exemplifies - Türkçe İngilizce Sözlük

exemplifies

exemplifies — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪɡˈzɛmplɪfaɪ/ – BrE /ɪɡˈzemplɪfaɪ/)
Terim Türü:
Fiil: exemplify (exemplifies – exemplified – exemplifying)
Bir fikri veya kuralı örnek vererek açıklığa kavuşturmayı ve temsil etmeyi tanımlamaktadır; özellikle akademik ve resmî dilde kullanılır. Latince exemplum (“örnek”) kökünden türeyerek İngilizceye yerleşmiştir; modern yazıda exemplify, soyut iddiayı örnekle “kanıtlanabilir/görünür” hâle getirme tekniğini vurgular.
Eş Anlamlılar:
illustrate, demonstrate, embody
Zıt Anlamlılar:
obscure, confuse, contradict

"exemplifies" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
exemplify f. örneklerle göstermek
Genel
exemplify f. örnek oluşturmak
This motorcycle exemplifies the trends of that era.
Bu motosiklet o dönemin trendlerine örnek oluşturuyor.

More Sentences
exemplify f. örneklendirmek
The teacher gave everyone a paper in which the problems in our works were exemplified.
Öğretmen herkese çalışmalarımızdaki sorunların örneklendirildiği bir kağıt verdi.

More Sentences
exemplify f. temsil etmek
exemplify f. örnek vermek
exemplify f. örnek göstermek
exemplify f. resmi onaylı suretini çıkarmak
exemplify f. örneklemek
exemplify f. örnekle göstermek
exemplify f. örnek olmak
exemplify f. örneklerle açıklamak
exemplify f. somutlaştırmak

"exemplifies" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
to exemplify zf. örneğin
Öbek Fiiller
exemplify (something) by (something) f. davranışlarıyla/yaptıklarıyla nasıl erdemli/bilge bir insan olunacağını göstermek
exemplify something by something f. davranışlarıyla/yaptıklarıyla nasıl erdemli/bilge bir insan olunacağını göstermek
exemplify (something) by (something) f. davranışlarıyla/yaptıklarıyla tam bir erdem/bilgelik örneği/timsali olmak
exemplify something by something f. davranışlarıyla/yaptıklarıyla tam bir erdem/bilgelik örneği/timsali olmak
exemplify something by something f. bir yönüyle bir şeyin yansıması olmak
exemplify something by something f. bir yönüyle bir şeye örnek teşkil etmek
exemplify something by something f. bir yönüyle bir şeye örnek gösterilmek
exemplify something by something f. bir yönüyle bir şeyi temsil etmek
exemplify something by something f. bir yönüyle bir şeyin örneği olmak
exemplify by f. örneği/timsali olmak