| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | equally zf. | eşit olarak | ||
|
We will equally share the profit. Kârı eşit olarak paylaşacağız. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | equally zf. | aynı derecede | ||
|
It is equally necessary to further improve the overall quality standards and safety of fishery products in Turkey. Türkiye’deki balıkçılık ürünlerinin genel kalite standartlarını ve güvenliğini iyileştirmek de aynı derecede önemlidir. More Sentences |
||||
| Genel | equally zf. | eşit olarak | ||
|
We will equally share the profit. Kârı eşit olarak paylaşacağız. More Sentences |
||||
| Genel | equally zf. | eşit ölçüde | ||
|
This applies equally to my second point on Save. Bu, Save hususundaki ikinci görüşüm için de eşit ölçüde geçerlidir. More Sentences |
||||
| Genel | equally zf. | aynı ölçüde | ||
|
We want peace, but equally, we want to defend our country. Barış istiyoruz ama aynı ölçüde ülkemizi de savunmak istiyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | equally zf. | eşit derecede | ||
|
The two sports are equally risky. İki spor da eşit derecede riskli. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | equally zf. | eşit olarak | ||
|
We will equally share the profit. Kârı eşit olarak paylaşacağız. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | equally zf. | eşit bir şekilde | ||
|
Those who try to come to Europe must be treated respectfully, humanely and equally. Avrupa'ya gelmeye çalışanlara saygılı, insani ve eşit bir şekilde muamele edilmelidir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | equally zf. | eşit bir biçimde | ||
| Genel | equally zf. | eşit şartlar altında | ||
| Genel | equally zf. | eş ölçüde | ||
| Genel | equally zf. | seyyanen | ||
| Genel | equally zf. | eşit biçimde | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | equally zf. | mütesaviyen | ||