eldest - Türkçe İngilizce Sözlük

eldest

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

eldest — Definition

Anlamı ve Tanımı:
en büyük
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɛldɪst/ – BrE /ˈɛldɪst/)
Terim Türü:
Sıfat: eldest
Bir grup içinde yaşça en ileri olan. Old kökünün üstünlük biçimiyle oluşmuştur. Aile bağlamında sıralamayı belirtir
Eş Anlamlılar:
firstborn
Zıt Anlamlılar:
youngest

"eldest" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
eldest s. yaşça en büyük
The eldest of the three boys is Tom.
Üç çocuktan yaşça en büyüğü Tom'dur.

More Sentences
eldest s. en büyük (yaşça)
Hestia was the eldest daughter of Cronos and Rhea.
Hestia, Cronos ve Rhea'nın en büyük kızıydı.

More Sentences
eldest s. büyük
Caution is the eldest daughter of wisdom.
Dikkat, bilgeliğin büyük kızıdır.

More Sentences
eldest s. en yaşlı
Fatima is the eldest student in our class.
Fatima sınıfımızın en yaşlı öğrencisidir.

More Sentences
eldest s. (yaşça) en büyük
eldest s. en büyük

"eldest" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma
I am the eldest daughter of my family expr. ailemin en büyük kızıyım
I'm the eldest daughter in my family expr. ailemin en büyük kızıyım
İskambil
eldest hand i. mecburcu