enthusiasm - Türkçe İngilizce Sözlük

enthusiasm

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"enthusiasm" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
enthusiasm i. heves
What has happened to the enthusiasm for institutional reform?
Kurumsal reform hevesine ne oldu?

More Sentences
enthusiasm i. coşku
It does not generate any great enthusiasm or paint any broad canvases.
Büyük bir coşku yaratmıyor ya da geniş tuvaller boyamıyor.

More Sentences
enthusiasm i. şevk
It is always encouraging to see the enthusiasm and energy Members of this House devote to that cause.
Bu Meclisin üyelerinin bu amaca yönelik şevk ve enerjilerini görmek her zaman cesaret vericidir.

More Sentences
General
enthusiasm i. heyecan
You can imagine that this will not excite much enthusiasm in our regions for the governance outlined here.
Bu durumun bölgelerimizde burada ana hatları çizilen yönetişim için pek de heyecan yaratmayacağını tahmin edebilirsiniz.

More Sentences
enthusiasm i. coşku
It does not generate any great enthusiasm or paint any broad canvases.
Büyük bir coşku yaratmamakta veya kapsamlı çalışmalar yürütmemektedir.

More Sentences
enthusiasm i. coşku
The President of the Commission called for enthusiasm and intelligence.
Komisyon Başkanı coşku ve zeka çağrısında bulundu.

More Sentences
enthusiasm i. tutku
She has an enthusiasm for coffee brewing.
Kahve demleme konusunda tutkusu var.

More Sentences
enthusiasm i. hevesli
The young man was full of enthusiasm for his internship.
Genç adam stajı için çok hevesliydi.

More Sentences
Common Usage
enthusiasm i. coşkunluk
General
enthusiasm i. gayret
enthusiasm i. can atma
enthusiasm i. şevk
enthusiasm i. istek
enthusiasm i. büyük ilgi
enthusiasm i. şevku-teheyyüç
enthusiasm i. tehalük
Ottoman Turkish
enthusiasm i. tehalük
Archaic
enthusiasm i. cezbe
enthusiasm i. kökten dincilik
enthusiasm i. din fanatikliği

"enthusiasm" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
General
fire someone with enthusiasm for f. bir iş için birini şevke getirmek
come to the job with great enthusiasm f. işe büyük bir hevesle gelmek
jump with enthusiasm f. coşkuyla hoplayıp zıplamak
jump with enthusiasm f. coşkuyla zıplamak
in the first glow of enthusiasm zf. ilk heyecanın verdiği ateşle
Colloquial
fake enthusiasm i. istekli görünme
curb your enthusiasm till next time expr. hevesini başka sefere sakla
curb your enthusiasm expr. hevesini dizginle
Idioms
(in) the first flush of enthusiasm expr. ilk hevesle
(in) the first flush of enthusiasm expr. ilk coşkuyla
(in) the first flush of enthusiasm expr. ilk heyecanla
Trade/Economic
job enthusiasm i. iş heyecanı
job enthusiasm i. işe duyulan coşku
job enthusiasm f. işe duyulan istek