prepared - Türkçe İngilizce Sözlük

prepared

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

prepared — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hazır, donanımlı
Okunuş (IPA):
(AmE /prɪˈpɛrd/ – BrE /prɪˈpeəd/)
Terim Türü:
Sıfat: prepared
Gerekli düzenlemeleri yapılmış ve eyleme elverişli durumu niteleyen sıfattır. Prepare fiilinin geçmiş zaman kökenli biçimidir. Eğitim, afet yönetimi ve performans değerlendirmelerinde hazır olma düzeyini belirtmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
ready
Zıt Anlamlılar:
unready

"prepared" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
prepared s. hazır
I myself would be prepared to talk in terms of one or two, or even three, criteria.
Ben kendim bir ya da iki, hatta üç kriter üzerinden konuşmaya hazırım.

More Sentences
prepared s. hazırlanmış
Tip the mixture into the prepared tin and bake for 30 minutes.
Karışımı hazırlanmış kalıba boşaltın ve 30 dakika pişirin.

More Sentences
Genel
prepared s. hazırlıklı
The journalist wasn’t prepared for all the questions.
Gazeteci tüm sorulara hazırlıklı değildi.

More Sentences
prepared s. hazır
I myself would be prepared to talk in terms of one or two, or even three, criteria.
Ben kendim bir ya da iki, hatta üç kriter üzerinden konuşmaya hazırım.

More Sentences
Bilgisayar
prepared s. hazırlanmış
Tip the mixture into the prepared tin and bake for 30 minutes.
Karışımı hazırlanmış kalıba boşaltın ve 30 dakika pişirin.

More Sentences
Genel
prepared s. amade
prepared s. tedarikli
prepared s. alesta
prepared s. önceden hazırlanmış
prepared s. özel süreçten geçirilmiş
prepared s. özel işleme tabi tutulmuş
prepared s. özel işlem uygulanan
prepared s. hazır durumda olan
prepared s. pişmiş
prepared s. pişirilmiş
prepared s. yemeye hazır
prepared s. hevesli
prepared s. gönüllü
prepared s. istekli
prepared s. razı
prepared s. donanımlı
Bilgisayar
prepared expr. hazırlandı
Müzik
prepared s. (performans için) belirli ölçüde değiştirilen
prepared s. (tınıyı değiştirmek için) farklı yöntemle çalınan

"prepared" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
prepared community i. hazırlıklı toplum
prepared paint i. hazır boya
make prepared f. hazır hale getirmek
be prepared f. hazırlıklı olmak
be prepared f. hazırlanmak
be prepared to sacrifice f. gözden çıkarmak
have something prepared f. hazırlatmak
be prepared to f. -e razı olmak
prepared by s. hazırlayan
prepared by s. hazırlayanlar
ill-prepared s. kötü hazırlanmış
ill-prepared s. kötü hazırlanan
well-prepared s. hazırlıklı
pre-prepared s. önceden hazırlanmış
well-prepared s. iyi hazırlanmış
İfadeler
prepared by expr. yayına hazırlayan
be prepared for anything expr. her şeye hazırlıklı olun
Atasözü
chance favors the prepared mind ne kadar hazır ve bilgili olunursa şanslar ve fırsatlar o kadar iyi değerlendirilir
chance favors the prepared mind şansları ve fırsatları hazır olanlar değerlendirebilir
chance favors the prepared mind şans sadece hazır olan akıllara güler
chance favors the prepared mind şans hazır olana gelir
chance favors the prepared mind şans, yalnızca hazır olan zihinlere güler
Konuşma Dili
be prepared to leave f. gider olmak
be prepared f. prezervatif bulundurmak
be prepared f. gebeliğe karşı önlem almış olmak
be prepared f. doğum kontrol hapı alıyor olmak
be prepared f. istekli olmak
be prepared f. gönlü olmak
be prepared f. içinden gelmek
be prepared f. gönüllü olmak
be prepared f. razı olmak
Konuşma
I'm not prepared to believe that expr. karnım tok
I want you to be prepared for it expr. buna hazırlıklı olmanı istiyorum
I guess I'm just sort of not prepared to talk about this expr. sanırım bunun hakkında konuşmaya hazır değilim henüz
are you prepared? expr. hazır mısın?
I'm prepared expr. tedarikliyim
come prepared expr. tedarikli gel
come prepared expr. hazırlıklı gel
Ticaret/Ekonomi
statement prepared from accounting data i. muhasebe verilerinden hazırlanan tablo
prepared invoices i. hazırlanmış faturalar
Teknik
prepared unshaped refractory material i. biçimlendirilmemiş reftakter malzeme
weld between members with prepared edges i. kenarları hazırlanmış alın dikişi
prepared atmosphere i. hazırlanmış atmosfer
prepared atmosphere i. hazırlanmış fırın atmosferi
prepared nitrogen atmosphere i. hazırlanmış azotlu fırın atmosferi
measurement of chloride on steel surfaces prepared for painting i. boyama için hazırlanmış çelik yüzeylerin üzerindeki klorürün ölçümü
coating prepared from coating powder i. kaplama tozundan hazırlanan kaplama
readily-prepared s. önceden hazırlanmış
ready-prepared s. önceden hazırlanmış
Bilgisayar
prepared sql statement i. hazırlanmış sql deyimi
İnşaat
prepared chalk i. mermer kaymağı
Havacılık
aircraft-prepared-for-service weight i. işletme ağırlığı
Medikal
freshly prepared s. taze hazırlanmış
Psikoloji
prepared learning i. hazırlıklı öğrenme
Diş Hekimliği
prepared specimens i. hazırlanan örnekler
Gıda
prepared foodstuffs i. tüketime hazır gıdalar
Çevre
prepared water i. hazır su
Askeri
prepared launcher i. hazırlanmış rampa
prepared missile i. hazırlanmış füze
prepared launcher i. hazır rampa
Müzik
prepared piano i. (john cage tasarımı) hazırlanmış piyano
prepared piano i. vurmalı sisteme sahip bir piyano çeşidi