dragon - Türkçe İngilizce Sözlük

dragon

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dragon — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ejderha
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdræɡən/ – BrE /ˈdræɡən/)
Terim Türü:
İsim: dragon (dragons)
Mitolojide dev, yılanımsı ve çoğu zaman kanatlı canavarı tanımlar; kültüre göre koruyucu ya da yıkıcı figür olabilir. Latince draco ve Yunanca drakōn (“yılan/ejder”) kökünden gelmektedir; modern fantezi edebiyatı ve sinemasıyla dragon, küresel popüler kültürde yeniden merkezî bir imgeye dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
wyrm, drake (contextual)

"dragon" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dragon i. ejder
We will never be safe unless that dragon is killed.
Ejder öldürülmediği sürece asla güvende olmayacağız.

More Sentences
dragon i. dragon
There are very few anime fans who haven't watched a single episode of Dragon Ball.
Dragon Ball'un tek bir bölümünü izlemeyen çok az anime hayranı var.

More Sentences
dragon i. şirret kadın
Their teacher is a real dragon.
Öğretmen bildiğin şirret kadının tekiydi.

More Sentences
dragon i. ejderha
The dragon destroyed the whole city.
Ejderha bütün şehri yok etti.

More Sentences
dragon i. gözleri çakmak çakmak olmuş kimse
dragon i. evren
dragon i. hiddetli kimse
dragon i. (armacılıkta) kartal başlı ve aslan gövdeli ejderha tasviri
dragon i. zorlu rakip
dragon i. azılı düşman
Denizcilik
dragon i. yarışlarda kullanılan bir tür yat
Gökbilim
dragon i. ejderha (takımyıldızı)
Botanik
dragon i. yılanyastığıgiller familyasından olan çeşitli bitkilere verilen ad
dragon i. yılanbıçağı
dragon i. dana ayağı
dragon i. yılan yastığı
dragon i. yılan otu
dragon i. dracontium cinsi bitki
Dini
dragon i. (incil'de) dev sürüngen
Askeri
dragon i. tanksavar silahı
dragon i. (eskiden) askerlerin kemerlerinde taşıdıkları kısa namlulu tüfek
dragon i. kemerinde tüfek taşıyan asker
dragon i. (ağır silah olarak) zırhlı traktör
Mitoloji
dragon i. (çin mitolojisinde) yağmur ve sel ile ilişkili bir doğaüstü yaratık
Kuşbilim
dragon i. bir posta güvercini türü
Sürüngenler
dragon i. draco ve ilgili cinslerden olan bazı kertenkelelere verilen ad
dragon i. pogona cinsi sakallı ejder
dragon i. avustralya'ya özgü suda yaşayan büyük bir kertenkele
dragon i. gövdelerinin iki yanındaki kanatsı deriler yardımıyla havada süzülebilen tropikal kertenkele
Argo
dragon i. penis
dragon i. alet
dragon i. yarak

"dragon" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
dragon dragon i.
There are very few anime fans who haven't watched a single episode of Dragon Ball.
Dragon Ball'un tek bir bölümünü izlemeyen çok az anime hayranı var.

More Sentences
dragon dragoon i.

