engagement - Türkçe İngilizce Sözlük

engagement

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

engagement — Definition

Anlamı ve Tanımı:
katılım, angajman, nişan
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈɡeɪdʒmənt/ – BrE /ɪnˈɡeɪdʒmənt/)
Terim Türü:
İsim: engagement (engagements)
Bir işe/etkinliğe aktif katılımı ve etkileşimi; ayrıca evlenme nişanını tanımlar. Engage fiilinden türemiştir; modern ürün ve pazarlamada engagement, “pasif izleyici”den “etkileşen kullanıcı”ya geçişi ölçen temel metriklerden biri olarak da teknikleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
involvement, participation
Zıt Anlamlılar:
disengagement, apathy

"engagement" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
engagement i. nişan
Nicole Aniston has called off her engagement.
Nicole Aniston nişanını iptal etti.

More Sentences
engagement i. sözleşme
Details about the salary will be specified in the terms of engagement.
Maaşla ilgili ayrıntılar sözleşme şartlarında belirtilecektir.

More Sentences
engagement i. nişanlanma
They announced their engagement at the charity ball last night.
Dün akşamki yardım balosunda nişanlandıklarını duyurdular.

More Sentences
Genel
engagement i. söz
I have a prior engagement.
Önceden verilmiş bir sözüm var.

More Sentences
engagement i. nişanlanma
They announced their engagement at the charity ball last night.
Dün akşamki yardım balosunda nişanlandıklarını duyurdular.

More Sentences
engagement i. bağlılık
We will miss your engagement, your visions and your good sense of humour.
Bağlılığınızı, vizyonunuzu ve iyi mizah anlayışınızı özleyeceğiz.

More Sentences
engagement i. angajman
This is an exceptional and unprecedented level of engagement.
Bu, istisnai ve benzeri görülmemiş düzeyde bir angajman.

More Sentences
engagement i. görev
I feel excited; this is my first speaking engagement in years.
Heyecanlıyım, bu yıllardır üzerime düşen ilk konuşma görevi.

More Sentences
engagement i. nişanlılık
Tom promised Mary that he'd keep their engagement secret.
Tom, Mary'ye nişanlılıklarını gizli tutacağına dair söz verdi.

More Sentences
engagement i. katılım
What works is engagement and dialogue.
İşe yarayan şey katılım ve diyalogdur.

More Sentences
engagement i. etkileşim
The new mayor's engagement with the community proved beneficial.
Yeni belediye başkanının toplumla etkileşimi faydalı oldu.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
engagement i.
Because of his previous engagements, he was unable to attend the event.
Önceki işleri nedeniyle etkinliğe katılamadı.

More Sentences
engagement i. sözleşme
Details about the salary will be specified in the terms of engagement.
Maaşla ilgili ayrıntılar sözleşme şartlarında belirtilecektir.

More Sentences
Askeri
engagement i. çatışma
Two countries agreed to have no military engagement on international waters.
İki ülke uluslararası sularda askeri çatışmaya girmeme konusunda anlaştı.

More Sentences
Genel
engagement i. rehin
engagement i. birbirine geçme
engagement i. uğraş
engagement i. belirli bir süre için ücretli iş
engagement i. randevu
engagement i. sorumluluk
engagement i. yükümlülük
engagement i. vaat
engagement i. taahhüt
engagement i. mülakat
engagement i. dövüşme
engagement i. çarpışma
engagement i. meşguliyet
engagement i. bağlantı
engagement i. ticari sözleşme
engagement i. yer tutma
engagement i. ayırtma
engagement i. işe girme
engagement i. işe alma
engagement i. memuriyete alma
engagement i. taahhüt etme
engagement i. üzerine alma
engagement i. birbirine geçme
engagement i. nişanlama
Ticaret/Ekonomi
engagement i. taahhüt
Hukuk
engagement i. taahhüt
Teknik
engagement i. devreye girme
engagement i. vitese geçirme-bağlantı
Otomotiv
engagement i. kavrama yapma
engagement i. dişlilerin, debriyajın kavraşması
Medikal
engagement i. engajman
Askeri
engagement i. savaş
engagement i. muharebe
Spor
engagement i. (eskrimde) angajman
engagement i. silahların temasta olduğu an
Osmanlıca
engagement i. mübareze

