encouraging - Türkçe İngilizce Sözlük

encouraging

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

encouraging — Definition

Anlamı ve Tanımı:
cesaret verici, umut vadeden, teşvik edici
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈkɝːɪdʒɪŋ/ – BrE /ɪnˈkʌrɪdʒɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli biçim: encouraging
Olumlu gelişme sinyali veren veya birini harekete geçmeye motive eden niteliği tanımlamaktadır. Encourage fiilinin -ing biçimi olarak kalıcı bir sıfat işlevi kazanmıştır; modern dilde encouraging, hem duygu düzeyinde “moral veren”i hem de veri/sonuç düzeyinde “iyi gidişat”ı işaret eder.
Eş Anlamlılar:
promising, reassuring
Zıt Anlamlılar:
discouraging, disheartening

"encouraging" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
encouraging s. cesaretlendirici
You're not very encouraging.
Pek cesaretlendirici değilsin.

More Sentences
Genel
encouraging i. teşvik etme
In terms of fishing agreements, the Union pillages third-world waters, instead of encouraging local industries.
Balıkçılık anlaşmaları açısından Birlik, yerel endüstrileri teşvik etmek yerine üçüncü dünya sularını yağmalamaktadır.

More Sentences
encouraging s. cesaret verici
Her encouraging words helped her husband feel better.
Onun cesaret verici sözleri kocasına kendisini daha iyi hissettirdi.

More Sentences
encouraging s. ümit verici
In the first half of this year performance was encouraging.
Bu yılın ilk yarısında performans ümit vericiydi.

More Sentences
encouraging f. suça yataklık etme
encouraging s. yüreklendirici
encouraging s. ümitlendirici
encouraging s. umut verici
encouraging s. özendirici
encouraging s. teşvik edici
encouraging s. umut veren
encouraging s. hayırlı
encouraging s. şanslı
encouraging s. uğurlu
encouraging s. şans getiren
encouraging s. umut vadeden

"encouraging" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
encouraging applause i. moral alkışı
encouraging progress i. cesaret verici ilerleme
Hukuk
encouraging accomplices to make false statement i. şerikleri yalan beyana teşvik etme
encouraging to refuse to testify i. şahitlikten kaçınmaya teşvik etme
encouraging witnesses to make false statements i. şahitleri yalan beyana teşvik etme