favourite - Türkçe İngilizce Sözlük

favourite

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"favourite" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
favourite i. favori
Join forces online with up to three friends and trade your favourite avatars.
En fazla üç arkadaşınızla çevrimiçi ortamda güçlerinizi birleştirin ve favori avatarlarınızı değiş tokuş edin.

More Sentences
Wagering
favourite i. favori
Stephen King is one of my favourite writers.
Stephen King benim favori yazarlarımdan biri.

More Sentences
Common Usage
favourite i. gözde
favourite s. gözde
General
favourite i. sevgili
favourite i. en çok beğenilen
favourite i. kazanacağına inanılan yarışçı
favourite i. en çok sevilen
favourite i. ikbal
favourite i. kazanacağına güvenilen
favourite i. diğerlerine tercih edilen
favourite s. sevgili
favourite s. en çok sevilen
favourite s. en çok beğenilen
favourite s. tutulan
favourite s. makbul
favourite s. tercih edilen
favourite s. çatkın
favourite s. çok sevilen (kimse/şey)
favourite s. (özellikle uzun süre boyunca) popüler olan
Computer
favourite s. sık kullanılan
Wagering
favourite i. bir yarışma veya karşılaşmada kazanma ihtimali fazla olan

"favourite" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Speaking
my favourite i. en sevdiğim
Green is my favourite colour.
Yeşil benim en sevdiğim renktir.

More Sentences
your favourite song expr. en sevdiğin şarkı
What is your favourite song?
Senin en sevdiğin şarkı nedir?

More Sentences
General
kids favourite i. çocukların sevgilisi
one of my favourite i. favorilerimden bir tanesi
one of my favourite i. favorilerimden biri
favourite tourist destination i. gözde turizm merkezi
my favourite drink i. en sevdiğim içecek
favourite [obsolete] i. taraftar
favourite [obsolete] i. destekçi
favourite [obsolete] i. arka çıkan kimse
favourite [obsolete] i. yardımcı
favourite [obsolete] i. lehtar
favourite [obsolete] i. savunucu
favourite [obsolete] i. takipçi
favourite [obsolete] i. hayran
favourite [obsolete] i. mürit
favourite [obsolete] i. partizan
favourite [obsolete] i. yandaş
favourite [obsolete] i. izleyici
favourite [obsolete] i. tarafgir
be one's favourite f. tek geçmek
be one's favourite f. favori görmek
all time favourite s. tüm zamanların en ünlü
all time favourite s. tüm zamanların en iyi
Colloquial
hot favourite i. çok popüler
Idioms
a favourite son i. favori aday
a favourite son i. kongrede desteklenen aday
somebody's favourite son i. doğduğu yerde/memleketinde popüler olan sanatçı, politikacı, oyuncu
somebody's favourite son i. memleketinin gözdesi sanatçı, politikacı, oyuncu
Speaking
my favourite lesson is science i. benim en sevdiğim ders fen
my favourite part i. en beğendiğim bölüm
my most favourite i. en sevdiğim
what was your favourite song in your childhood? expr. çocukluk döneminde en sevdiğiniz şarkı neydi?
what is your favourite food? expr. en sevdiğin yiyecek nedir?
what is your favourite food? expr. en sevdiğin yiyecek ne?
who is your favourite singer? expr. en sevdiğin şarkıcı kim?
what is your favourite food? expr. en sevdiğiniz yemek ne?
what's your favourite colour? expr. en sevdiğin renk ne?
who is your favourite writer? expr. en sevdiğin yazar kim?
what is your favourite team? expr. hangi takımlısın?
what is your favourite food? expr. en sevdiğin yemek nedir?
what is your favourite food? expr. en sevdiğiniz yemek nedir?
what is your favourite food? expr. en sevdiğin yemek ne?
who is your favourite singer? expr. en sevdiğin şarkıcı kim?
Computer
favourite (fav) (uk) i. favori
favourite pet's name expr. en sevdiğiniz hayvanınızın ismi
Linguistics
favourite sentence i. eksiksiz tümce
non-favourite sentence i. eksikli tümce