"engagement" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 120 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
engagement book i. ajanda
engagement ceremony i. nişan
engagement calendar i. muhtıra defteri
engagement diary i. randevu defteri
engagement ring i. nişan yüzüğü
prior engagement i. önceden verilmiş söz
engagement cake i. nişan pastası
engagement ceremony i. nişan töreni
pre-engagement ring i. söz yüzüğü
engagement party i. nişan partisi
re-engagement i. (bir şeyin) yeniden bir parçası olma
re-engagement i. yeniden alaka kurma
re-engagement i. yeniden görevlendirme
re-engagement i. yeniden katılma
re-engagement i. yeniden işe alma
re-engagement i. yeniden bir araya gelme
re-engagement i. yeniden istihdam etme
non-engagement i. bir grubun faaliyetlerinden çekilme
break off an engagement f. nişanı atmak
arrange an engagement f. nişan yapmak
break off an engagement f. nişanı bozmak
break off an engagement f. yüzüğü geriye çevirmek
contract an engagement f. taahhüt etmek
break off the engagement f. nişanı bozmak
break off the engagement f. nişanı atmak
enter into a mutual engagement f. karşılıklı taahhüt etmek
fulfil an engagement f. bir taahhüdü yerine getirmek
meet an engagement f. bir taahhüdü yerine getirmek
wear an engagement ring f. nişan yüzüğü takmak
without engagement s. taahhütsüz
without engagement zf. bağlantısız olarak
Konuşma
I have a previous engagement expr. işim var
Ticaret/Ekonomi
written engagement i. taahhütname
contract of engagement i. memuriyet mukavelesi
engagement director i. sorumlu yönetici
engagement manager i. sorumlu müdür
contract of engagement i. memuriyet sözleşmesi
work engagement i. işe bağlılık
employee engagement i. çalışan katılımı
worker engagement i. çalışan bağlılığı
letter of engagement i. taahhüt mektubu
letter of engagement i. işe başlama mektubu
engagement letter i. işe başlama mektubu
engagement letter i. taahhüt mektubu
engagement letter i. ön protokol
customer engagement i. müşteri ilişkilendirme
customer engagement i. müşteri bağlılığı
stakeholder engagement i. paydaş katılımı
employee engagement survey i. çalışan bağlılığı anketi
Hukuk
without engagement i. bila taahhüt
without engagement i. taahhüt altına girmeksizin
engagement fee i. (avukatlık) hizmet bedeli
non-binding engagement i. bağlayıcılığı olmayan üstlenmeler/anlaşmalar
contract an engagement f. taahhüt etmek
to contract an engagement f. mukavele yapmak
contract an engagement f. taahhütte bulunmak
without engagement s. taahhütsüz
Siyasal
political engagement i. siyasete katılma
political engagement i. siyasal uğraşı
political engagement i. siyasete katılım
women's political engagement i. kadınların siyasette yer almaları
women's political engagement i. kadınların siyasete katılmaları
political engagement i. siyasette yer alma
rules of engagement i. angajman kuralları
Teknik
engagement lever i. kavrama kolu
engagement protection i. birbirine geçme koruması
engagement lever kit i. karama kolu kiti
simultaneous engagement i. aynı anda karşılaşma
minimum depth of engagement i. en küçük geçme derinliği
electrical engagement length i. elektriksel birleşme uzunluğu
engagement and separation forces i. birleştirme ve ayırma kuvvetleri
Bilgisayar
user engagement i. kullanıcı etkileşimi
engagement farming i. etkileşim çiftçiliği
Bilişim
systems of engagement i. katılım sistemleri
Mekanik
arc of engagement i. kesme kavrama açısı
Otomotiv
engagement lever i. marş çatalı
Medikal
treatment engagement i. tedaviye katılım
Sosyal Bilimler
civic engagement i. sivil katılım
civic engagement i. sivillerin katılımı
civic engagement i. sivil katılımı
Eğitim
cognitive engagement i. bilişsel bağlılık
student engagement i. öğrenci yükümlülüğü
academic engagement i. akademik katılım
student engagement i. öğrenci katılımı
student engagement i. öğrenciyi derse dahil etme
Askeri
meeting engagement i. tesadüf muharebesi
decisive engagement i. yenen ve yenilen tarafı kesin olarak belirleyecek muharebe
decisive engagement i. muhabereye tamamıyla girme
weapon engagement zone i. silah hedef karşılama bölgesi
rules of engagement i. savaş usulü
engagement area i. çatışma bölgesi
cease engagement i. çarpışmanın durması
engagement control i. çatışma kontrolü
rules of engagement i. çatışma kuralları
cease engagement i. çarpışmanın kesilmesi
missile engagement zones i. füze angajman bölgeleri
missile engagement zone i. güdümlü mermi angajman bölgesi
rules for engagement i. hava savunma atış kuralları
short-range air defence engagement zone i. kısa menzilli hava savunma çatışma bölgesi
decisive engagement i. kesin sonuçlu muharebe
engagement area i. imha bölgesi
engagement priorities i. angajman öncelikleri
rules of engagement i. angajman kuralları
fighter engagement zone i. avcı angajman bölgesi
fighter engagement zone i. av uçağı kullanma bölgesi
engagement control i. angajman kontrolü
engagement area i. angajman bölgesi
engagement priorities i. ateş altına alma öncelikleri
military engagement i. askeri muharebe
rules of engagement i. muharebe esasları
rules of engagement i. angajman kuralları
rules of engagement i. çatışma kuralları
joint engagement zone i. müşterek angajman bölgesi
high-altitude missile engagement zone i. yüksek irtifa güdümlü mermi angajman bölgesi
low-altitude missile engagement zone (lomez) i. alçak irtifa füze çatışma bölgesi
low-altitude missile engagement zone (lomez) i. (hava savunmasında) hava tehdidi yönetim sorumluluğunun düşük ila orta irtifa kara-hava füzelerine bağlı olduğu çerçevede tanımlanan hava sahası boyutu
low-altitude missile engagement zone (lomez) i. alçak irtifa füze angajman bölgesi
rule of engagement i. kuvvetlerin düşman birlikleriyle karşılaşması durumunda hangi sınırlamalar ve koşullar altında muharebeyi başlatıp sürdüreceklerini tarif eden bir askeri direktif
fighter engagement zone i. silah hedef karşılama bölgesi
short-range air defense engagement zone i. kısa menzilli hava savunma çatışma