equipped - Türkçe İngilizce Sözlük

equipped

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

equipped — Definition

Anlamı ve Tanımı:
donatılmış, teçhiz edilmiş, hazır
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪˈkwɪpt/ – BrE /ɪˈkwɪpt/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: equipped
Gerekli araçlar veya yetkinliklerle hazır hâle getirilmiş olmayı tanımlamaktadır; hem fiziksel donanım hem beceri bağlamında kullanılır. Equip fiilinin V2/3 biçimi olarak yerleşmiştir; modern kullanımda equipped, “hazır olma”yı soyut bir yeterlilikle birleştirerek (well-equipped team) kapasite dilinin ana sıfatlarından biri gibi çalışır.
Eş Anlamlılar:
outfitted, prepared
Zıt Anlamlılar:
unequipped, unprepared

"equipped" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
equipped s. donatılmış
I particularly agree with the need for suitably equipped safe-havens.
Özellikle uygun şekilde donatılmış güvenli sığınaklara duyulan ihtiyaca katılıyorum.

More Sentences
Genel
equipped s. donanımlı
There are very few film libraries in Europe which are worthy of that name and genuinely properly equipped and efficient.
Avrupa'da bu isme layık, gerçekten donanımlı ve verimli çok az film kütüphanesi vardır.

More Sentences
equipped s. teçhizatlanmış
equipped s. mücehhez
equipped s. teçhiz edilmiş
equipped s. hazır

"equipped" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be equipped f. mücehhez olmak
be equipped f. donatılmak
be equipped f. donanmak
be equipped with f. teçhizatlandırılmak
be equipped f. donatılmak
full equipped s. ful aksesuarlı
ill equipped s. yetersiz olarak teçhiz edilmiş
ill equipped s. belirli bir iş için gerekli donanımlara sahip olmayan
full equipped s. tam donanımlı
ill equipped s. belli bir iş için gerekli donanımlara sahip olmayan
ill-equipped s. belli bir iş için gerekli donanımlara sahip olmayan
well equipped s. iyi donanımlı
well equipped s. iyi donanmış
equipped with the latest technology s. son teknolojiyle donatılmış
fully equipped s. dayalı döşeli
ill-equipped s. kötü hazırlanmış
Konuşma Dili
going equipped [uk] i. yanında/üzerinde silah/suç aleti taşıma
going equipped [uk] i. dolu gitme
going equipped [uk] i. üzerinde silah/suç aleti bulundurma
going equipped [uk] i. teçhizatlı gitme/olma
going equipped [uk] i. silahlı gitme/olma
go equipped [uk] f. üzerinde suç aletleri taşımak
go equipped [uk] f. teçhizatlı gitmek
Ticaret/Ekonomi
type-approval of devices for indirect vision and of vehicles equipped with these devices i. motorlu araçların dolaylı görüş cihazlarının tip onayı
Teknik
shear apparatus equipped with strain control i. defarmasyon kontrollü kesme aleti
acetylene cylinders equipped with fusible plug i. ergiyebilir tapalı asetilen gazı tüpleri
equipped with s. ile donanmış
ill-equipped s. düzgün teçhiz edilmemiş
equipped with s. ile donatılmış
ill-equipped s. eksik donatılmış
non-equipped s. donanımsız
fully equipped s. tam teçhizatlı
fully equipped s. tam donanımlı
İnşaat
loader equipped with side boom i. yan bomlu yükleyici
truck equipped with fork arms i. çatal kollar ile donatılmış araç
Otomotiv
motorcycles equipped with a positive-ignition engine i. pozitif ateşlemeli motorla donatılan motosikletler
non-catalyst equipped vehicle i. katalitik konvertörsüz araç
Medikal
medically equipped i. tıbbi donanımlı