extradite - Türkçe İngilizce Sözlük

extradite

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

extradite — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɛkstrəˌdaɪt/ – BrE /ˈekstrədaɪt/)
Terim Türü:
Fiil: extradite (extradites – extradited – extraditing)
Bir kişiyi, genellikle suç isnadı veya mahkeme süreci için başka bir ülkeye/yargı bölgesine resmî süreçle teslim etmeyi anlatan fiildir. Latince extradere (“dışarı teslim etmek; extra + dare ‘vermek’”) kökünden gelir; modern uluslararası hukukta extradite, anlaşmalar, siyasi suç istisnaları ve insan hakları kriterleriyle çerçevelenen teknik bir fiil olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
hand over, surrender, deliver up

"extradite" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Hukuk
extradite f. iade etmek
The government refused to extradite the activist.
Hükümet eylemciyi iade etmeyi reddetti.

More Sentences
Genel
extradite f. suçluları iade etmek
extradite f. suçluyu ülkesine iade etmek
extradite f. iade yoluyla teslim etmek
extradite f. (suçluyu) geri vermek
Hukuk
extradite f. bir suçluyu iade etmek
extradite f. iade edilen suçluyu teslim almak
Siyasal
extradite f. suçluyu ülkesine iade etmek
extradite f. ülke dışına kaçmış suçluları iade etmek

"extradite" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
extradite to f. iade etmek (suçluyu suç işlediği ülkeye)
extradite to f. iade ettirmek (suçluyu suç işlediği ülkeye)
Öbek Fiiller
extradite (someone) from (some place) f. (birini bir yerden) ülkesine geri göndermek
extradite (someone) from (some place) f. (bir suçluyu bir yerden) iade etmek
extradite (someone) from (some place) to (some place) f. (bir suçluyu) ceza alması için suçu işlediği yere teslim etmek/göndermek
extradite (someone) from (some place) f. (bir suçluyu bir yerden) ülkesine iade etmek
extradite (someone) from (some place) to (some place) f. (bir suçluyu bir yerden) suçu işlediği yere gitmeye zorlamak
extradite (someone) to (some place) f. (bir suçluyu ülkesine/suçu işlediği ülkeye) teslim etmek
extradite (someone) to (some place) f. (bir suçluyu ülkesine/suçu işlediği ülkeye) göndermek
extradite (someone) to (some place) f. (bir suçluyu bir yere) iade etmek
extradite (someone) to (some place) f. (bir suçluyu ülkesine/suçu işlediği ülkeye) iade etmek
Hukuk
aut dedere aut judicare (either extradite or prosecute) i. iade et ya da yargıla
extradite or prosecute principle i. iade et veya yargıla ilkesi