | sukutu hayal | ||
| Genel | disappointment i. | ümidi boşa çıkma | ||
| Genel | disappointment i. | hayal kırıklığına neden olan şey | ||
| Genel | disappointment i. | hayal kırıklığına uğratan şey | ||
| Genel | disappointment i. | düş kırıklığına uğratan şey | ||
| Genel | disappointment i. | düş kırıklılığına uğratan | ||
| Genel | disappointment i. | hayal kırıklılığı | ||
| Genel | disappointment i. | kırgınlık | ||
| Genel | disappointment i. | hayallerin yıkılması | ||
| Genel | disappointment N. | memnuniyetsizlik | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | gender disappointment i. | bebeğin istenenden farklı cinsiyette olmasının yarattığı hayal kırıklığı | ||
| Genel | die in disappointment f. | gözü açık gitmek | ||
| Genel | cause disappointment f. | hayal kırıklığına uğratmak | ||
| Genel | cause disappointment f. | hayal kırıklığı yaratmak | ||
| Genel | have a disappointment f. | hayal kırıklığı yaşamak | ||
| Genel | experience disappointment f. | hayal kırıklığı yaşamak | ||
| Genel | be a box office disappointment f. | gişede umduğunu bulamamak | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | to someone's disappointment zf. | birini hayal kırıklığına uğratacak şekilde | ||