entitle - Türkçe İngilizce Sözlük

entitle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

entitle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hak tanımak, yetki vermek, ad vermek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈtaɪtəl/ – BrE /ɪnˈtaɪtəl/)
Terim Türü:
Fiil: entitle (entitles – entitled – entitling)
Birine belirli bir hak/ayrıcalık kazandırmayı; ayrıca bir esere başlık vermeyi tanımlamaktadır. Latince titulus (“başlık, unvan”) kökünden türeyen “title” ailesiyle bağlantılıdır; modern kullanımda entitle, “yasal/kurumsal hak” dilinde güçlü bir fiilken, yayıncılıkta daha basit biçimde “başlık koymak” anlamını taşır.
Eş Anlamlılar:
authorize, name
Zıt Anlamlılar:
disqualify, deprive

"entitle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
entitle f. isimlendirmek
Genel
entitle f. hak vermek
The right of freedom of expression entitles companies to display their wares on the Internet.
İfade özgürlüğü hakkı, şirketlere mallarını internette sergileme hakkı verir.

More Sentences
entitle f. hak tanımak
She was entitled to 14 weeks of parental leave.
14 haftalık ebeveyn izni alma hakkı vardı.

More Sentences
Hukuk
entitle f. hak kazanmak
That would entitle 5-6 ha holdings to the full compensation payment.
Bu da 5-6 hektarlık işletmelerin tam tazminat ödemesine hak kazanmasını sağlayacaktır.

More Sentences
Genel
entitle f. ünvan vermek
entitle f. hak etmek
entitle f. yetki vermek
entitle f. başlık koymak
entitle f. hak ve yetki vermek
entitle f. isimlendirmek
entitle f. adlandırmak
entitle f. hak kazandırmak
entitle f. isim vermek
entitle f. ad koymak
entitle f. ad vermek
entitle f. yetkili kılmak
entitle f. ad takmak
entitle f. lakap koymak
entitle f. unvan vermek
entitle f. unvanla onurlandırmak
Askeri
entitle f. yetki vermek

"entitle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
entitle someone to the state pension f. emekli maaşı bağlamak
Öbek Fiiller
entitle someone to do something f. birine geçiş izni vermek/tanımak
entitle (one) to (do something) f. birini yetkilendirmek
entitle (one) to (do something) f. birinin bir şeyi yapmasına izin vermek
entitle someone to do something f. birinin bir şeyi yapmasına olanak tanımak
entitle someone to do something f. birine bir şey yapma hakkını vermek
entitle (one) to (do something) f. birine bir yetki vermek
Deyim
entitle to do f. yapma hakkını vermek
entitle to do f. yapmasına izin vermek
entitle to do f. yapma izni vermek
entitle to do f. yapması için yetkilendirmek
entitle to do f. yapmasına yetki vermek
entitle to do f. yapmasına olanak tanımak