engrossed - Türkçe İngilizce Sözlük

engrossed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"engrossed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
engrossed s. meşgul
Takeo is engrossed in solving mathematical problems.
Takeo, matematik problemlerini çözmekle meşgul.

More Sentences
engrossed s. dalmış
Tom was so engrossed in his book that he didn't hear the front door bell.
Tom kitabına o kadar dalmıştı ki ön kapının zilini duymadı.

More Sentences
engrossed s. kaptırmış
She was engrossed in her work.
Kendini işine kaptırmıştı.

More Sentences
engrossed s. dalgın
engrossed s. düşünceye dalmış
engrossed s. kendini vermiş
Matbaa
engrossed s. resmi dille yazılmış (sözleşme, anlaşma metni)

"engrossed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be engrossed in f. dalıp gitmek
be engrossed in f. ile meşgul
be engrossed in f. kendini kaptırmak
be engrossed in f. dalmak
Hukuk
engrossed bill i. hazırlanmış yasa tasarısı