| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | trench i. | siper | ||
|
The general charged ten soldiers to dig a trench before dawn. General, şafak vaktinden önce on tane siper kazmakla görevlendirdi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | trench i. | hendek | ||
|
We dug trenches near the lands to prevent flooding. Su baskınlarını önlemek için arazilerin yakınlarına hendekler kazdık. More Sentences |
||||
| Genel | trench i. | çukur | ||
|
The new species are living in the trenches below the ocean. Yeni türler okyanusun altındaki çukurlarda yaşıyor. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | trench i. | çukur | ||
|
The new species are living in the trenches below the ocean. Yeni türler okyanusun altındaki çukurlarda yaşıyor. More Sentences |
||||
| Teknik | trench i. | hendek | ||
|
We dug trenches near the lands to prevent flooding. Su baskınlarını önlemek için arazilerin yakınlarına hendekler kazdık. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | trench i. | hendek | ||
|
We dug trenches near the lands to prevent flooding. Su baskınlarını önlemek için arazilerin yakınlarına hendekler kazdık. More Sentences |
||||
| Askeri | trench i. | siper | ||
|
The general charged ten soldiers to dig a trench before dawn. General, şafak vaktinden önce on tane siper kazmakla görevlendirdi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | trench i. | suyolu | ||
| Genel | trench i. | olayın, durumun ön plandaki kısmı | ||
| Genel | trench f. | siper kazmak | ||
| Genel | trench f. | hendek kazmak | ||
| Genel | trench f. | kazmak | ||
| Genel | trench f. | bellemek | ||
| Genel | trench f. | kötüye kullanmak | ||
| Genel | trench f. | deşmek | ||
| Genel | trench f. | oymak | ||
| Genel | trench f. | yarmak | ||
| Genel | trench f. | yaklaşmak | ||
| Genel | trench f. | sınırına gelmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | trench i. | oyuk | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | trench i. | iki veya daha fazla drenaj sistemini arasındaki uzun dar çöküntü | ||
| İnşaat | trench f. | bir çukura yerleştirmek | ||
| İnşaat | trench f. | drenaj kanalı açmak | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | trench i. | trenç | ||
| Tarım | ||||
| Tarım | trench f. | (toprağı) kürek derinliğinin en az iki katı kadar deşip alt üst etmek | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | trench i. | okyanus tabanındaki derin ve dik vadi benzeri oyuk | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | trench i. | ateş hattı | ||
| Askeri | trench f. | kuvvetli savunma avantajına sahip bir konuma yerleşmek | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | trench i. | oluk | ||
| Eski Kullanım | trench i. | yiv | ||
| Eski Kullanım | trench f. | (bölge) sınırları genişlemek | ||