equally - Türkçe İngilizce Sözlük

equally

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

equally — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eşit biçimde
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈiːkwəli/ – BrE /ˈiːkwəli/)
Terim Türü:
Zarf: equally
Aynı ölçüde ve adil şekilde. Equal köküne dayanan zarftır. Resmî ve gündelik anlatımda paylaştırmayı belirtir
Eş Anlamlılar:
evenly
Zıt Anlamlılar:
unevenly

"equally" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
equally zf. eşit olarak
We will equally share the profit.
Kârı eşit olarak paylaşacağız.

More Sentences
Genel
equally zf. aynı derecede
It is equally necessary to further improve the overall quality standards and safety of fishery products in Turkey.
Türkiye’deki balıkçılık ürünlerinin genel kalite standartlarını ve güvenliğini iyileştirmek de aynı derecede önemlidir.

More Sentences
equally zf. eşit olarak
We will equally share the profit.
Kârı eşit olarak paylaşacağız.

More Sentences
equally zf. eşit ölçüde
This applies equally to my second point on Save.
Bu, Save hususundaki ikinci görüşüm için de eşit ölçüde geçerlidir.

More Sentences
equally zf. aynı ölçüde
We want peace, but equally, we want to defend our country.
Barış istiyoruz ama aynı ölçüde ülkemizi de savunmak istiyoruz.

More Sentences
equally zf. eşit derecede
The two sports are equally risky.
İki spor da eşit derecede riskli.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
equally zf. eşit olarak
We will equally share the profit.
Kârı eşit olarak paylaşacağız.

More Sentences
Dilbilim
equally zf. eşit bir şekilde
Those who try to come to Europe must be treated respectfully, humanely and equally.
Avrupa'ya gelmeye çalışanlara saygılı, insani ve eşit bir şekilde muamele edilmelidir.

More Sentences
Genel
equally zf. eşit bir biçimde
equally zf. eşit şartlar altında
equally zf. eş ölçüde
equally zf. seyyanen
equally zf. eşit biçimde
Osmanlıca
equally zf. mütesaviyen

"equally" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
equally devastating effect i. aynı derecede yıkıcı etki
divide equally f. kardeş payı yapmak
treat equally f. eşit mesafede davranmak
treat equally f. eşit davranmak
be equally good f. aratmamak
score equally f. yenişememek
be divided equally f. eşit olarak bölüştürülmek
be divided equally f. eşit şekilde bölünmek
inherit equally f. mirası eşit paylaşmak/almak
benefit from equally f. eşit derecede faydalanmak
treat everyone equally f. herkese eşit davranmak
share the pizza equally f. pizzayı eşit paylaşmak
equally important s. aynı derecede önemli
equally significant s. eşit oranda önemli
divided-equally zf. eşit şekilde bölünerek
Konuşma
i hold you all equally responsible expr. hepinizi eşit derecede sorumlu tutuyorum
Hukuk
equally authentic s. eşit şekilde yasal geçerliği olan
equally at fault s. eşit derece kusurlu/hatalı
Siyasal
equally authentic i. gerçeğin tıpa tıp aynısı
Teknik
equally spaced s. eşit aralıklı
Matematik
equally likely zf. eşit olasılıklı
İstatistik
equally likely event i. eşit şanslı olay
equally correlated distribution i. eşit ilişkili dağılım
Eğitim
equally-weighted s. eşit ağırlık