famine - Türkçe İngilizce Sözlük

famine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

famine — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıtlık, açlık felaketi, büyük açlık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfæmɪn/ – BrE /ˈfæmɪn/)
Terim Türü:
İsim: famine (famines)
Gıda arzının çöktüğü ve geniş kitlelerin açlıkla karşı karşıya kaldığı büyük ölçekli kıtlığı tanımlayan terimdir. Latince fames (“açlık”) kökünden Fransızca üzerinden İngilizceye geçmiştir; modern kullanımda famine, yalnız “azlık” değil, sosyal-siyasal koşulların da etkilediği bir insani kriz kategorisi olarak değerlendirilir.
Zıt Anlamlılar:
abundance, plenty, surplus

"famine" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
famine i. kıtlık
Months of drought resulted in famine.
Aylarca süren kuraklık kıtlığa yol açtı.

More Sentences
Genel
famine i. kıtlık
Months of drought resulted in famine.
Aylarca süren kuraklık kıtlığa yol açtı.

More Sentences
famine i. açlık
The fight against poverty and famine in the developing countries requires various initiatives in order to succeed.
Gelişmekte olan ülkelerde yoksulluk ve açlıkla mücadelenin başarıya ulaşması için çeşitli girişimler gerekiyor.

More Sentences
famine i. yokluk
famine i. sıkıntı
famine i. ciddi yiyecek kıtlığı
famine i. kıtlık dönemi
famine i. yoksun olma
famine i. (kaynak) az bulunma
famine i. kitlesel yiyecek kıtlığı
famine i. şiddetli gıda yokluğu
famine N. açlık felaketi
famine N. büyük açlık
Eski Kullanım
famine i. gıda sıkıntısı
famine i. aşırı açlık
famine i. açlıktan ölme
famine i. aşırı iştah

"famine" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
famine early warning system i. kıtlığın önceden tahminine yarayan sistem
famine victim i. açlık kurbanı
famine victims i. açlık kurbanları
famine relief i. açlıkla savaşım
famine period i. kıtlık dönemi
a period of famine i. kıtlık dönemi
suffer famine f. kıtlık çekmek
face famine f. kıtlıkla yüz yüze olmak
face famine f. kıtlıkla karşılaşmak
face famine f. kıtlık çekmek
famine-stricken s. kıtlık yaşayan
famine-stricken s. kıtlığın vurduğu
in the famine zone zf. kitlik bölgesi̇nde
Deyim
either feast or famine expr. ya çok fazla ya da çok az
feast or famine expr. ya çok iyi ya çok kötü
feast or famine expr. ya çok fazla ya da çok az
feast or famine expr. bir ortası/normali yok
Ticaret/Ekonomi
housing famine i. konut kıtlığı
Siyasal
water famine i. su kıtlığı
oxford committee for famine relief (oxfam) i. oxfam kıtlıkla mücadele örgütü
Teknik
mass famine i. kitlesel kıtlık
Patoloji
famine fever i. açlık
famine fever i. açlık ödemi
famine fever i. tekrarlayıcı humma
famine fever i. kanda tespit edilen akut, bulaşıcı, enfeksiyöz bir hastalık
famine fever i. tifüs ateşi
famine fever i. tifo hastalığı
famine fever i. raci humma
famine fever i. tifo ateşi
Sosyal Bilimler
famine hypothesis i. kıtlık hipotezi
famine relief i. kıtlık yardımı
famine relief i. kıtlık yaşanan bölgede açlığı azaltıcı organize faaliyet
Tarih
the irish famine i. irlanda'da patates küfünden kaynaklanan bir kıtlık dönemi
the irish famine i. büyük kıtlık