"dragon" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dragon age i. ejderha çağı
Genel
the old dragon i. şeytan
dragon arum i. yılanyastığı
dragon wing i. ejder kanadı
dragon tattoo i. ejderha dövmesi
red dragon i. kızıl ejder
red dragon i. kızıl ejderha
a dragon with seven heads i. yedi başlı ejderha
dragon ball i. ejder topu
dragon boat i. ejderha kayığı
dragon boat race i. ejderha kayığı yarışı
dragon boat racing i. ejderha kayığı yarışı
dragon costume i. ejderha kostümü
grand dragon i. büyük ejder (ku klux klan örgütü rütbelerinden biri)
dragon wars i. ejderha savaşları
dragon bone i. ejderha kemiği
gum dragon i. kitre
dragon [dialect] [uk] i. ejderha şeklinde kağıt uçurtma
dragon's blood i. turuncumsu bir kırmızı tonu
dragon's-blood red i. turuncumsu bir kırmızı tonu
dragon's skin i. yaprak izleri sürüngen pullarına benzeyen bir bitki fosili
Konuşma Dili
dragon market i. (pasifik okyanusu'na kıyısı olan ülkelerde) gelişmekte olan pazar
the dragon i. şeytan
dragon lady i. güçlü, fettan ve gizemli görünen doğu asyalı kadın
Deyim
dragon's teeth i. düşmanlık
tickle the dragon's tail f. yangına körükle gitmek
sow dragon's teeth f. kışkırtmak
sow dragon's teeth f. celallendirmek
feed the dragon f. çin'de ürettirmek
feed the dragon f. sonsuz/sınırsız kaynak sağlamak
sow dragon's teeth f. tahrik unsuru yaratmak
tickle the dragon's tail f. sataşmak
tickle the dragon's tail f. üstüne gitmek
feed the dragon f. çin malı almak
feed the dragon f. çin malı almak/satmak
tickle the dragon's tail f. kışkırtmak
feed the dragon f. çin'e iş/üretim yaptırmak
feed the dragon f. çin'den tedarik/ithal etmek
sow dragon's teeth f. tartışmayı fitillemek/başlatmak
sow dragon's teeth f. ortalığı kızıştırmak
tickle the dragon's tail f. arı kovanına çomak sokmak
sow dragon's teeth f. nifak tohumu ekmek
sow dragon's teeth f. kaş yaparken göz çıkarmak
plant dragon's teeth f. kaş yaparken göz çıkarmak
sow dragon's teeth f. anlaşmazlık tohumu etmek
sow dragon's teeth f. fitili ateşlemek
sow dragon's teeth f. düşmanlık yaratmak
sow dragon's teeth f. yangını körüklemek
feed the dragon f. sonsuz/sınırsız destek vermek
Ticaret/Ekonomi
dragon bond i. ejderha tahvilleri
Siyasal
dragon's teeth i. ejderha dişi
dragon's teeth i. kaos besleyicisi
rouge dragon i. kızıl ejder
rouge dragon i. ingiliz hanedan armasında yer alan bir arma muhafızı
Teknik
dragon's blood i. ejderha kanı
dragon's blood i. ejderha ağacından üretilen kırmızı reçine
İnşaat
dragon beam i. çıkma kiriş
Boyacılık
dragon's blood i. grimsi bir kırmızı tonu
dragon's blood i. pompei kırmızısı
Mutfak
dragon fruit i. ejder meyvesi
Deniz Biyolojisi
weedy sea dragon i. otlu deniz ejderi
leafy sea dragon i. yapraklı deniz ejderi
dragon fish i. üzgün balığı
dragon shell i. bir deniz minaresi türü
sea dragon i. üzgün balığı
sea dragon i. avustralya'da yaşayan, deniz iğnesigiller familyasına mensup çeşitli balıklara verilen ad
sea dragon i. pegasidae familyasına mensup balık
Gökbilim
dragon's tail i. gezegende iniş düğümü
Zooloji
dragon lizard i. komodo ejderi
frilled dragon i. yakalı kertenkeleler
komodo dragon i. komodo ejderi
dragon worm i. medine kurdu
bearded dragon i. avustralya çöllerinde yaşayan bir sürüngen
bearded dragon i. pogona
bearded dragon i. sakallı ejder
Botanik
water dragon i. altıntopu
water dragon i. çuhaçiçeği
dragon's blood sedum i. sedum
dragon's blood sedum i. kaya koruğu
dragon's blood sedum i. saksı güzeli
dragon's blood sedum i. kulakotu
dragon's blood sedum i. dam koruğu
dragon fruit i. pitaya
water dragon i. bataklık nergisi
water dragon i. lilpar
