efsane - Türkçe İngilizce Sözlük

efsane

"efsane" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
efsane myth i.
Luckily, the myth of female inferiority has been unmasked.
Neyse ki, kadınların daha aşağı olduğu efsanesinin maskesi düşmüştür.

More Sentences
efsane legend i.
Legends say that the prince fought a dragon.
Efsaneler, prensin bir ejderhayla savaştığını söyler.

More Sentences
Genel
efsane legend i.
Legends say that the prince fought a dragon.
Efsaneler, prensin bir ejderhayla savaştığını söyler.

More Sentences
efsane saga i.
The Terminator saga also has a television series.
Terminatör efsanesinin bir de televizyon dizisi var.

More Sentences
efsane mythology i.
The notion that all politicians are corrupt is mythology.
Tüm politikacıların yozlaşmış olduğu düşüncesi efsaneden ibaret.

More Sentences
efsane legend s.
That concert was absolutely legend!
Bu konser kesinlikle efsaneydi!

More Sentences
Sanat
efsane myth i.
Luckily, the myth of female inferiority has been unmasked.
Neyse ki, kadınların daha aşağı olduğu efsanesinin maskesi düşmüştür.

More Sentences
Genel
efsane fable i.
efsane mythos i.
efsane tale i.
efsane story i.
efsane threap [scottish] i.
efsane tradition i.
efsane legenda [obsolete] i.
efsane mythe [obsolete] i.
efsane mythologue i.
efsane mythus i.
efsane fabulous s.
Konuşma Dili
efsane crunk s.
efsane krunk s.
Argo
efsane banger exclam.
Modern Argo
efsane ledge i.
efsane goated s.

"efsane" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
efsane yazarı fabulist i.
efsane avcıları mythbusters i.
yalan efsane fable i.
yaşayan efsane living legend i.
sahte efsane false legend i.
efsane aşk legendary love i.
dilden dile gezen efsane folktale i.
efsane anlatıcısı shanachie [ireland] i.
efsane cuma black friday i.
efsane halini almak become legendary f.
efsane halini almak become a legend f.
efsane olmak become legendary f.
efsane olmak become a legend f.
efsane olmak become a myth f.
efsane etkisi yaratan semi-legendary s.
İfadeler
efsane odur ki legend has it that expr.
Konuşma Dili
efsane olmak crush it f.
efsane olmak slap f.
efsane olmak go hard f.
Deyim
yaşayan efsane a living legend i.
yaşayan efsane a legend in one's own time i.
efsane kimse a legend in their own lifetime i.
yaşayan efsane legend in own time i.
Konuşma
efsane döndü legend is back expr.
efsane geri döndü legend is back expr.
Edebiyat
efsane dünyası legendarium i.
efsane yazarı legendary i.
efsane yazarı legendist i.
Müzik
efsane ingiliz rock grubu pink floyd i.
efsane rock grubu (kaliforniya, 1965) the doors i.
pink floyd'un efsane gitaristi syd barrett i.
efsane ingiliz rock grubu beatles üyelerine verilen ad beatle i.
1960 ve 70'leri sallayan efsane ingiliz rock grubu beatles i.
Mitoloji
ortaçağda bir aşk hikayesini anlatan bir efsane tristram i.
ortaçağda bir aşk hikayesini anlatan bir efsane tristan i.
tanrıların kötülükle savaşırken nihai olarak yok olması hakkındaki efsane gotterdammerung i.
tanrıların kötülükle savaşırken nihai olarak yok olması hakkındaki efsane ragnarök i.
tanrıların kötülükle savaşırken nihai olarak yok olması hakkındaki efsane ragnarok i.
tanrıların kötülükle savaşırken nihai olarak yok olması hakkındaki efsane twilight of the gods i.
tanrıların kötülükle savaşırken nihai olarak yok olması hakkındaki efsane götterdämmerung i.
güneş ile ilgili efsane solarism i.
güneş ile ilgili efsane solar myth i.
Eski Kullanım
efsane gibi dilden dile yayılan circular s.
Argo
bu efsane this slaps exclam.