| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | dumping i. | boşaltım | ||
|
The definition of accidental marine pollution includes a reference to munitions dumping. Kaza sonucu deniz kirliliğinin tanımı, mühimmat boşaltımına atıfta bulunmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | dumping i. | damping | ||
|
Sadly, social and fiscal dumping hang over the Union. Ne yazık ki, sosyal ve mali damping Birliğin üzerinde asılı durmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | dumping i. | dökme | ||
|
Tom put the fire out by dumping a bucket of water on it. Tom yangını üzerine bir kova su dökerek söndürdü. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | dumping i. | damping | ||
|
Sadly, social and fiscal dumping hang over the Union. Ne yazık ki, sosyal ve mali damping Birliğin üzerinde asılı durmaktadır. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | dumping i. | damping | ||
|
Sadly, social and fiscal dumping hang over the Union. Ne yazık ki, sosyal ve mali damping Birliğin üzerinde asılı durmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | dumping i. | çöp yığını | ||
| Genel | dumping i. | ucuzluk | ||
| Genel | dumping i. | boşaltma | ||
| Genel | dumping i. | çöp boşaltma | ||
| Genel | dumping N. | (ticaret) damping | ||
| Genel | dumping N. | dökme/boşaltma | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | dumping i. | fiyat indirme | ||
| Ticaret/Ekonomi | dumping i. | yurtdışına çok düşük fiyata satma | ||
| Sigortacılık | ||||
| Sigortacılık | dumping i. | (özellikle yoksul veya sigortasız hastalara) acil durum tedavisi vermeyi reddedip başka hastaneye sevk etme | ||
| Sigortacılık | dumping i. | (özellikle yoksul veya sigortasız hastaları) tedavisi bitmeden hastaneden gönderme | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | dumping i. | atıklama | ||
| Teknik | dumping i. | boşaltma (toz) | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | dumping i. | boşaltma | ||
| Jeoloji | ||||
| Jeoloji | dumping i. | atma | ||
| Jeoloji | dumping i. | boşaltma | ||
| Jeoloji | dumping i. | yığma | ||