brown dragon i. amerika'da yaygın olup bahar geldiğinde çiçek açan kırmızı meyveli bir orman bitkisi
dragon's mouth (arethusa bulbosa) i. kuzey amerika'da yetişen, uzun dar yapraklı ve pembe-mor renkli çiçekli bir orkide
brown dragon i. hindistan şalgamı
dragon's mouth orchid i. kuzey amerika'da yetişen, uzun dar yapraklı ve pembe-mor renkli çiçekli bir orkide
green dragon i. kuzey amerika'nın doğusunda yetişen, erken ilkbaharda çiçek açan bir bitki
dragon-root (arisaema dracontium) i. kuzey amerika'nın doğusunda yetişen, erken ilkbaharda çiçek açan bir bitki
dragon bamboo i. ağaç gövdesine benzer kalın boş ot sapları olan güneydoğu asya'ya özgü tropik bir bambu
dragon bamboo i. dev bambu
vine dragon i. yaşlı ve meyvesiz asma dalı
water dragon i. kuzey amerika'nın sulak bölgelerinde yetişen, küçük beyaz çiçekli çok yıllık otsu bir bitki
water dragon i. avrupa ve kuzey amerika'ya özgü, düğün çiçeğine benzer parlak sarı çiçekleri olan bir bataklık bitkisi
water dragon i. su nergisi
false dragon head i. kuzey amerika'ya özgü pembe veya beyaz çiçekleri olan bir bitki
green dragon i. yılanbıçağı
dragon tree i. kanarya adaları'na özgü uzun bir ağaç
dragon tree i. ejderha kanı ağacı
dragon's head i. amerika'ya özgü mızraksı yaprakları ve mavi-mor renkli çiçekleri olan bir ot
dragon root i. amerika'ya özgü yılanyastığıgiller familyasından olan bir bitki
dragon arum [uk] i. yılanbıçağı
dragon's wort i. tarhun
dragon's mouth i. aslanağzı
dragon's eye i. asya'ya özgü liçiye benzeyen bir meyve
dragon arum i. arisaema cinsi bitki
dragon's wort i. yavşan cinsinden olan bir bitki
Tarım
yellow dragon disease i. turunçgil yeşillenme hastalığı
Edebiyat
draco dormiens nunquam titillandus (never tickle a sleeping dragon) expr. asla uyuyan bir ejderhayı gıdıklama
Tarih
dragon water i. 17. yüzyılın ilk yarısında çok popüler olan bir ilaç
Dini
bel and the dragon i. bel ve ejderha öyküleri
Coğrafya
dragon's triangle i. ejder üçgeni
Askeri
dragon's teeth i. birkaç sıra halinde yerleştirilen kama şekilli betondan tanksavar engeller
Sanat
dragon's blood i. fotogravürde kullanılan bir tür sentetik toz
Sinema
dragon slayer i. ejder biçici
dragon slayer i. ejder katili
dragon rider i. ejder binici
dragon rider i. ejderha binici
Sürüngenler
river dragon i. timsah
flying dragon i. draco cinsi çeşitli keler kertenkelelerine verilen ad
flying dragon i. gövdelerinin iki yanındaki kanatsı deriler yardımıyla havada süzülebilen tropikal kertenkele
bearded dragon i. fırfır boyunlu kertenkele
bearded dragon i. boynunun etrafında dikenli fırfır bulunan büyük bir avustralya kertenkelesi
bearded dragon i. sakallı ejder
central bearded dragon i. sakallı ejder
Böcek Bilimi
dragon fly i. kızböceğigiller familyasından olan böcek
flying dragon i. helikopter böceği
flying dragon i. yusufçuk
Argo
chasing the dragon i. ceza evi avlusunda eroin arama
dragon lady i. cadı kadın
dragon lady i. zalim/gaddar/baskıcı kadın
dragon lady i. şirret
dragon lady i. şuh/cazibeli/çekici kadın
dragon lady i. tehlikeli kadın
dragon lady i. cadaloz
dragon lady i. dominant kadın
dragon mouth i. kötü kokan nefes
dragon breath i. kötü/iğrenç kokan nefes
dragon breath i. berbat kokan nefes
dragon breath i. kokmuş nefes
dragon breath i. leş gibi kokan nefes
chase the dragon f. eroin içmek/almak/çekmek
puff the magic dragon f. esrar içmek
drain the dragon f. çiş yapmak
chase the dragon f. eroin çekmek (eroini folyoda ısıtarak ejderha kuyruğu gibi dalgalanan dumanını çekmek)
chase the dragon f. uyuşturucu çekmek/içmek (duman çıkaran uyuşturucuları içine çekmek)
drain the dragon f. işemek
chase the dragon f. ot çekmek/içmek