exclusivity - Türkçe İngilizce Sözlük

exclusivity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exclusivity — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˌɛkskluːˈsɪvəti/ – BrE /ˌekskluːˈsɪvəti/)
Terim Türü:
İsim: exclusivity (uncountable)
Bir ürünün/hizmetin ya da erişimin yalnızca belirli kişi/kanallara açık olmasını ve “sadece bizde” türü ayrıcalık hissini açıklayan sözcüktür. Exclusive köküne -ity eklenerek türetilmiştir; modern pazarlama ve sözleşme dilinde exclusivity, rekabeti sınırlayan hakları ve statü üreten “kıtlık/erişim” stratejisini teknik bir kavram gibi taşır.
Zıt Anlamlılar:
inclusivity, openness, universality

"exclusivity" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exclusivity i. ayrıcalıklı olma
The brand's appeal of exclusivity boosts the longing for its products.
Markanın ayrıcalıklı oluşunun cazibesi, ürünlerine olan merakı artırıyor.

More Sentences
exclusivity i. münhasırlık
One of these incentives is market exclusivity for a period of 10 years.
Bu teşviklerden biri 10 yıllık bir süre için pazar münhasırlığıdır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
exclusivity i. münhasırlık
One of these incentives is market exclusivity for a period of 10 years.
Bu teşviklerden biri 10 yıllık bir süre için pazar münhasırlığıdır.

More Sentences
exclusivity i. münhasır haklar
A handful of intermediaries gain margins and exclusivity by the restricted allocation.
Kısıtlı tahsis sayesinde bir avuç aracı kurum marj ve münhasır haklar elde ediyor.

More Sentences
Genel
exclusivity i. sınırsızlık
exclusivity i. özel olma
exclusivity i. koruma
exclusivity i. kullanım hakkını verme
exclusivity i. tekelcilik
exclusivity N. özel olma hâli
exclusivity N. ayrıcalıklılık
exclusivity N. tekellik
Osmanlıca
exclusivity i. inhisar

"exclusivity" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exclusivity agreement i. münhasırlık anlaşması
exclusivity stipulation i. tekelcilik şartı
Ticaret/Ekonomi
principle of mutually exclusivity i. iki olayın birlikte ortaya çıkmasının olanaksızlığı ilkesi
brand exclusivity i. marka münhasırlığı
exclusivity period i. münhasırlık süresi
Hukuk
exclusivity clause i. münhasırlık maddesi
exclusivity clause i. münhasırlık klozu
Teknik
data exclusivity i. veri koruma
Telekom
mutual exclusivity i. karşılıklı imtiyaz tanıma
Gıda
freezer cabinet exclusivity i. soğutucu kabin münhasırlığı